Gündem

fatih Erebakan: "İncirlik ve Kürecik üsleri kapatılsın

TBMM Genel Kurulu'nda konuşan EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, hükümetin hamaseti bırakmasını gerektiğini belirterek "Kürecik’ten Mersin limanına kadar emperyalizme lojistik destek sürüyor. Üstüne üstlük NATO Zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyorsunuz. NATO, Körfez Savaşı’nda olduğu gibi, bölgede müdahaleye peşinde. Türkiye ise bu kirli planın ileri karakolu rolünde" diye tepki gösterdi. "TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ise "Cumhurbaşkanı 'İsrail katil!' diye bağırıyor. Oğlu Bilal Erdoğan, Gazze için mitingler düzenliyor, İsrail’i kınıyor, kalabalıkları coşturuyor. Damadı Selçuk Bayraktar da Gazze’deki katliamlarda kullanılan teçhizatı üreten Leonardo ile iş birliği yapıyor" diye eleştirdi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan da Gazze'deki saldırılara Amerika'nın İncirlik üssünün destek olduğunu söyleyerek üssün kapatılması gerektiğini ifade etti. HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekariya Yapıcıoğlu ise İsrail'i devlet olarak tanınmasına dair Bakanlar Kurulu kararını geri alma çağrısında bulundu.

Abone Ol

TBMM Genel Kurulu'nda konuşan EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, hükümetin hamaseti bırakmasını gerektiğini belirterek "Kürecik’ten Mersin limanına kadar emperyalizme lojistik destek sürüyor. Üstüne üstlük NATO Zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyorsunuz. NATO, Körfez Savaşı’nda olduğu gibi, bölgede müdahaleye peşinde. Türkiye ise bu kirli planın ileri karakolu rolünde" diye tepki gösterdi. "TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ise "Cumhurbaşkanı 'İsrail katil!' diye bağırıyor. Oğlu Bilal Erdoğan, Gazze için mitingler düzenliyor, İsrail’i kınıyor, kalabalıkları coşturuyor. Damadı Selçuk Bayraktar da Gazze’deki katliamlarda kullanılan teçhizatı üreten Leonardo ile iş birliği yapıyor" diye eleştirdi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan da Gazze'deki saldırılara Amerika'nın İncirlik üssünün destek olduğunu söyleyerek üssün kapatılması gerektiğini ifade etti. HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekariya Yapıcıoğlu ise İsrail'i devlet olarak tanınmasına dair Bakanlar Kurulu kararını geri alma çağrısında bulundu.

TBMM Genel Kurulu, CHP’nin çağrısı üzerine, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Anayasa ve İç Tüzük’ün ilgili maddeleri uyarınca, “İsrail’in Gazze Saldırısı, Filistin Halkına Yaptığı Soykırım ve Zulüm ile Kıtlık Politikaları ve Bölgede Var Olan Güncel Duruma İlişkin TBMM’nin Bilgilendirilmesi” konulu olağanüstü toplantı çağrı tezkeresi uyarınca bir araya geldi. Grubu olan partilerin konuşmalarını tamamlamasının ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis'te grubu olmayan partiler adına konuşmak üzere her bir partinin konuşmacısına beş dakika konuşma süresi verdi.

Karaca: NATO, Körfez Savaşı’nda olduğu gibi, bölgede müdahaleye peşindeyken Türkiye ise bu kirli planın ileri karakolu rolünde

Emek Partisi adına konuşan Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, hükümetin ABD Başkanı Donald Trump’a "dostum" diye hitap ettiğini belirterek "Erdoğan, kimi zaman İsrail’le söz dalaşına giriyor; ama Netanyahu’yla, Suudi saraylarıyla, Sisi’yle birlikte Amerikan emperyalizminin önderliğinde yeni bir Ortadoğu kurulması için çoktandır el ele çalışıyor. Burada hamasetle halkı kandırmaya çalışmayın. Bütün bu hamasetinize rağmen diplomatik ilişkiler sürüyor, milyarlarca dolarlık ticaret sürüyor. Kürecik’ten Mersin limanına kadar emperyalizme lojistik destek sürüyor. Üstüne üstlük NATO Zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyorsunuz. NATO, Körfez Savaşı’nda olduğu gibi, bölgede müdahaleye peşinde. Türkiye ise bu kirli planın ileri karakolu rolünde" diye tepki gösterdi.

