Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam google reklam
Anasayfa Ali Rıza Özer Yazı Detayı Bu yazı 786 kez okundu.
Ali Rıza Özer
Köşe Yazarı
Ali Rıza Özer
 

Malatya'da Çevre ve Madenler sorunu

Ülkemiz; ekonomik, sosyal ve siyasal olarak en karanlık dönemlerinden birinden geçiyor; • Kamu emekçileri, işçiler, işsizler bir bütün olarak emekçiler açlığa ve yoksulluğa mahkum ediyor. Zengin ve yoksul arasındaki ekonomik fark her geçen gün yoksullar aleyhine daha artıyor. Ülkenin tüm gelirlerinin %75’ini ülkede yaşayan 500 bin kişi alırken; geriye kalan %25’lik gelir de 80 milyon 500 bin kişiye kalıyor. Yani pastanın büyük kısmı bir avuç zengin azınlığına verilirken,  kalan çok küçük bir kısım ile milyonlarca insan geçinmeye zorlanıyor • Kamuda istihdam daralırken, gerçek işsiz sayısı 10 milyonu buluyor.  Çalışma hayatı her geçen gün emekçiler aleyhine geriye giderken, işçilerin, emekçilerin alım gücü düşüyor. • Emekçilere, kadınlara, üniversite öğrencilerine, çevrecilere, aydın ve gazetecilere, siyasi parti temsilcilerine, milletvekillerine, ülkede muhalif olan tüm kesimlere yönelik baskılar her geçen gün artarak devam ediyor. • Ülke tümüyle KHK ile yönetilirken, çete ve mafya  ilişkileri son günlerde  birer birer ortaya dökülüyor. • Cumhuriyet dönemi boyunca inşaa edilen kamuya ait tüm fabrikalar ve sosyal tesisler (Sümerbank, tekel tütün fabrikaları, şeker fabrikaları, palet fabrikası ve niceleri)  özelleştirme adı altında birer birer satılırken, ülkemiz üretim ve tarım ekonomisinden  inşaat ekonomisine geçiyor. Uluslararası kapitalist şirketler ile işbirliği içinde olan ulusal şirketler uzun yıllardır doğamızı talan etmekte ve yaşam alanlarımız yok etmektedir. Son dönemde özellikle Malatya ilçe ve köylerinde işsizliği ve yoksulluğu bahane ederek bu şirketler aracılığıyla yeni maden aramaları, sondaj kuyuları vurma, kum, taş ve mermer ocaklarının açma, HES’ler ve JES’ler  yapılması için ruhsatların verilmesine yönelik birçok çalışma yürütülmektedir. Bu girişimler, bölgemizde işsizliği ve yoksulluğu azaltmayacağı gibi, başta doğa ve insan sağlığı olmak üzere tüm canlıların yaşam hakkını tehlikeye atacaktır, bedeli de çok ağır olacaktır. Yer üstünde satılacak bir şey kalmayınca da bu kez yer altındaki madenleri çıkartıp ülke ekonomisine katıyoruz adı altında Türkiye'nin her tarafında büyük bir çevre ve doğa (ekoloji) talanı yaşanıyor. Malatya'nın ilçelerinde ve köylerinde; yeni maden aramaları, sondaj kuyuları vurulması, kum, taş ve mermer ocaklarının açılması, HES'ler ve JES ler  yapılması için ruhsatların verilmesi ciddi bir ekolojik sorun yaşanacağını bizlere göstermektedir. Malatya tüm ilçelerindeki yeraltı zenginliklerine göz dikmiş yabancı şirketler ve onların yerli işbirlikçileri, para hırsı uğruna; Malatya'nın  kayısı, ceviz, dut, elma, armut, alıç, üzüm, kuşburnu, karaerik v.s. önemli geçim kaynaklarını, hayvancılığı, yeraltı ve yerüstü sularını, ve çok nadir bulunan endemik bitkilerinin, nesli tükenmek üzere olan doğal hayvanların bulunduğu Yama Dağları gibi tarihi, kültürel ve doğa güzelliklerimizi de yok edecekler. Bölge toprağının yapısında bulunan ASBEST kaynaklı; Hekimhan Kanseri olarak da bilinen hastalıktan, bir çok aile büyüklerimizi ve yakınımızı kaybetmişken, yeni madenlerde, siyanürle ve sülfürik asit kullanılarak altın aramaları sonucu; "YENİ KANSER HASTALIKLARI VE YENİ ÖLÜMLERLE" yüz yüze gelinecektir.  Bütün bunları yaşamamak istemiyorsak; doğamızı, çevremizi ve yaşam alanlarımızı TALAN ETMELERİNE İZİN VERMEMELİYİZ... Malatya'nın başta Hekimhan, Arguvan Doğanşehir, Yeşilyurt, Akçadağ, Kuluncak Pütürge,Arapkir Yazıhanın   köylerinde yaygın maden, taş ve mermer ocağı, HES, JES  çalışmaları devam etmektedir.  