Gazeteci-yazar Mustafa Balbay, Uğur Mumcu’nun öldürülmesinden aylar önce iki güvenlik uzmanını evine çağırdığını ve “Ben nasıl öldürülürüm?” diye sorduğunu anlattı. Balbay, doksanlı yıllarda aydınlara yönelik suikastları hatırlatarak, “Herkes soruyordu: Sıra kimde?” dedi.

“Uğur Mumcu Öldürülmeden Yedi Ay Önce Güvenlik Uzmanlarını Evine Çağırdı”

Mustafa Balbay, Uğur Mumcu’nun suikasta uğramasından yedi ay önce, Temmuz 1992’de çok güvendiği iki güvenlik uzmanını evine davet ettiğini anlattı. Bu görüşmenin birebir tanığının Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu olduğunu belirten Balbay, Uğur Mumcu’nun uzmanlara sorduğu sorunun çarpıcılığına dikkat çekti:

“Ben nasıl öldürülürüm?”

Balbay, bu sorunun o dönemin karanlık atmosferini özetlediğini vurguladı.

“Aydınlar Ard Arda Katlediliyordu”

Balbay, doksanlı yılların başında Türkiye’de aydınlara yönelik suikastları hatırlatarak şu isimleri sıraladı:

31 Ocak 1990’da Prof. Dr. Muammer Aksoy,
7 Şubat 1990’da Çetin Emeç,
4 Eylül 1990’da Turan Dursun,
6 Ekim 1990’da Bahriye Üçok…

Bu cinayetlerin ardından toplumda tek bir sorunun dolaştığını belirten Balbay, “Herkes soruyordu: Sıra kimde?” ifadelerini kullandı.

SES’ten Kobani Çağrısı
SES’ten Kobani Çağrısı
İçeriği Görüntüle

“Muammer Aksoy’un Fotoğrafını En Önde Taşıyan Uğur Mumcu’ydu”

Balbay, Uğur Mumcu’nun, “ağabeyim” ve “hocam” dediği Muammer Aksoy’un öldürülmesinden sonra kurulan Atatürkçü Düşünce Derneği sürecinde de en önde yer aldığını anlattı.

Aksoy’un çerçeveli fotoğrafını yürüyüşlerde en önde taşıyan kişinin Uğur Mumcu olduğunu vurgulayan Balbay, Mumcu’nun mücadeleden hiçbir zaman geri adım atmadığını söyledi.

“Güvenlik Uzmanları Sustular”

Balbay, Uğur Mumcu ile güvenlik uzmanları arasında geçen konuşmayı da aktardı. Uzmanların Mumcu’ya yönelttiği sorular ve aldığı yanıtlar dikkat çekti:

Evinize düzenli girip çıkar mısınız?
“Hayır. Ne zaman gireceğim, ne zaman çıkacağım belli olmuyor.”

Postayı kim alır?
“Ben almam.”

Misafir gelince kapıyı kim açar?
“Ben açmam.”

Aracı kim kullanıyor?
“Ben kullanıyorum.”

Balbay, bu yanıtların ardından güvenlik uzmanlarının sustuğunu belirterek, Uğur Mumcu’nun nasıl bir tehdit altında yaşadığını gözler önüne serdi.