"TÜİK verilerine göre, Filistin’in kan gölüne çevrildiği bu yılın ilk yedi ayında, Filistin’e 20,8 milyon dolarlık ithalat yapılmış"

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump'ın ve Netenyahu’nun önünü açtığını ileri süren Karaca, "Suudi Arabistan, BAE ve Mısır sesini çıkarmıyor. Türkiye iktidarı da sözde Filistin dostu ama gerçekte bunların hiçbirinden farkı yok. TÜİK verilerine göre, Filistin’in kan gölüne çevrildiği bu yılın ilk yedi ayında, Filistin’e 20,8 milyon dolarlık ithalat yapılmış. Bu ithalat nedir, hangi kalemlerdir? Açıklamıyorsunuz! Adını biz koyalım: Bu kuzu postunda ticarettir. Halka yalan söylemeyin. İsrail’le ticareti sürdüren, Mersin’den silah gemilerinin yüklenmesine göz yuman, savunma fuarında İsrail’le iş yapan şirketleri ağırlayan, damat eliyle, işgal ordusuyla teçhizat ortaklı yapan bir iktidarın 'Filistin dostuyuz' demeye hakkı yoktur. Bu koskoca bir yalandır" dedi.

"NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapılarak Filistin halkıyla dayanışma olmaz"

Karaca, bugün İsrail’de Siyonizme karşı sokağa çıkan yüz binlerce muhalifin iktidardan çok daha cesur ve tutarlı olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:

"Bu iktidar, İsrail katliamlarını protesto eden gençleri 'cumhurbaşkanına hakaret'ten tutukluyor. Eğer İsrail’e soykırımcı demek, 'ticareti kes' demek cumhurbaşkanına hakaretse soruyorum size, siz cumhurbaşkanını İsrail’le, İsrail’le ticareti de cumhurbaşkanının manevi kişiliğiyle aynı mı sayıyorsunuz da bu cezaları yağdırıyorsunuz? Şimdi açıkça söyleyelim, Amerikan emperyalizminin dostu olunarak Filistin halkıyla dayanışma olmaz. NATO güzellemeleriyle, NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapılarak Filistin halkıyla dayanışma olmaz. Filistin için ayağa kalkan halka baskı uygulayarak, yasak ve tutuklamalarla Filistin’le dayanışma olmaz.

"NATO’dan çıkacak, emperyalizmin üslerini bu topraklardan temizleyeceksiniz ancak o zaman iktidar, gerçekten Filistin halkının yanında olmuş olur"

Gerçek dayanışma, İsrail Siyonizminin tam tecridiyle mümkündür. Bunun için İsrail’le bütün diplomatik ve ticari ilişkileri keseceksiniz. İsrail’in en büyük destekçisi Amerikan emperyalizmiyle işbirliğine son vereceksiniz. NATO’dan çıkacak, emperyalizmin üslerini bu topraklardan temizleyeceksiniz. Ancak o zaman bu iktidar, gerçekten Filistin halkının yanında olmuş olur. Aksi halde söylenen her söz hamasetten öteye gitmez. Filistin halkının değil Siyonist İsrail’in işine yarar."

Erbakan: Gazze'deki katliama açıkça destek olan Amerika'nın topraklarımızdaki İncirlik üssünün kapatılmalı

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan da lanetlemenin, telefon diplomasisinin ve bildiri yayınlamanın zamanı çoktan geçtiğini ifade ederek şöyle konuştu:

"Zaman uzun uzun konuşmalar yapma zamanı da değildir. Zaman konuşma zamanı değil, yapma zamanıdır. Bu vahşet karşısında mutlaka somut adım atılmalı, yaptırım uygulanmalıdır. İçinde bulunduğumuz durumda edebiyat değil, cesaret ve aksiyon lazımdır. Somut adımlar neler olabilir? Örneğin Gazze'deki katliama açıkça destek olan Amerika'nın topraklarımızdaki İncirlik üssünün kapatılması olabilir. İncirlik üssünün bir an önce kapatılması gereklidir. Kürecik Türkiye'deki NATO radar üssü doğrudan doğruya Amerika'ya dolaylı olarak İsrail'e hizmet etmektedir. İran'ın son olarak İsrail'e düzenlediği füze saldırılarında Kürecik radar üssünün İsrail'i koruyan bir rol oynadığı İsrail medyasında da açık bir şekilde yer almıştır. Böyle bir noktada Kürecik radar üstünün acilen kapatılması gereklidir. Her zaman söylediğimiz gibi siyonist İsrail'i korumak bize mi kaldı Allah aşkına? Azerbaycan petrolü Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı vasıtasıyla Türkiye üzerinden İsrail'e gitmeye devam etmektedir.

