Gündem (Anka) - Anka Haber Ajansı | Haber Girişi: 04.11.2021 - 18:22, Güncelleme: 04.11.2021 - 18:22

Bakan Kurum: Marmara Denizi’miz Her Gün Bir Önceki Günden Daha Temiz Oluyor

 

Bakan Kurum: Marmara Denizi’miz Her Gün Bir Önceki Günden Daha Temiz Oluyor

TBMM Müsilaj Sorununu Araştırma Komisyonu’nda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Şunu çok rahat söyleyebilirim ki devam eden çalışmalarımızla Marmara Denizi’miz, her gün bir önceki günden daha temiz oluyor. Kötüye gidişi durdurduk. Artık balıklarımız dönüyor, biyolojik çeşitlilik yavaş da olsa artıyor, oksijen seviyesi artıyor. Evet, bugün sevindirici, iyi bir sürece girmiş durumdayız. Fakat Marmara’nın sırtındaki kirlilik yükünü tamamen yok etmeden kesin çözüme ulaşamayız” dedi.
Murat Kurum, TBMM Müsilaj Sorununu Araştırma Komisyonu’nun bugünkü toplantısında sunum yaptı. Kurum, şunları söyledi:  MÜSİLAJIN OLUŞMASINI SAĞLAYAN ŞEY İNSAN ELİYLE OLUŞAN KİRLİLİKTİR: "Bugün bütün dünya, fosil yakıt kullanımı, atık problemi, çevre kirliliği, bilinçsiz tarım ve zararlı sanayi faaliyetlerinden dolayı küresel bir iklim kriziyle karşı karşıya. İklim değişikliği, dil, din, ırk, sınır tanımıyor. Zengin, yoksul ayırmıyor. Gelişmiş, gelişmemiş ülke ayırmıyor. İstisnasız tüm hayatları derinden sarsıyor. 2015-2020 yılları arasındaki her bir yıl, kayıtlara en sıcak yıllar olarak geçti. İklim krizinden etkilenmeyen bir ülke veya bölge yoktur. Özellikle iklim değişikliğiyle mücadele kapasitesi yeterli olmayan ülkelerde iklim göçlerinin başlama ihtimali her geçen gün artmaktadır. Bir Akdeniz ülkesi olan Türkiye de iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine sık sık maruz kalmaktadır. Ülkemizde 2000’li yıllarda meydana gelen meteorolojik afetlerin sayısında, 1960’lı yıllara göre 3 kat, sigorta kayıpları açısından 15 kat ve ekonomik kayıplar açısından 9 kat artış olduğu belirlenmiştir. Özellikle Marmara Denizi’nde, hakikaten daha önce bu boyutlarda büyük ve yaygınına rastlanmamış müsilaj gibi bir problemle karşı karşıya kaldık. Müsilajın oluşmasını sağlayan şey, iklim değişikliği nedeniyle Marmara Denizi’nde artan sıcaklık, denizde oluşan durgunluk nedeniyle Marmara Denizi’nin bir göl gibi davranmaya başlaması ve insan eliyle oluşan kirliliktir. Bu 3 temel etkenin sonucunda, denizde yaşamı olumsuz etkileyen azot ve fosfor gibi zararlı maddelerin oranı artıyor, oksijen azalıyor, denizdeki canlı çeşitliliği azalıyor, yaşam azalıyor. Yüzeyi kapatan deniz salyası nedeniyle deniz canlıları yeterli güneş ve oksijeni alamıyor. Bu da balıklar tarafından tüketilmesi gereken ve deniz salyasının oluşmasına neden olan fitoplanktonların hızla çoğalmasına neden oluyor. Sonuç olarak da karşımıza bu görüntü çıkıyor. MARMARA DENİZİ’MİZ HER GÜN DAHA TEMİZ OLUYOR: Çevre laboratuvarlarımızda ODTÜ, TÜBİTAK ve bilim insanlarımızla yürüttüğümüz ileri analiz ve test çalışmalarımız sonucunda, müsilajın tehlikeli atık olmadığı veya toksik özellik göstermediğini tespit ettik. Şunu çok rahat söyleyebilirim ki devam eden çalışmalarımızla Marmara Denizi’miz, her gün bir önceki günden daha temiz oluyor. Kötüye gidişi durdurduk. Artık balıklarımız dönüyor, biyolojik çeşitlilik yavaş da olsa artıyor, oksijen seviyesi artıyor. Evet, bugün sevindirici, iyi bir sürece girmiş durumdayız. Fakat Marmara’nın sırtındaki kirlilik yükünü tamamen yok etmeden kesin çözüme ulaşamayız. Bu konuda milletvekillerimizden de beklentimiz, arıtma tesislerine dair yapım ve yönetime dair yeni kanun tasarılarımızda, yasal mevzuat değişiklerinde desteğinizi vermenizdir. Hızlıca bu süreçleri geçelim, bir an önce Marmara çevresindeki atık su tesislerini dönüştürelim. 