Bu çalışmalar kontrolsüz, denetimsiz, hoyratça yapılmaktadır. Örneğin; Hekimhan'ın Güvenç, Çulhalı, Boğazgören, Beykent, Hacılar, Deveci, Budaklı hatta ilçe merkezini etkileyen Kolin Maden Şirketinin sahaları ve fabrikası var. Bu fabrika (Karakısık Peletleme Fabrikası) çalıştığı zaman, çevreye bıraktığı toz bulutlarının insanına verdiği zararları, o yörede yaşayan herkes görmekte ve olumsuz etkilenmektedir. Önümüzdeki dönem  Hekşnganda maden, mermer ve taşocağı  arama çalışmaları sadece bu köylerle sınırlı kalmayacak. Girmana, Güzelyurt, Kurşunlu, Hasançelebi mahalleleri ve çevre köyleri başta olmak üzere Hekimhan'ın 49 köyü, 65 muhtarlığın bulunduğu tüm yerleşim birimleri yeni maden atamaları, taş ve mermer ocakları açılması, HES ve JES yapılması sonucu  etkilenecek..Sonra da geriye dönüş mümkün olmayacaktır.. Biz bu yörenin insanları ve çevreciler olarak; yöremizin işsizlik, yoksulluk sorununu çok iyi biliyoruz ve anlıyoruz. Bunun çözümünün de, madenlerde kalifiye olmayan alanlarda çalıştırılacak 200-300 işçi ile çözülemeyeceğini  de biliyoruz. Çünkü bu şirketler tekniğin bu kadar geliştiği bir dönemde tüm kalifiye elemanlarını yanlarında getirmektedirler. Bu şirketler yaklaşık 20 yıldır Bergama'da, Kazdağları'nda, Fatsa'da, Artvin'de, Erzincan İliç'te Karadeniz'in derelerinde ve en son olarak Rize İkizdere'de hepimiz yaşayarak gördük ki; onlar yer altındaki zenginliklerimizi istiyorlar. O zenginlikleri ilçe ve köylerimizden çıkarıp götürecekler. Kendi paralarına yeni paralar katacaklar. Çöpünü, tozunu, pisliğini ve hastalıklarını da yöre insanına bırakacaklar. Onun için; madenler açılacak, 3000-5000 işçi çalışacak, köylerinize yol yapacağız, su getireceğiz v.s. yalanlarına kanmayın. Bu şirketler bu vaatleri kara propaganda olarak kullanıyorlar. Türkiye'nin başka yerlerinde de bu vaatlerde bulundular. Ancak yörede ayakları yer ettikten sonra, bu vaatlerin hiçbirini yerine getirmediler. Eğer bu şirketler, onların destekçileri ve siyasal iktidar yöre halkının işsizliğini ortadan kaldırmak istiyorsa; buradan onlara açık çağrıda bulunuyoruz: 1. Doğaya ve yaşam alanlarımıza zarar vermeyecek küçük ölçekli işletmeler kurabilirsiniz... 2. Hayvancılık ve tarım alanında doğal üretim kooperatifleri kurulmasının önünü açarak , yöre halkının hayvancılık ve tarımını teşvik ederek, iş istihdamı yaratabilirsin . 3. Tek tek köylerde üreticilerin kendi olanaklarıyla kurdukları işletmeleri destekleyin, teşvik edin. Faizsiz, uzun ödemeli krediler verin. O işletmeler büyüsün ve Hekimhan'a yeni iş olanakları sağlansın.. Bu maden şirketlerine ve  destekçilerine soruyoruz: Yukarıda saydığımız iş ve işletmeler yapılarak Malatya'nın ve ilçelerinin  işsizliği giderilecekken, neden daha ucuza doğayı çevreyi koruyacak bu işler yapılmıyor da; Kanada, Fransız, ABD, İngiliz, Hollanda v.s ülke  şirketleri ve onların Türkiye'deki iş birlikçisi bilindik şirketlerin kasasını doldurmaları yönünde hareket ediliyor? Önümüzdeki günlerde Malatyanın tüm ilçelerinde ve köylerinde yeni maden aramaları, taş ve mermer ocakları açılması, sondajlar vurulması, meraların kiralanması, HES'ler, JES'ler yapılması sonucu çevre talanları yaşanacaktır. Bu talana karşı durabilmek için herkese büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu talanına dur demek için Malatya Çevre Platformu kurulmuştur. ilçe  ve  diğer il temsilcilikleri oluşturulmuş, gücü oranında  Malatyada bir çevre mücadelesi ortaya koymaya çalışmaktadır.. Çevre mücadelesi önümüzdeki dönemde köy ve ilçelerde çevre meclisleri oluşturularak "ANTİKAPİTALİST BİR ÇEVRE HAREKETİ" olarak kendini büyütmeye çalışmalıdır.. Yaşam alanlarımızı korumak için hepinizi Malatya Çevre Platformu ile Hekimhan, Arguvan, Pütürge ilçe Temsilciliğine katılmaya ve bu mücadeleyle dayanışma içinde olmaya davet ediyoruz...  Malatya ve köylerdeki toprakların üstü ALTINDAN daha değerlidir. Bugün için değil, geleceğimiz için mücadele etmeliyiz. Maden, mermer, taşocağı ve bunun gibi tüm projeler, yerli ve yabancı maden lobilerinin kasalarını doldurma projeleridir. Yöre halkının sağlığını ve geleceğini çalma projeleridir. MALATYA İLÇE VE KÖYLERİNDE DOĞANIN TALAN EDİLMESİNE KARŞI YAŞAM HAKKIMIZI SAVUNUYORUZ!  
Ekleme Tarihi: 18 Temmuz 2021 - Pazar

