Gündem (Anka) - Anka Haber Ajansı | Haber Girişi: 16.11.2021 - 17:46, Güncelleme: 16.11.2021 - 18:01

TBMM Milli Savunma Komisyonu Üyesi Ceylan: Rusya’ya Yaranma Çabasıyla Alınan S400’ler Elimizde Patladı

 

TBMM Milli Savunma Komisyonu Üyesi Ceylan: Rusya’ya Yaranma Çabasıyla Alınan S400’ler Elimizde Patladı

TBMM Milli Savunma Komisyonu CHP Sözcüsü Özgür Ceylan, Türkiye’nin F35 savaş uçağı projesinden çıkarılmasının ardından belirsizliği süren savaş uçağı tedariki ile ilgili “Ciddi bir kaynak çarçur edilmiş durumda ve kimse de bunun hesabını vermiyor. Normal bir demokraside, birinin böyle bir öngörüsüzlük için istifa etmesi gerekiyor. S400 alınırken Amerika’nın buna karşı olduğu bilinmiyor muydu? Tamamen yöneticilerin hatası. Rusya’ya yakınlaşmak için yapılmış bir hamle. Gidip oraya yaranma çabasıyla alınan bu S400’ler elimizde patladı. Paramızı geri alamıyoruz. Çok büyük bir zafiyet konusu” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Milli Savunma Bakanlığı 2020 kesin hesabı ve 2022 bütçe görüşmeleri devam ederken; Milli Savunma Komisyonu CHP Sözcüsü ve Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, ANKA Haber Ajansı’nın sorularını yanıtladı. CHP’nin Suriye-Irak tezkeresine “Hayır” oyunun ardından bölgedeki faaliyetleri nasıl değerlendireceğine ilişkin Ceylan, “Gelişmeleri takip edeceğiz. Oradaki bizim duruşumuz, farklı bir duruş. Bu duruşumuzun arkasındayız. Sonuna kadar yaşananları da takip edip devamında gelişmelerle ilgili kamuoyuna gerekli bilgileri vereceğiz” dedi. “CİDDİ BİR KAYNAK ÇARÇUR EDİLMİŞ DURUMDA” Türkiye’nin F35 uçağından çıkarılmasının güvenlik açısından bir zafiyet doğurup doğurmayacağı sorusuna ise Ceylan, şu yanıtı verdi: “Kesinlikle bir zafiyet. Ciddi bir kaynak çarçur edilmiş durumda. Bir tarafta 1,4 milyar bir tarafta 2,5 milyar dolar olmak üzere 4 milyar dolara yakın para tamamen yönetim kabiliyetsizliğinden dolayı çarçur edilmiş durumda ve kimse de bunun hesabını vermiyor. Normal bir demokraside birinin istifa etmesi gerekiyor. Böyle bir öngörüsüzlük için. S400 alınırken Amerika’nın buna karşı olduğu bilinmiyor muydu? Herkesin bildiği bir şey, tamamen yöneticilerin hatası. Rusya’ya yakınlaşmak için yapılmış bir hamle. Kaldı ki aynı Rusya’nın 34 askerimizin şehit olmasında sorumluluğu var. Bu anlamda gidip oraya yaranma çabasıyla alınan bu S400’ler elimizde patladı. Paramızı geri alamıyoruz, ‘F16’ları yenileyim’, değişik değişik açıklamalar var. Amerika diyor ki ‘parayla ilgili bir şey konuşmadık.’ Bizim yetkilimiz, Erdoğan ‘parayı konuştuk’ dedi. Arada değişik değişik açıklamalar var. Oldu bitti anlayışı ile, ‘yaptık kapatalım bu konuyu’ anlayışıyla yalap şap gidiyor. Komisyonda da bu konu konuşuluyor ama AKP yine yapacağını yaptı, soru cevap bölümüne geçti… Kesinlikle büyük bir hatadır. Bu yapılanlar, S400 hamlesi ve sonrasında F35’ten kaynaklanan Türkiye’deki üreticilerin de büyük zararı söz konusu. Bizim modern bir savaş uçağına ulaşmamızda da sıkıntı doğacak. 20 yıldır iktidarda, yerli savaş uçağı hep dilinde ama ortada bir şey yok, kimsenin gördüğü bir şey de yok. Hep bir vaat, ‘seneye olacak’, ortada bir şey yok. Çok büyük bir zafiyet söz konusu. Bu konudaki sorumluların istifa etmesi lazım, çağdaş demokrasilerde gereken budur.” Özgür Ceylan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın sunumundaki “S-400 bir savunma silah sistemi olup; S-300, NATO İttifakı içinde nasıl kullanılıyorsa, S-400 sistemi de bizde aynı şekilde kullanılacaktır” açıklamasını ise şu sözlerle değerlendirdi: "LOBİ FİRMASINA PARA VERİLEREK, DÜZELTİLMEYE ÇALIŞILIYOR" “Böyle bir sorun yoksa niye bunu yaşıyoruz. NATO S300’ü kullanıyor da S400’e niye izin vermiyor? Tamamen bilgi kirliliği bu. Konuyu