2024 yılına kadar tüm yapısal değişimleri gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Biz, bu anlamda hem üzerimize düşeni yapacak hem de belediyelerin işletecekleri süreçlerin yakından takipçisi olacağız.” Müsilaj tabakalarını eylül ayında gözlemlendiğini belirten Kurum, "Acilen yapmamız gerekenleri yaptıktan sonra, Marmara Denizi’ni kirlilikten tamamen arındırmak için uzun vadeli, kalıcı adımlarımızı, sürdürülebilirlik esasına göre kararlılıkla atmaya başladık" dedi. Kurum, şöyle devam etti: YEREL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EYLEM PLANLARINI 2021 YILI SONU İTİBARİ İLE MARMARA GENELİNDE TAMAMLAYACAĞIZ: “Bir bölümü hazır olan Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları’nı 2021 yılı sonu itibari ile Marmara genelinde tamamlayacağız. Şu an İstanbul, Kocaeli ve Bursa, İklim Değişikliği Eylem Planları’nı uyguluyor. Balıkesir’in planları bitmek üzere. Tekirdağ, Çanakkale ve Yalova’mız için de TÜBİTAK-MAM ile belediyelerimiz çalışmalarını yılın sonuna kadar tamamlayacaklar. Marmara Denizi’ne kıyısı olan 7 il ve Kütahya’da saha ziyaretleri gerçekleştirilerek deniz çöpleri ve sıfır atık uygulamaları ile ilgili mevcut durumu inceledik. Proje Eylül 2021’de başladı, Aralık 2021’de tamamlanacak. Mevzuat çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Su Kirliliği Kontrolü, Tersanelerin Çevresel Yönetimi, Entegre Kirliliğin Önlenmesi ve Kontrolü, Atıksu Arıtma Tesislerinin Teknik Usullerine yönelik yaptığımız yeni düzenlemelerini yıl sonuna kadar yayımlayacağız. ÇEVRE DOSTU TEMİZLİK ÜRÜNLERİNİ TEŞVİK EDİYORUZ: Marmara Denizi’ne kıyısı olan illerimizdeki arıtma tesislerinden 5000 m3 gün üzeri kapasiteye sahip tesisleri SAİS sistemiyle izliyoruz. Eylem planımız çerçevesinde 5000 m3 debimetrenin altında bulunan tesislerimizi de izleme kararı aldık ve bu tesisler içinde debimetre ve otomatik numune alma sisteminden oluşan izleme sistemini kurmaya başladık. Bu çalışmamızı 2021’in sonunda tamamlayacak ve aldığımız verileri Bakanlık Sürekli İzleme Merkezi’nden takip edeceğiz. En büyük sorunlardan biri olan endüstriyel tesislerin kullandığı soğutma suları konusunda da önemli bir adım attık. Balıkçılık faaliyetlerinin kontrolü noktasında da önemli adımlar attık. Yasadışı avcılık yoluyla oluşabilecek av baskısına engel olmak amacıyla denetimlerimize ara vermeden devam ediyoruz. Çevre dostu temizlik ürünlerini teşvik ediyoruz. Fosforsuz temizlik malzemelerine geçiş için teknik ve idari çalışmalarımızı tamamladık. Marmara Denizi Eylem Planı kapsamında yürütülen çalışmalar ve gelişmelere ilişkin bilgileri www.marmarahepimizin.com sitesinde ve sosyal medyadan düzenli olarak paylaşmaya devam ediyoruz. ÇALIŞMALARIMIZIN TAMAMINI 2024 YILINA KADAR TAMAMLAYACAĞIZ: Bugün bu komisyonda da İklim Değişikliği Bakanı olarak, bir arkadaşınız olarak bir kez daha bu çağrıyı Gazi Meclisi’mizde yapıyorum. İklim değişikliğiyle mücadelede ve uyumda topyekûn samimiyet, topyekûn karar, topyekûn irade ile hareket etmek şarttır. Marmara Denizi’mizde tekrar aynı sorunla karşılaşmamak için müsilaj sorununa kökten bir çözüm bulmak adına hep birlikte ortaya koyduğumuz eylemlerimizi, projelerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Alınması gereken tüm tedbirleri hızlı bir şekilde almaya devam edeceğiz. İnşallah tüm bu kısa, orta ve uzun vadeli çalışmalarımızın tamamını 2024 yılına kadar tamamlayacağız.”
Pencereyi Kapat
TBMM Müsilaj Sorununu Araştırma Komisyonu’nda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Şunu çok rahat söyleyebilirim ki devam eden çalışmalarımızla Marmara Denizi’miz, her gün bir önceki günden daha temiz oluyor. Kötüye gidişi durdurduk. Artık balıklarımız dönüyor, biyolojik çeşitlilik yavaş da olsa artıyor, oksijen seviyesi artıyor. Evet, bugün sevindirici, iyi bir sürece girmiş durumdayız. Fakat Marmara’nın sırtındaki kirlilik yükünü tamamen yok etmeden kesin çözüme ulaşamayız” dedi.