Malatya'da Çevre ve Madenler sorunu

Ülkemiz; ekonomik, sosyal ve siyasal olarak en karanlık dönemlerinden birinden geçiyor;

• Kamu emekçileri, işçiler, işsizler bir bütün olarak emekçiler açlığa ve yoksulluğa mahkum ediyor. Zengin ve yoksul arasındaki ekonomik fark her geçen gün yoksullar aleyhine daha artıyor. Ülkenin tüm gelirlerinin %75’ini ülkede yaşayan 500 bin kişi alırken; geriye kalan %25’lik gelir de 80 milyon 500 bin kişiye kalıyor. Yani pastanın büyük kısmı bir avuç zengin azınlığına verilirken,  kalan çok küçük bir kısım ile milyonlarca insan geçinmeye zorlanıyor

• Kamuda istihdam daralırken, gerçek işsiz sayısı 10 milyonu buluyor.  Çalışma hayatı her geçen gün emekçiler aleyhine geriye giderken, işçilerin, emekçilerin alım gücü düşüyor.

• Emekçilere, kadınlara, üniversite öğrencilerine, çevrecilere, aydın ve gazetecilere, siyasi parti temsilcilerine, milletvekillerine, ülkede muhalif olan tüm kesimlere yönelik baskılar her geçen gün artarak devam ediyor.

• Ülke tümüyle KHK ile yönetilirken, çete ve mafya  ilişkileri son günlerde  birer birer ortaya dökülüyor.

 Cumhuriyet dönemi boyunca inşaa edilen kamuya ait tüm fabrikalar ve sosyal tesisler (Sümerbank, tekel tütün fabrikaları, şeker fabrikaları, palet fabrikası ve niceleri)  özelleştirme adı altında birer birer satılırken, ülkemiz üretim ve tarım ekonomisinden  inşaat ekonomisine geçiyor.