kendilerine göre değiştirerek anlatıyorlar. Hep bunu yapıyor zaten AKP. Şimdi orada bunun düzeltilmesi için bir lobi firmasına para verilerek, anlaşma yapılarak, bunun düzeltilmeye çalışıldığını da biliyoruz 1 milyon dolar civarı parayla. Bir yanlış yaptılar, bundan dönmeye çalışıyorlar. Çok büyük bir yönetim zaafı var.” Ceylan, Akar’ın “Bu dönüşüm ile şirketimiz, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra dost ve müttefiklerimizin de gelişen ve artan ihtiyaçlarına cevap verebilecektir” açıklaması için de şunları söyledi: “Makine Kimya bizim gözbebeğimiz, hep de göz bebeğimiz olarak kalacak. Bu yapılan hamle anonim şirketleştirerek; ‘daha etkin rekabet edeceğiz, ihracat yapacağız, uçacağız, kaçacağız.’ Tek adam rejiminin en kötü yanlarından biri kararname ile çıkartmaları. Ne istiyorsanız, hangi yetkiyi istiyorsanız buyurun verelim. Anonim şirketin yapamadığı neyi yapıyorsa, onları yapmak için yetki verelim. Bizim endişemiz; bunun bölüp parçalanarak satılması, fabrika satılması, işçilerin hak kayıplarından doğan haksızlıkların olması. Hala da söylüyoruz. Makine Kimya düzgün yönetilirse, biz bütün desteği vermeye hazırız, hala rekabetçi olabilir, böyle pek çok devlet kurumu var, aynı şekilde işletilebilir, illa anonim şirket olmasına gerek yok.” "AKP'NİN DIŞ POLİTİKADAKİ AMACI SANKİ SİHA VE İHA'LARIN SATILMASI GİBİ" TSK’nın Afganistan’da yeniden görevlendirilmeme ihtimali üzerine Ceylan, şu değerlendirmeleri yaptı: “Böyle bir görev verilecek herhalde. Taliban ile görüşmeleri bu yönde gidiyor. En baştan beri bu konuda izlenen siyaseti yanlış AK Parti’nin. Biz bir tek mehmetçiğimizin bile burnunu kanamamasını istiyoruz. Atatürk’ün dış politikadaki vizyonu ‘yurtta sulh cihanda sulh’tur. AKP’nin çoğu zaman dış politikadaki özellikle savunma alanındaki yönelmesini ve dış politika amacını sanki bu SİHA ve İHA’ların satılması gibi hissediyoruz, pazarlama faaliyeti gibi hissediyoruz. Bu da bizi çok üzüyor. Yalnızca ürün satabilmek için bu kargaşanın içine giriyormuşuz gibi izlenim elde ediyoruz. Bizim duruşumuz net, aynı şekilde devam edeceğiz, gelişmeleri izleyerek gerekli organlarımız açıklamaları yapacaktır.” Tank Palet Fabrikası’na değinen Özgür Ceylan, “Gündeme getirdik. ‘18 ay sonra üretilecek’ dendi, 36 ay sonra hala bir şey yok. Bakan sunumunda, ‘tank palet fabrikası yaptığı işleri devam ettiriyor ama BMC’ye para ödüyor’ diyor. Bu da çok ilginç. Zaten yaptığımız işleri parayla yapmaya başladık. Bizim orada buna, ‘çayın taşıyla çayın kuşunu vurmak’ derler. Zaten yapılan bir şeyi, şimdi yaptığımız için bir de para ödüyoruz. Zaten bizim olan fabrika, zaten üretim, bakım yapıyordu. Tank da yok ortada. ‘Güney Kore’den motor alınacak’ deniyor, hani biz üretecektik? Yine dışa bağımlıyız. Bu iş neresinden tutarsanız tutun, tel tel dökülen bir iş” diye konuştu.
Pencereyi Kapat
TBMM Milli Savunma Komisyonu CHP Sözcüsü Özgür Ceylan, Türkiye’nin F35 savaş uçağı projesinden çıkarılmasının ardından belirsizliği süren savaş uçağı tedariki ile ilgili “Ciddi bir kaynak çarçur edilmiş durumda ve kimse de bunun hesabını vermiyor. Normal bir demokraside, birinin böyle bir öngörüsüzlük için istifa etmesi gerekiyor. S400 alınırken Amerika’nın buna karşı olduğu bilinmiyor muydu? Tamamen yöneticilerin hatası. Rusya’ya yakınlaşmak için yapılmış bir hamle. Gidip oraya yaranma çabasıyla alınan bu S400’ler elimizde patladı. Paramızı geri alamıyoruz. Çok büyük bir zafiyet konusu” dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Milli Savunma Bakanlığı 2020 kesin hesabı ve 2022 bütçe görüşmeleri devam ederken; Milli Savunma Komisyonu CHP Sözcüsü ve Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, ANKA Haber Ajansı’nın sorularını yanıtladı.