"Sadece kınamakla yetinmeye devam ederseniz maalesef Gazze için gerekli adımları atmayan bir hükümet olarak tarihe geçeceksiniz"

Bu petrol boru hattının acilen kapatılması, petrol sevkiyatının durdurulması gereklidir. Türk Silahlı Kuvvetleri refakatinde bir güvenlik koridoru oluşturulmalı. Gazze'ye deniz yoluyla insani yardım malzemesi ve gıda ulaştırılmalıdır. Bugün İspanya bile Gazze'ye havadan paraşütle insani yardım ulaştırıyor. Biz asırlar boyu Filistin'in hamisi olan ecdadın torunları olarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Filistin'e bir ekmek ve su bile ulaştırmaktan aciz olamayız. Bununla birlikte tam da böyle günler için kurulmuş olan D8 üye ülkelerinin devlet başkanları Türkiye öncülüğünde acilen bir zirvede toplanmalı ve atılacak adımlar acilen masaya yatırılmalıdır. D8 üyesi ülkeler Türkiye tarafından harekete geçirilmelidir. D8 ülkelerinin ortak barış gücü görevlendirmesi gündeme alınmalıdır. Merhum Erbakan hocamız Allah gani gani rahmet eylesin her zaman ifade etmiştir. 'İsrail laftan anlamaz güçten anlar' demiştir. Burada kendisini rahmet anıyoruz ve sözünü tekrar ediyoruz. Eğer gerekli somut adımları atmazsanız ve sadece kınamakla telefon diplomasisi ile yetinmeye devam ederseniz maalesef üzülerek söylüyorum. Gazze konusunda gerekli adımları atmayan bir hükümet olarak tarihe geçeceksiniz."

Yapıcıoğlu: İsrail'in devlet olarak tanınmasına dair Bakanlar Kurulu kararını geri alalım

Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Zekariya Yapıcıoğlu, İsrail'in devlet olmadığını söyleyerek İsrail'i devlet olarak tanınmasına dair Bakanlar Kurulu kararını geri almak için şöyle çağrıda bulundu:

"Biraz önce bir polemik yaşandı. 1948'de durum neydi? İsrail neydi? Tanıma, her neyse onlar geçti ve tarihte kaldı ama şu anda ve bize göre aslında hiçbir dönemde İsrail devlet olma vasfını taşımıyor. Bir devlet için asgari üç şey gereklidir. Sınırları belli bir toprak parçası. Biraz önce hatiplerden birisi bir harita gösterdi. O haritada sınırların nasıl değiştiğini çok net bir şekilde gözlemlemek mümkün ve o toprak parçası üzerinde yaşayan ortak bir geçmişi ve kültürü olan bir halk ve hukuki ve siyasi bir organizasyon gerekir. Devlet vasfı için bu üç şey olmazsa olmazdır. İsrail'in belirlenmiş bir sınırı yoktur. Kendilerine ait topraklar yoktur. Oradaki Siyonistlerin neredeyse hiçbirinin dedesinin mezarı orada değildir. Dünyanın farklı bölgelerinden gelen ve her biri farklı ülke vatandaşı olan hırsızlar, gasıplar Filistinlilerin topraklarını parsel parsel gasbediyor. Oradaki hırsızlar topluluğunu bir halk olarak kabul etmek mümkün değildir. Peki biz neden İsrail'i devlet olarak tanıyoruz? Hadi İsrail'in devlet olarak tanınmasına dair Bakanlar Kurulu kararını geri almak için burada Meclis olarak bir çağrıda bulunalım. Geri alamıyorsak en azından askıya alalım."