Murat Kurum, TBMM Müsilaj Sorununu Araştırma Komisyonu’nun bugünkü toplantısında sunum yaptı. Kurum, şunları söyledi: 

MÜSİLAJIN OLUŞMASINI SAĞLAYAN ŞEY İNSAN ELİYLE OLUŞAN KİRLİLİKTİR: "Bugün bütün dünya, fosil yakıt kullanımı, atık problemi, çevre kirliliği, bilinçsiz tarım ve zararlı sanayi faaliyetlerinden dolayı küresel bir iklim kriziyle karşı karşıya. İklim değişikliği, dil, din, ırk, sınır tanımıyor. Zengin, yoksul ayırmıyor. Gelişmiş, gelişmemiş ülke ayırmıyor. İstisnasız tüm hayatları derinden sarsıyor. 2015-2020 yılları arasındaki her bir yıl, kayıtlara en sıcak yıllar olarak geçti. İklim krizinden etkilenmeyen bir ülke veya bölge yoktur. Özellikle iklim değişikliğiyle mücadele kapasitesi yeterli olmayan ülkelerde iklim göçlerinin başlama ihtimali her geçen gün artmaktadır.

Bir Akdeniz ülkesi olan Türkiye de iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine sık sık maruz kalmaktadır. Ülkemizde 2000’li yıllarda meydana gelen meteorolojik afetlerin sayısında, 1960’lı yıllara göre 3 kat, sigorta kayıpları açısından 15 kat ve ekonomik kayıplar açısından 9 kat artış olduğu belirlenmiştir. Özellikle Marmara Denizi’nde, hakikaten daha önce bu boyutlarda büyük ve yaygınına rastlanmamış müsilaj gibi bir problemle karşı karşıya kaldık. Müsilajın oluşmasını sağlayan şey, iklim değişikliği nedeniyle Marmara Denizi’nde artan sıcaklık, denizde oluşan durgunluk nedeniyle Marmara Denizi’nin bir göl gibi davranmaya başlaması ve insan eliyle oluşan kirliliktir. Bu 3 temel etkenin sonucunda, denizde yaşamı olumsuz etkileyen azot ve fosfor gibi zararlı maddelerin oranı artıyor, oksijen azalıyor, denizdeki canlı çeşitliliği azalıyor, yaşam azalıyor. Yüzeyi kapatan deniz salyası nedeniyle deniz canlıları yeterli güneş ve oksijeni alamıyor. Bu da balıklar tarafından tüketilmesi gereken ve deniz salyasının oluşmasına neden olan fitoplanktonların hızla çoğalmasına neden oluyor. Sonuç olarak da karşımıza bu görüntü çıkıyor.

MARMARA DENİZİ’MİZ HER GÜN DAHA TEMİZ OLUYOR:  Çevre laboratuvarlarımızda ODTÜ, TÜBİTAK ve bilim insanlarımızla yürüttüğümüz ileri analiz ve test çalışmalarımız sonucunda, müsilajın tehlikeli atık olmadığı veya toksik özellik göstermediğini tespit ettik. Şunu çok rahat söyleyebilirim ki devam eden çalışmalarımızla Marmara Denizi’miz, her gün bir önceki günden daha temiz oluyor. Kötüye gidişi durdurduk. Artık balıklarımız dönüyor, biyolojik çeşitlilik yavaş da olsa artıyor, oksijen seviyesi artıyor. Evet, bugün sevindirici, iyi bir sürece girmiş durumdayız. Fakat Marmara’nın sırtındaki kirlilik yükünü tamamen yok etmeden kesin çözüme ulaşamayız. Bu konuda milletvekillerimizden de beklentimiz, arıtma tesislerine dair yapım ve yönetime dair yeni kanun tasarılarımızda, yasal mevzuat değişiklerinde desteğinizi vermenizdir. Hızlıca bu süreçleri geçelim, bir an önce Marmara çevresindeki atık su tesislerini dönüştürelim. 2024 yılına kadar tüm yapısal değişimleri gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Biz, bu anlamda hem üzerimize düşeni yapacak hem de belediyelerin işletecekleri süreçlerin yakından takipçisi olacağız.”

