TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da, alkolle ilgili düzenlemelerin yanı sıra yapı kooperatiflerinin tarım arazileri üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinmelerinin yasaklanmasını da içeren kanun teklifinin görüşmelerine devam edileceği belirtildi.

Kanun teklifi görüşmeleri öncesinde ise muhalefet partilerinin verdiği araştırma ve genel görüşme önergeleri gündeme geldi. DEM Parti, İYİ Parti ve CHP’nin önergeleri Genel Kurul’da yapılan görüşmelerin ardından AK Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

“Cumhuriyetin Demokratik Kazanımları Yok Edilmek İsteniyor”

DEM Parti’nin çocuk emeğinin sömürülmesine yol açan etkenlerin araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırma önergesi üzerine CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat söz aldı.

Karabat, Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, milletvekillerini “kapı kulu” sayan bir anlayışın eşiğinde olunduğunu savundu. Sadece siyasal partiler rejiminin değil, cumhuriyetin demokratik kazanımlarının da hedef alındığını ifade etti.

Karabat, Türkiye’de kurulmak istendiğini öne sürdüğü sisteme ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Bunu açık bir şekilde söylüyorum çünkü bu yaşadıklarımız sadece bir kişiyi iktidarda tutmak için değil, sadece birkaç kişiyi herhangi bir partinin yönetiminde tutmak için değil; otoriter bir rejimin inşası için yaşanmaktadır.”

“Hayırsever Bir Monarşiyi Egemen Kılmak İstiyorlar”

Karabat, konuşmasında sert ifadeler kullanarak, yaşanan sürecin Türkiye’de “hayırsever bir monarşi” düzeni kurma hedefi taşıdığını ileri sürdü.

CHP’nin cumhuriyeti kuran parti olduğunu vurgulayan Karabat, bu sürece karşı direneceklerini söyledi.

Karabat, “Türkiye’de hayırsever bir monarşiyi egemen kılmak, cumhuriyetin bütün demokratik kazanımlarını yok etmek içindir bu yaşadıklarımız. O yüzden, birileri buna aparat olabilir ama biz cumhuriyeti kuran bir parti olarak buna karşı direneceğiz” dedi.

“İktidarla Buluşma Bizim İçin Çok Yakındır”

İYİ Parti’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliğinin güçlendirilmesi ve hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesinde karşılaşılan sorunların araştırılmasına ilişkin önergesi üzerine CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan konuştu.

Akdoğan, konuşmasına 16’ncı yüzyılda yaşamış ozan Kul Hüseyin’in dizeleriyle başladı:

“Hüseyin, beyhude ah etme naçar,
Bir kapı örterse birini açar,
Buna dünya derler, hepisi geçer,
Hangi günü gördün akşam olmamış?”

Akdoğan, Meclis’te grubu bulunan partilerin tamamının zorlu süreçlerden geçerek bugünlere geldiğini söyledi. Siyasi partilerin buhranlardan, cezaevlerinden, sokaklardan, alanlardan, kongrelerden ve kurultaylardan geçtiğini belirtti.

İktidar partisi sıralarına seslenen Akdoğan, CHP’nin içinde bulunduğu siyasal sürecin geçmişte AK Parti’nin yaşadıklarını hatırlatması halinde bunun kendileri açısından umut verici olduğunu söyledi.

Akdoğan, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim yaşadıklarımız eğer sizin daha önce yaşadıklarınızı size hatırlatıyorsa ne ala, aydınlık günler ve iktidarla buluşma bizim için çok yakındır” ifadelerini kullandı.

“Yüz Yıllık Parlamento Tarihinin En Kaotik Süreçlerinden Biri”

Genel Kurul’da daha sonra CHP’nin seçim güvenliğine etki edecek sonuçlar doğmasına neden olacak siyasal iktidar ve yargı kararlarının değerlendirilmesi amacıyla verdiği genel görüşme önergesi ele alındı.

Önerge üzerine CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp söz aldı.

Konuralp, Türkiye’nin yaklaşık yüz yıllık parlamento tarihinde en tartışmalı ve en kaotik süreçlerden birinin yaşandığını belirtti. Yargının siyasal mücadelede bir araç olarak kullanılmasına tepki gösterdi.

CHP olarak böyle bir önerge vermek zorunda kalmak istemediklerini dile getiren Konuralp, buna rağmen mevcut tablonun netleşmesi açısından önergenin önemli olduğunu söyledi.

“Hukuk ve Yargı Siyasal Mücadelenin Silahına Dönüştü”

Konuralp, iktidarın siyaset yapma biçimini eleştirerek, siyasal rekabetin demokratik zeminden uzaklaştırıldığını savundu.

Konuralp, “Hukukun, yargının siyasal mücadelenin silahına dönüştüğü bir dönem yaşıyoruz” dedi.

Siyasetin artık parti programlarının, seçmene dönük vaatlerin ya da adayların niteliklerinin rekabeti olmaktan çıkarıldığını belirten Konuralp, mücadelenin tehdit, itibar suikastı, soruşturma ve yargılama araçlarıyla yürütülen bir savaşa dönüştürüldüğünü ifade etti.

“Sizin Gibi Düşünmeyen Herkesi Düşman Görüyorsunuz”

Okan Konuralp, iktidarın siyasi rakiplerini düşman olarak gördüğünü öne sürdü.

Konuralp, mevcut yasaların, içtihatların ve kurumların iktidarın mutlak gücünü korumak için araçsallaştırıldığını savundu.

CHP’li Konuralp, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Siyasi rakiplerinizi bir nevi düşman olarak görüyorsunuz, yasaları, kanunları, içtihatları, ulusal ve uluslararası içtihatları sadece kendinizin mutlak iktidarı için kullanıyor, herkesin iyiliği için kullanmak ve korumak zorundayken sizin gibi düşünmeyen herkesi düşman görüyor, her kurumu düşmanlaştırıyorsunuz.”

Konuralp, bu anlayışa karşı topyekûn bir mücadele örgütlemeye çalıştıklarını söyledi.

“Kaybetmeyi Kabul Etmemek En Çok Size Zarar Verir”

Konuralp, iktidarın seçim kazanmayı devleti tümüyle ele geçirmek olarak görmemesi gerektiğini belirtti.

Trump’tan İran’a tehdit: “Bu gece çok sert vuracağız”
Trump’tan İran’a tehdit: “Bu gece çok sert vuracağız”
İçeriği Görüntüle

Siyasette kaybetmeyi kabul etmeyen ve sürekli iktidarda kalmayı hedefleyen anlayışın, en çok iktidarın kendisine zarar vereceğini savundu.

Konuralp, “Seçim kazanmak, devleti tümüyle ele geçirmek, kaybetmeyi kabul etmemek, hep ama hep iktidarı elinde tutmak anlayışının en çok size zarar verdiğini kabul etmelisiniz” dedi.

Önergeler AK Parti ve MHP Oylarıyla Reddedildi

Genel Kurul’da DEM Parti’nin çocuk emeğiyle ilgili araştırma önergesi, İYİ Parti’nin hukuk devleti ilkesine ilişkin araştırma önergesi ve CHP’nin seçim güvenliği konulu genel görüşme önergesi ayrı ayrı ele alındı.

Görüşmelerin ardından muhalefetin önergeleri AK Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

Kaynak: ANKA