Uluslararası kapitalist şirketler ile işbirliği içinde olan ulusal şirketler uzun yıllardır doğamızı talan etmekte ve yaşam alanlarımız yok etmektedir. Son dönemde özellikle Malatya ilçe ve köylerinde işsizliği ve yoksulluğu bahane ederek bu şirketler aracılığıyla yeni maden aramaları, sondaj kuyuları vurma, kum, taş ve mermer ocaklarının açma, HES’ler ve JES’ler  yapılması için ruhsatların verilmesine yönelik birçok çalışma yürütülmektedir. Bu girişimler, bölgemizde işsizliği ve yoksulluğu azaltmayacağı gibi, başta doğa ve insan sağlığı olmak üzere tüm canlıların yaşam hakkını tehlikeye atacaktır, bedeli de çok ağır olacaktır.

Yer üstünde satılacak bir şey kalmayınca da bu kez yer altındaki madenleri çıkartıp ülke ekonomisine katıyoruz adı altında Türkiye'nin her tarafında büyük bir çevre ve doğa (ekoloji) talanı yaşanıyor.

Malatya'nın ilçelerinde ve köylerinde; yeni maden aramaları, sondaj kuyuları vurulması, kum, taş ve mermer ocaklarının açılması, HES'ler ve JES ler  yapılması için ruhsatların verilmesi ciddi bir ekolojik sorun yaşanacağını bizlere göstermektedir.

Malatya tüm ilçelerindeki yeraltı zenginliklerine göz dikmiş yabancı şirketler ve onların yerli işbirlikçileri, para hırsı uğruna; Malatya'nın  kayısı, ceviz, dut, elma, armut, alıç, üzüm, kuşburnu, karaerik v.s. önemli geçim kaynaklarını, hayvancılığı, yeraltı ve yerüstü sularını, ve çok nadir bulunan endemik bitkilerinin, nesli tükenmek üzere olan doğal hayvanların bulunduğu Yama Dağları gibi tarihi, kültürel ve doğa güzelliklerimizi de yok edecekler.

Bölge toprağının yapısında bulunan ASBEST kaynaklı; Hekimhan Kanseri olarak da bilinen hastalıktan,

bir çok aile büyüklerimizi ve yakınımızı kaybetmişken, yeni madenlerde, siyanürle ve sülfürik asit kullanılarak altın aramaları sonucu;

"YENİ KANSER HASTALIKLARI VE YENİ ÖLÜMLERLE" yüz yüze gelinecektir.

 Bütün bunları yaşamamak istemiyorsak; doğamızı, çevremizi ve yaşam alanlarımızı TALAN ETMELERİNE İZİN VERMEMELİYİZ...

Malatya'nın başta

Hekimhan, Arguvan

Doğanşehir, Yeşilyurt,

Akçadağ, Kuluncak

Pütürge,Arapkir

Yazıhanın   köylerinde yaygın maden, taş ve mermer ocağı, HES, JES  çalışmaları devam etmektedir.

 Bu çalışmalar kontrolsüz, denetimsiz, hoyratça yapılmaktadır. Örneğin; Hekimhan'ın Güvenç, Çulhalı, Boğazgören, Beykent, Hacılar, Deveci, Budaklı hatta ilçe merkezini etkileyen Kolin Maden Şirketinin sahaları ve fabrikası var.

Bu fabrika (Karakısık Peletleme Fabrikası) çalıştığı zaman, çevreye bıraktığı toz bulutlarının insanına verdiği zararları, o yörede yaşayan herkes görmekte ve olumsuz etkilenmektedir.

Önümüzdeki dönem  Hekşnganda maden, mermer ve taşocağı  arama çalışmaları sadece bu köylerle sınırlı kalmayacak. Girmana, Güzelyurt, Kurşunlu, Hasançelebi mahalleleri ve çevre köyleri başta olmak üzere Hekimhan'ın 49 köyü, 65 muhtarlığın bulunduğu tüm yerleşim birimleri yeni maden atamaları, taş ve mermer ocakları açılması, HES ve JES yapılması sonucu  etkilenecek..Sonra da geriye dönüş mümkün olmayacaktır..

Biz bu yörenin insanları ve çevreciler olarak; yöremizin işsizlik, yoksulluk sorununu çok iyi biliyoruz ve anlıyoruz.

Bunun çözümünün de, madenlerde kalifiye olmayan alanlarda çalıştırılacak 200-300 işçi ile çözülemeyeceğini  de biliyoruz. Çünkü bu şirketler tekniğin bu kadar geliştiği bir dönemde tüm kalifiye elemanlarını yanlarında getirmektedirler.