Müsilaj tabakalarını eylül ayında gözlemlendiğini belirten Kurum, "Acilen yapmamız gerekenleri yaptıktan sonra, Marmara Denizi’ni kirlilikten tamamen arındırmak için uzun vadeli, kalıcı adımlarımızı, sürdürülebilirlik esasına göre kararlılıkla atmaya başladık" dedi. Kurum, şöyle devam etti:

YEREL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EYLEM PLANLARINI 2021 YILI SONU İTİBARİ İLE MARMARA GENELİNDE TAMAMLAYACAĞIZ: “Bir bölümü hazır olan Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları’nı 2021 yılı sonu itibari ile Marmara genelinde tamamlayacağız. Şu an İstanbul, Kocaeli ve Bursa, İklim Değişikliği Eylem Planları’nı uyguluyor. Balıkesir’in planları bitmek üzere. Tekirdağ, Çanakkale ve Yalova’mız için de TÜBİTAK-MAM ile belediyelerimiz çalışmalarını yılın sonuna kadar tamamlayacaklar. Marmara Denizi’ne kıyısı olan 7 il ve Kütahya’da saha ziyaretleri gerçekleştirilerek deniz çöpleri ve sıfır atık uygulamaları ile ilgili mevcut durumu inceledik. Proje Eylül 2021’de başladı, Aralık 2021’de tamamlanacak. Mevzuat çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Su Kirliliği Kontrolü, Tersanelerin Çevresel Yönetimi, Entegre Kirliliğin Önlenmesi ve Kontrolü, Atıksu Arıtma Tesislerinin Teknik Usullerine yönelik yaptığımız yeni düzenlemelerini yıl sonuna kadar yayımlayacağız.

ÇEVRE DOSTU TEMİZLİK ÜRÜNLERİNİ TEŞVİK EDİYORUZ: Marmara Denizi’ne kıyısı olan illerimizdeki arıtma tesislerinden 5000 m3 gün üzeri kapasiteye sahip tesisleri SAİS sistemiyle izliyoruz. Eylem planımız çerçevesinde 5000 m3 debimetrenin altında bulunan tesislerimizi de izleme kararı aldık ve bu tesisler içinde debimetre ve otomatik numune alma sisteminden oluşan izleme sistemini kurmaya başladık. Bu çalışmamızı 2021’in sonunda tamamlayacak ve aldığımız verileri Bakanlık Sürekli İzleme Merkezi’nden takip edeceğiz. En büyük sorunlardan biri olan endüstriyel tesislerin kullandığı soğutma suları konusunda da önemli bir adım attık. Balıkçılık faaliyetlerinin kontrolü noktasında da önemli adımlar attık. Yasadışı avcılık yoluyla oluşabilecek av baskısına engel olmak amacıyla denetimlerimize ara vermeden devam ediyoruz.  Çevre dostu temizlik ürünlerini teşvik ediyoruz. Fosforsuz temizlik malzemelerine geçiş için teknik ve idari çalışmalarımızı tamamladık. Marmara Denizi Eylem Planı kapsamında yürütülen çalışmalar ve gelişmelere ilişkin bilgileri www.marmarahepimizin.com sitesinde ve sosyal medyadan düzenli olarak paylaşmaya devam ediyoruz.

ÇALIŞMALARIMIZIN TAMAMINI 2024 YILINA KADAR TAMAMLAYACAĞIZ: Bugün bu komisyonda da İklim Değişikliği Bakanı olarak, bir arkadaşınız olarak bir kez daha bu çağrıyı Gazi Meclisi’mizde yapıyorum. İklim değişikliğiyle mücadelede ve uyumda topyekûn samimiyet, topyekûn karar, topyekûn irade ile hareket etmek şarttır. Marmara Denizi’mizde tekrar aynı sorunla karşılaşmamak için müsilaj sorununa kökten bir çözüm bulmak adına hep birlikte ortaya koyduğumuz eylemlerimizi, projelerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Alınması gereken tüm tedbirleri hızlı bir şekilde almaya devam edeceğiz. İnşallah tüm bu kısa, orta ve uzun vadeli çalışmalarımızın tamamını 2024 yılına kadar tamamlayacağız.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gunestv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.