"Siyonizm 'ırkçılıktır' diyelim ve bu ırkçı, soykırımcı, terör örgütü ile ilişkileri de terörizmin ve ırkçılığın desteklenmesi olarak tanıyalım"

Ayrıca TBMM olarak İsrail'in yaptıklarını "soykırım" olarak tanıma önerisinde bulunan Yapıcıoğlu, "Siyonist terör örgütünün yaptıklarını soykırım olarak tanıyalım. Bir Meclis kararı çıkaralım. Daha önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Kasım 1975'te kabul ettiği 3379 sayılı bir karar var. Bu karardan Siyonizm bir ırkçılık ve ırk ayrımcılığı biçimi olarak tanımlanmıştır. Gelin biz de benzer bir karar alalım. Siyonizm 'ırkçılıktır' diyelim ve bu ırkçı, soykırımcı, terör örgütü ile ilişkileri de terörizmin ve ırkçılığın desteklenmesi olarak tanıyalım" dedi.

Aksakal: Ulusal Kurtuluş Savaşı bitmemiştir, devam etmektedir

Gazze'de ve Suriye'de olup bitenlerin Türkmenlere zarar verecek bir hal almaması gerektiği uyarısında bulanan Demokrat Sol Parti Genel Başkanı Mehmet Önder Aksakal da "Emperyalizmin Son hedefi kuşkusuz aziz şehitlerimizin kanlarıyla sulanarak vatan kılınmış Türkiye topraklarıdır. Bize göre Ulusal Kurtuluş Savaşı bitmemiştir, devam etmektedir. Emperyalizmin gizli ajandasında Dicle ve Fırat nehirlerimizin suları vardır" dedi.

Aksakal, Avrupa Birliği'nin ilerleme raporunda Dicle ve Fırat'ın sularının uluslararası konsorsiyuma devredilmesi talep edilmek istendiğini belirterek "O yüzden ABD'nin Türkiye büyükelçisi ve Suriye koordinatörü Thomas Barrack 'Bölgede ulus devlet istemiyoruz' demektedir. Bugün Türkiye olarak içinde bulunduğumuz süreçte terörsüz Türkiye arayışımızın esasen gerekçesi 2. yüzyılına adım atmış cumhuriyetimizi ve ulus devlet özelliğimizi korumak için tam da budur. Bu topraklar üzerinde binlerce yıl kardeşçe yaşamış her etnik kökenden ve inançtan insan olarak bu senaryoyu anlamak, milli birlik, kardeşlik ve demokrasi hedefiyle ortaya konulan stratejiyi hayata geçirmek zorundayız" diye konuştu.

Arıkan: Dünya İsrail ve müttefiklerinden ibaret değil

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise hükümeti samimi olmaya çağırarak "İsrail ile iş tutmaya, küresel sermayeye, neoliberal politikalara boyun eğmeye mecbur değilsiniz. Dünya İsrail ve müttefiklerinden ibaret değil. Kaldı ki, İsrail’e kayıtsız şartsız destek olan ülkelerde dahi Meydanlar ve sokaklar Filistin yanlısı göstericilerle dolup taşıyor. Çünkü Gazze’nin yanında yer almak insanlığın, vicdan sahibi oluşun, onurlu duruşun bir gereğidir" dedi.

"Türkiye, İsrail’e karşı tam ambargo, tam tecrit, tam boykot ve kesintisiz yaptırım yapmalı"

Türkiye'nin mutlaka somut adımlar atması gerektiğini söyleyen Arıkan, "Türkiye’nin yapabileceğini yapmaması, zulme ortak olmaktır. Sizden İsrail’e karşı tam ambargo, tam tecrit, tam boykot ve kesintisiz yaptırım istiyoruz. İsrail savaş suçlusudur ve soykırımcıdır. İsrail’e uygulanacak her türlü yaptırım için bundan daha açık ve meşru bir gerekçe olamaz. Ablukayı kırmak, ambargoyu delmek için tamamen insani bir amaçla yola çıkan yardım filolarına Türkiye, açıkça desteğini ilan etmeli, güvenliğini sağlamalı ve uluslararası toplumu kararlı bir biçimde destek olmaya çağırmalıdır" diye konuştu.