CHP’nin Suriye-Irak tezkeresine “Hayır” oyunun ardından bölgedeki faaliyetleri nasıl değerlendireceğine ilişkin Ceylan, “Gelişmeleri takip edeceğiz. Oradaki bizim duruşumuz, farklı bir duruş. Bu duruşumuzun arkasındayız. Sonuna kadar yaşananları da takip edip devamında gelişmelerle ilgili kamuoyuna gerekli bilgileri vereceğiz” dedi.

“CİDDİ BİR KAYNAK ÇARÇUR EDİLMİŞ DURUMDA”

Türkiye’nin F35 uçağından çıkarılmasının güvenlik açısından bir zafiyet doğurup doğurmayacağı sorusuna ise Ceylan, şu yanıtı verdi:

“Kesinlikle bir zafiyet. Ciddi bir kaynak çarçur edilmiş durumda. Bir tarafta 1,4 milyar bir tarafta 2,5 milyar dolar olmak üzere 4 milyar dolara yakın para tamamen yönetim kabiliyetsizliğinden dolayı çarçur edilmiş durumda ve kimse de bunun hesabını vermiyor. Normal bir demokraside birinin istifa etmesi gerekiyor. Böyle bir öngörüsüzlük için. S400 alınırken Amerika’nın buna karşı olduğu bilinmiyor muydu? Herkesin bildiği bir şey, tamamen yöneticilerin hatası. Rusya’ya yakınlaşmak için yapılmış bir hamle. Kaldı ki aynı Rusya’nın 34 askerimizin şehit olmasında sorumluluğu var. Bu anlamda gidip oraya yaranma çabasıyla alınan bu S400’ler elimizde patladı. Paramızı geri alamıyoruz, ‘F16’ları yenileyim’, değişik değişik açıklamalar var. Amerika diyor ki ‘parayla ilgili bir şey konuşmadık.’ Bizim yetkilimiz, Erdoğan ‘parayı konuştuk’ dedi. Arada değişik değişik açıklamalar var. Oldu bitti anlayışı ile, ‘yaptık kapatalım bu konuyu’ anlayışıyla yalap şap gidiyor. Komisyonda da bu konu konuşuluyor ama AKP yine yapacağını yaptı, soru cevap bölümüne geçti… Kesinlikle büyük bir hatadır. Bu yapılanlar, S400 hamlesi ve sonrasında F35’ten kaynaklanan Türkiye’deki üreticilerin de büyük zararı söz konusu. Bizim modern bir savaş uçağına ulaşmamızda da sıkıntı doğacak. 20 yıldır iktidarda, yerli savaş uçağı hep dilinde ama ortada bir şey yok, kimsenin gördüğü bir şey de yok. Hep bir vaat, ‘seneye olacak’, ortada bir şey yok. Çok büyük bir zafiyet söz konusu. Bu konudaki sorumluların istifa etmesi lazım, çağdaş demokrasilerde gereken budur.”

