Gündem

AYM'nin İptal Ettiği Maddeler Yeniden Meclis'te: "Bu Bir Reform Değil, Periyodik Bakım!"

TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülen 12. Yargı Paketi’ne sert bir şerh hazırlayan DEM Parti, yeni kanun teklifinin yargıdaki yapısal krizleri çözmekten uzak olduğunu savundu. Paket içindeki maddelerin büyük kısmının Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarını yamamaktan ibaret olduğunu belirten parti, düzenlemeyi sert sözlerle eleştirdi.

Abone Ol

TBMM Genel Kurulu’nda bu hafta görüşülmesi beklenen ve kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifine karşı muhalefetin tepkisi büyüyor. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), komisyonda kabul edilen teklife karşı kapsamlı bir muhalefet şerhi yayımladı. Hazırlanan metinde, Türkiye'deki hukuk krizinin temelinde, güç sahiplerinin hukuku bir iktidar aracı haline getirmesi yattığı vurgulandı.

"Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" adını taşıyan paket; İcra İflas Kanunu'ndan Ceza Muhakemesi Kanunu'na kadar çok sayıda temel yasada değişiklik öngörüyor. Ancak DEM Parti’ye göre, toplumsal iradeye ve geniş mutabakata dayanmayan bu düzenlemeler mevcut adalet krizine hiçbir çözüm üretmiyor. Aksine, sorunların kökleşmesine neden olan yapısal açmazları beslemeye devam ediyor.

"Aralıksız Reform Söylemi, Aralıksız Tamir İhtiyacını Gizleyemez"

İktidarın her dönem öne çıkardığı "reform" hamlelerini eleştiren DEM Parti, paketlerin yeni haklar getirmek yerine geçmişteki hataları yamama amacını taşıdığını iddia etti. Şerhte, her yeni yasal düzenlemenin bir önceki paketin açtığı delikleri kapatmak için yapıldığı, bu durumun da bir sonraki paketin gerekçesini hazırladığı savunuldu. Süreklilik kazanan bu yasama pratiği, hukuki öngörülebilirliği zedeleyen en büyük etkenlerden biri olarak gösterildi.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) norm denetimi istatistiklerine de atıfta bulunulan şerhte, 2002 sonrasında verilen iptal kararlarındaki artışa dikkat çekildi. Yasalardaki anayasal aykırılıkların teknik birer dikkatsizlik olmadığı, aksine bilinçli bir yönetim tercihi haline geldiği savunuldu. Bu durumun, meclis iradesini de zedelediği tespiti paylaşıldı.

"30 Maddelik Paketin Üçte Biri AYM İptal Kararları Nedeniyle Hazırlandı"

Hazırlanan şerhin en dikkat çekici istatistiklerinden biri, 12. Yargı Paketi’nin omurgasına yönelik oldu. Toplam 30 maddeden oluşan paketin tam 10 maddesinin, doğrudan Anayasa Mahkemesi’nin daha önce verdiği iptal kararları sonrası mecburen kaleme alındığı ifade edildi. DEM Parti, bu tablonun bir reform iradesini değil, aksine anayasal sınırlar içinde kanun yapma konusundaki başarısızlığı simgelediğini aktardı.

Teklifin meclis aşamasından önce hiçbir kurumsal Anayasa uygunluk denetiminden geçirilmediği de iddialar arasında yer aldı. Milletvekillerine inceleme için sadece iki gün tanınmasını eleştiren parti, yürütmenin biriktirdiği kusurların Meclis eliyle "periyodik bakıma" alındığını belirtti. Bu aceleciliğin, ileride daha büyük anayasal krizler doğurabileceği uyarısı yapıldı.

"Yurttaşın Alacağı ve Avukatın Vekalet Ücreti Geciktirilecek"

Teklifin getirdiği somut değişikliklere de değinen muhalefet partisi, özellikle 1. maddede yer alan düzenlemenin hak gasplarına yol açacağını savundu. Yeni düzenlemeyle idare aleyhine hükmedilen para ve vekalet ücreti alacakları için icra takibi başlatılmadan önce idareye yazılı başvuru zorunluluğu getiriliyor. Şerhte, bu durumun vatandaşı oyalayacağı ve mülkiyet hakkını ihlal ederek idareyle yurttaş arasında eşitsizlik yaratacağı vurgulandı.

İdari ve vergi mahkemelerindeki "tek hakim" uygulamasının genişletilmesi de yargı güvencesini zayıflatan bir diğer hamle olarak nitelendirildi. Heyet halinde yargılama ilkesinin tek bir hakimin bireysel önyargılarını ve olası baskıları dengelediğini hatırlatan parti, bu güvencenin ortadan kaldırılmasının vatandaşın adil yargılanma hakkına darbe vuracağını iddia etti.

"Genetik Veriler Devlet Arşivine Dönüştürülemez"

Şerhte, suç soruşturmalarında genetik verilerin yirmi yıl boyunca tek bir saklama süresine tabi tutulması sert bir dille eleştirildi. Kişinin şüpheli, mağdur veya yalnızca tanık olması gözetilmeksizin tüm verilerin aynı sepete konulmasının AYM ölçütlerine aykırı olduğu belirtildi. Özellikle kayıp yakınlarının ve faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için örnek veren ailelerin verilerinin başka dosyalarda kullanılma ihtimalinin büyük bir güvensizlik yaratacağı ifade edildi.

Adli Tıp Kurumu'nun yapısından dijital kişisel verilere ve noterlik işlemlerine kadar pek çok alanda köklü eleştiriler sunan DEM Parti, Türkiye'deki yargı krizinin teknik yamalarla değil, ancak hukuk ve demokrasi ilişkisinin yeniden sağlıklı bir şekilde inşa edilmesiyle çözülebileceğini belirterek şerhini sonlandırdı.