Adalet ve İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla derinleştirilen soruşturmada, Gülistan Doku dosyası artık bir "kayıp" vakası olmaktan çıktı. Teknik incelemeler ve elde edilen yeni deliller ışığında savcılık, dosyayı resmen "cinayet" soruşturmasına dönüştürdü. Kent genelindeki KGYS ve PTS kayıtlarından elde edilen 700 saatlik görüntü, olayın seyrini kökten değiştirdi.
"Kritik Sinyal: Şüphelilerin Telefonları Aynı Bölgede"
Baz istasyonu verileri (HTS kayıtları), karanlık noktaları aydınlatmaya başladı. Yapılan incelemelerde, bazı şüphelilerin olay günü ve saatinde Gülistan Doku ile aynı bölgede sinyal verdiği tespit edildi. Telefon hareketlerinin kritik dakikalarda örtüşmesi, "tesadüf" ihtimalini ortadan kaldırırken gözaltı ve tutuklamaları beraberinde getirdi.
"Gizli Tanığın Şok İfadesi: Gömüldüğü Yerler Aranıyor"
Soruşturmanın en çarpıcı detayı ise gizli tanığın ifadeleri oldu. Gizli tanık, Doku'nun son görüldüğü noktadan zorla alınarak farklı bir bölgeye götürüldüğünü, burada katledildiğini ve cansız bedeninin parçalara ayrılarak farklı noktalara gömüldüğünü iddia etti. Bu kan donduran iddia üzerine bölgeye özel ekipler sevk edildi.
"30 Kişilik Özel Ekip ve Kadavra Köpekleri Sahada"
JASAT ve JAK’tan oluşan 30 kişilik tam donanımlı özel ekip, yer altı görüntüleme cihazları ve kadavra köpekleriyle Tunceli kırsalını karış karış tarıyor. Firari bir şüpheli hakkında ise Interpol üzerinden kırmızı bülten çıkarıldı. Zorlu arazi koşullarına rağmen ekiplerin hedefi, gizli tanığın işaret ettiği noktalarda Gülistan’ın izine ulaşmak.