Sırma Halı işçilerine destek verdiği gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla iki aydır tutuklu bulunan Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Gaziantep 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada beraat etti. Karar sonrası adliye önünde adeta bir "adalet mitingi" düzenlendi.
"Savcılığın Kamu Düzeni Dediği Mezbaha Düzenidir"
Duruşma sonrası açıklama yapan Türkmen’in avukatı, savcılığın mütalaasında Türkmen'in iş cinayetlerine karşı çıkmasını "kamu düzenini bozmak" olarak nitelediğini belirtti. Avukat, "Savcılık makamının kamu düzeninden anladığı aslında bu mezbaha düzeni, bu kölelik sistemi devam etsin istiyorlar. İşçiler patronlar karşısında tek kalsın, asla birleşmesin diyorlar" sözleriyle yargılama sürecindeki çelişkilere dikkat çekti.
"Mehmet'im Tecavüzcü Mü, Hırsız mı?"
Mehmet Türkmen’in annesi Ayşe Türkmen’in feryadı adliye önündeki kalabalığı duygulandırdı. İki aydır büyük acılar çektiğini belirten anne Türkmen, "Mehmet ne yaptı da yattı? Mehmet hırsız mı, tecavüzcü mü? Sadece fakir fukaranın, işçinin hakkını savunduğu için tutukladılar" diyerek oğlunun sadece doğruları söylediği için cezalandırıldığını vurguladı.
Erkan Baş: "Gerçek Adalet İşçinin Alın Teridir"
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, beraat kararını bir "adalet tecellisi" olarak görmediklerini belirterek sert konuştu: "Hiç kimse bizimle oyun oynamasın. Burada adalet tecelli etti masalları dinlemek istemiyoruz. Adaletin sağlanması için 3 kuruş fazla kazanmak uğruna işçiyi ölüme sürükleyen patronların hesap vermesi lazım. Bugün sadece açık bir hukuksuzluğa şimdilik son verdiler."
Uluslararası Dayanışma: Hamburg’dan Gaziantep’e Destek
Duruşmayı takip etmek için Almanya'dan gelen Hamburg Eyalet Milletvekili Kay Jeger, Türkmen’in bir suçlu değil, gerçekleri söyleyen bir hak savunucusu olduğunu belirtti. Alman sendika temsilcileri de yaşanan süreci Avrupa kamuoyuna taşıyacaklarını sözlerine ekledi.
"TCK 217/A Maddesi İptal Edilsin"
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş, gazetecilerin ve hak savunucularının üzerinde bir kılıç gibi sallanan "dezenformasyon yasasının" ifade özgürlüğünü yok ettiğini savundu. Durmuş, yasanın hakimlerin keyfiyetine bırakıldığını ifade ederek TCK 217/A'nın derhal yürürlükten kaldırılması çağrısında bulundu.