Gezi davası kapsamında Silivri Cezaevi’nde tutulan şehir plancısı Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Demir Kahraman, İstanbul Barosu’nda düzenlenen toplantıda konuştu: “Geri dönüşü olmayan sonuçlar yaşanmadan Anayasa Mahkemesi kararının uygulanmasını istiyoruz.”
“Kızımla 196 kez Silivri’ye gittim”
İstanbul Barosu’nda “hasta tutuklu ve hükümlüler” başlığıyla düzenlenen toplantıda konuşan Meriç Demir Kahraman, yaklaşık 45 aydır kızları Vera’yı tek başına büyüttüğünü belirterek, bugüne kadar 196 kez Silivri Cezaevi’ne gittiklerini söyledi.
Kahraman, Anayasa Mahkemesi’nin Tayfun Kahraman hakkında verdiği adil yargılanma hakkı ihlali kararının uygulanmadığını vurgulayarak, bunun geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti.
“AYM kararı teknik tartışmaya açık değil”
Meriç Demir Kahraman, Anayasa Mahkemesi’nin Tayfun Kahraman dosyasında esastan inceleme yaptığını ve birden fazla başlıkta hak ihlali tespit ettiğini hatırlattı. Bu kararın herhangi bir teknik tartışmaya açık olmadığını ifade eden Kahraman, Resmi Gazete’de yayımlanan kararın anayasa yürürlükte olduğu sürece yok sayılamayacağını söyledi.
Kararın açıklandığı tarihten itibaren Tayfun Kahraman’ın fiilen hükümlü sayılmaması gerektiğini dile getiren Kahraman, buna rağmen tahliye edilmemesinin yeni hak ihlallerine yol açtığını kaydetti.
“Sağlık ve yaşam hakkı ihlali yaşıyoruz”
Eşinin sağlık durumuna da dikkat çeken Meriç Demir Kahraman, Anayasa Mahkemesi kararının uygulanmamasının sağlık ve yaşam hakkı açısından ciddi riskler doğurduğunu belirtti.
“Ailemizin, Vera’nın Tayfun’a sağlıklı ihtiyacı var” diyen Kahraman, geri dönüşü olmayan sonuçlar yaşanmadan hukuki sürecin işletilmesi çağrısında bulundu.
“Tayfun’un tahliye edilmesini ve yeniden yargılanmasını istiyoruz”
Meriç Demir Kahraman, Anayasa Mahkemesi’ne 27 Kasım 2025 tarihinde yaptıkları ikinci bireysel başvurunun, sağlık koşulları gerekçesiyle ek beyanla desteklendiğini aktararak, dosyanın acilen Genel Kurul gündemine alınmasını istedi.
Amaçlarının Tayfun Kahraman’ın tahliye edilmesi, ardından adil bir yeniden yargılama süreciyle evlerine dönmesi ve tedavisinin olması gereken koşullarda sürdürülmesi olduğunu ifade etti.