Bu şirketler yaklaşık 20 yıldır Bergama'da, Kazdağları'nda, Fatsa'da, Artvin'de, Erzincan İliç'te Karadeniz'in derelerinde ve en son olarak Rize İkizdere'de hepimiz yaşayarak gördük ki; onlar yer altındaki zenginliklerimizi istiyorlar. O zenginlikleri ilçe ve köylerimizden çıkarıp götürecekler.

Kendi paralarına yeni paralar katacaklar. Çöpünü, tozunu, pisliğini ve hastalıklarını da yöre insanına bırakacaklar.

Onun için; madenler açılacak, 3000-5000 işçi çalışacak, köylerinize yol yapacağız, su getireceğiz v.s. yalanlarına kanmayın.

Bu şirketler bu vaatleri kara propaganda olarak kullanıyorlar. Türkiye'nin başka yerlerinde de bu vaatlerde bulundular. Ancak yörede ayakları yer ettikten sonra, bu vaatlerin hiçbirini yerine getirmediler.

Eğer bu şirketler, onların destekçileri ve siyasal iktidar yöre halkının işsizliğini ortadan kaldırmak istiyorsa; buradan onlara açık çağrıda bulunuyoruz:

1. Doğaya ve yaşam alanlarımıza zarar vermeyecek küçük ölçekli işletmeler kurabilirsiniz...

2. Hayvancılık ve tarım alanında doğal üretim kooperatifleri kurulmasının önünü açarak , yöre halkının hayvancılık ve tarımını teşvik ederek, iş istihdamı yaratabilirsin .

3. Tek tek köylerde üreticilerin kendi olanaklarıyla kurdukları işletmeleri destekleyin, teşvik edin. Faizsiz, uzun ödemeli krediler verin. O işletmeler büyüsün ve Hekimhan'a yeni iş olanakları sağlansın..

Bu maden şirketlerine ve  destekçilerine soruyoruz:

Yukarıda saydığımız iş ve işletmeler yapılarak Malatya'nın ve ilçelerinin  işsizliği giderilecekken, neden daha ucuza doğayı çevreyi koruyacak bu işler yapılmıyor da; Kanada, Fransız, ABD, İngiliz, Hollanda v.s ülke  şirketleri ve onların Türkiye'deki iş birlikçisi bilindik şirketlerin kasasını doldurmaları yönünde hareket ediliyor?

Önümüzdeki günlerde Malatyanın tüm ilçelerinde ve köylerinde yeni maden aramaları, taş ve mermer ocakları açılması, sondajlar vurulması, meraların kiralanması, HES'ler, JES'ler yapılması sonucu çevre talanları yaşanacaktır.

Bu talana karşı durabilmek için herkese büyük sorumluluklar düşmektedir.

Bu talanına dur demek için Malatya Çevre Platformu kurulmuştur.

ilçe  ve  diğer il temsilcilikleri oluşturulmuş, gücü oranında  Malatyada bir çevre mücadelesi ortaya koymaya çalışmaktadır..

Çevre mücadelesi önümüzdeki dönemde köy ve ilçelerde çevre meclisleri oluşturularak "ANTİKAPİTALİST BİR ÇEVRE HAREKETİ" olarak kendini büyütmeye çalışmalıdır..

Yaşam alanlarımızı korumak için hepinizi Malatya Çevre Platformu ile Hekimhan, Arguvan, Pütürge ilçe Temsilciliğine katılmaya ve bu mücadeleyle dayanışma içinde olmaya davet ediyoruz... 

Malatya ve köylerdeki toprakların üstü ALTINDAN daha değerlidir.

Bugün için değil, geleceğimiz için mücadele etmeliyiz.

Maden, mermer, taşocağı ve bunun gibi tüm projeler, yerli ve yabancı maden lobilerinin kasalarını doldurma projeleridir.

Yöre halkının sağlığını ve geleceğini çalma projeleridir.

MALATYA İLÇE VE KÖYLERİNDE DOĞANIN TALAN EDİLMESİNE KARŞI

YAŞAM HAKKIMIZI SAVUNUYORUZ!

 

Yazıya ifade bırak !
kitapreklam
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gunestv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.