Arıkan, Türkiye’nin elindeki imkanların sınırlı olmadığı belirterek "Türkiye uyguladığınız tüm yanlış politikalara rağmen güçlü bir ülkedir. Türkiye, iktidarıyla ve muhalefetiyle; tek ses olarak, dünyaya 'insanlık' noktasında örnek olmalıdır. Bizim iktidardan beklentimiz, 'vicdanın ve insan olmanın gereğini' yapmasıdır. Yok, 'biz elimizden geleni yaptık ve zaten yapıyoruz' diyorsanız, işte biz bunu kabul etmiyoruz. Bu sizin, İsrail ile muvazaalı durumunuzu simbiyoz ilişkilerinizi devam ettirmenizdir" ifadelerini kullandı.

Şık: Cumhurbaşkanı 'İsrail katil!' diye bağırıyor. damadı Selçuk Bayraktar da Gazze’deki katliamlarda kullanılan teçhizatı üreten Leonardo ile iş birliği yapıyor

İtalyan şirket Leonardo'yu hatırlatan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, şunları kaydetti:

"Filistinlilerin evlerini başlarına yıkan M-346 uçaklarını, Gazze Şeridi’ni denizden ablukaya alarak masumlara ateş yağdıran Oto Melara Super Rapid naval toplarını, Gazze’de gıda kuyruklarındaki çocukların küçücük bedenlerini yaylım ateşiyle delik deşik eden AW119 Koala helikopterlerini Leonardo üretip İsrail ordusuna satıyor. Öyle ki Haziran 2025’teki bir BM uzman raporunda Leonardo şirketinin İsrail’in Gazze’deki eylemlerine katkı sağladığı belirtilerek 'soykırım ekonomisine gömülü' şirketler arasında tanımlandı. Cumhurbaşkanı 'İsrail katil!' diye bağırıyor. Oğlu Bilal Erdoğan, Gazze için mitingler düzenliyor, İsrail’i kınıyor, kalabalıkları coşturuyor. Damadı Selçuk Bayraktar da Gazze’deki katliamlarda kullanılan teçhizatı üreten Leonardo ile iş birliği yapıyor.

"Bir tarafta 'Filistin’in yanındayız' nutukları attırılan gözyaşıyla beslenen mitingler öte tarafta çocuk cesetlerinden yükselen servetler"

Batı’nın eleştirdiğimiz ikiyüzlülüğünden ne farkı var? Filistinlileri katleden savaş makinelerini üreten ve İsrail’e satan şirketle birlikte para kazanmak size de tuhaf gelmiyor mu? İroniye bakın. Sahnede Filistin’in yanında olanlar, geride Filistin’in mezar kazıcılarıyla aynı sofrada oturuyor. Bir tarafta meydanlarda yükselen sloganlar, öte tarafta kasalara akan kan paraları. Bir tarafta 'Filistin’in yanındayız' nutukları attırılan gözyaşıyla beslenen mitingler öte tarafta çocuk cesetlerinden yükselen servetler. Filistinlilerin mezarları üzerinden yükselen bu servetin adı vicdansızlıktır, ikiyüzlülüktür, ihanettir. Bunun adı sadece ikiyüzlülük değil, mezar soygunculuğudur.

"Tel Aviv’le ticareti, Roma ile ortaklığı, Washington ile pazarlığı sürdürmek tam da bu iki yüzlülüğün eseridir"

Aynı Selçuk Bayraktar Gazze için yapılan mitinglerde fotoğraf çektirmekten de geri durmuyor tabii ki. Tarih sadece bombayı atanı değil, bombanın gölgesinde servet büyütenleri de kaydeder. Ve halkların vicdanı, o tarihi yazarken hiçbir ikiyüzlüyü affetmez. Tel Aviv’le ticareti, Roma ile ortaklığı, Washington ile pazarlığı sürdürmek tam da bu iki yüzlülüğün eseridir. Türkiye’nin siyaset sahnesinde söz söyleme ve eyleme makamında olanların kahir ekseriyeti bu utancın sahipleridir. Aslında söyleyecek hiçbir sözünüz yok. Eylemle buluşturmadığınız hiçbir sözün de zerre kıymeti yok. Mitinglerde Filistin bayrağı sallamak kolay; asıl mesele, o bayrağın onurunu korumak."