İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi, Türkiye siyaset tarihine geçecek "Siyasal Casusluk" davasının ilk perdesine sahne oldu. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve siyasi danışmanı Necati Özkan ile birlikte yargılandığı davanın duruşmasında savunma kürsüsüne çıktı. İmamoğlu, iddianameyi "utanç vesikası" olarak nitelendirirken, davanın tamamen siyasi saiklerle açıldığını vurguladı.
Duruşma salonunda eşi Dilek İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer gibi isimlerin desteğini alan İmamoğlu, savunmasında yargı sistemine yönelik sert eleştiriler getirdi. İddianamenin bir "kurgu metni" olduğunu söyleyen İBB Başkanı, "Casusluk iftirası artık başka bir aşamadır, bu aklın ve ciddiyetin tamamen terk edilmesidir" dedi.
"Deli Kuyuya Bir Taş Atmış, Kırk Akıllı Çıkaramıyor"
Savunmasına davanın temelsiz olduğunu belirterek başlayan İmamoğlu, dosyanın içinin boş olduğunu tüm kamuoyunun bildiğini ifade etti. İmamoğlu, "Burada devletimiz ve milletimiz adına utanç verici bir iddianameyle karşı karşıyayız. Birileri bir iftira üretmiş, şimdi herkesin bu boşluğu doldurması bekleniyor. Ben bu küçük aklı muhatap almıyorum" diye konuştu.
"Mücadele Milli Mücadeleye Dönüşmüştür"
Yaşanan süreci kişisel bir mesele olarak görmediğini belirten İmamoğlu, Türkiye'de demokrasi adına en büyük mücadelenin Silivri'de verildiğini söyledi. İmamoğlu, "Bugün Türkiye'de demokrasi ve adalet adına verilen en büyük muhalefet mücadelesi Silivri'de verilmektedir. Bu mücadele artık kişisel olmaktan çıkmış, bir milli mücadeleye dönüşmüştür" ifadelerini kullandı.
"İstanbul Seçimlerini Kazanmak Suç mu?"
İddianamedeki "2019 seçimlerini manipüle ederek kazanmak ve ülke siyasetinde söz sahibi olmayı amaçlamak" ifadelerine tepki gösteren İmamoğlu, "Huzurunuzda soruyorum: İstanbul seçimlerini kazanmak suç mudur? Milletin oyuyla seçilmek suçsa demokrasiyi ortadan kaldıralım. Bu cümle bile tek başına davanın siyasi olduğunu kanıtlamaya yeterlidir" dedi.
"Asrın İftirası: Casusluk"
Hakkında açılan diğer davaları (Ahmak davası, Bilirkişi davası vb.) hatırlatan İmamoğlu, casusluk suçlamasını "Asrın iftirası" olarak tanımladı. İmamoğlu, "Ekrem İmamoğlu'ndan casus çıkarmaya çalışıyorlar. Bunu yazanlar, buna imza atanlar hukukla değil, utançla anılacaktır. Eğer Türk yargısının bir 'utanç müzesi' olsa, bu iddianame o duvara ilk asılan metin olurdu" diyerek savunmasını tamamladı.