Özgür Ceylan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın sunumundaki “S-400 bir savunma silah sistemi olup; S-300, NATO İttifakı içinde nasıl kullanılıyorsa, S-400 sistemi de bizde aynı şekilde kullanılacaktır” açıklamasını ise şu sözlerle değerlendirdi:

"LOBİ FİRMASINA PARA VERİLEREK, DÜZELTİLMEYE ÇALIŞILIYOR"

“Böyle bir sorun yoksa niye bunu yaşıyoruz. NATO S300’ü kullanıyor da S400’e niye izin vermiyor? Tamamen bilgi kirliliği bu. Konuyu kendilerine göre değiştirerek anlatıyorlar. Hep bunu yapıyor zaten AKP. Şimdi orada bunun düzeltilmesi için bir lobi firmasına para verilerek, anlaşma yapılarak, bunun düzeltilmeye çalışıldığını da biliyoruz 1 milyon dolar civarı parayla. Bir yanlış yaptılar, bundan dönmeye çalışıyorlar. Çok büyük bir yönetim zaafı var.”

Ceylan, Akar’ın “Bu dönüşüm ile şirketimiz, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra dost ve müttefiklerimizin de gelişen ve artan ihtiyaçlarına cevap verebilecektir” açıklaması için de şunları söyledi:

“Makine Kimya bizim gözbebeğimiz, hep de göz bebeğimiz olarak kalacak. Bu yapılan hamle anonim şirketleştirerek; ‘daha etkin rekabet edeceğiz, ihracat yapacağız, uçacağız, kaçacağız.’ Tek adam rejiminin en kötü yanlarından biri kararname ile çıkartmaları. Ne istiyorsanız, hangi yetkiyi istiyorsanız buyurun verelim. Anonim şirketin yapamadığı neyi yapıyorsa, onları yapmak için yetki verelim. Bizim endişemiz; bunun bölüp parçalanarak satılması, fabrika satılması, işçilerin hak kayıplarından doğan haksızlıkların olması. Hala da söylüyoruz. Makine Kimya düzgün yönetilirse, biz bütün desteği vermeye hazırız, hala rekabetçi olabilir, böyle pek çok devlet kurumu var, aynı şekilde işletilebilir, illa anonim şirket olmasına gerek yok.”

"AKP'NİN DIŞ POLİTİKADAKİ AMACI SANKİ SİHA VE İHA'LARIN SATILMASI GİBİ"

TSK’nın Afganistan’da yeniden görevlendirilmeme ihtimali üzerine Ceylan, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Böyle bir görev verilecek herhalde. Taliban ile görüşmeleri bu yönde gidiyor. En baştan beri bu konuda izlenen siyaseti yanlış AK Parti’nin. Biz bir tek mehmetçiğimizin bile burnunu kanamamasını istiyoruz. Atatürk’ün dış politikadaki vizyonu ‘yurtta sulh cihanda sulh’tur. AKP’nin çoğu zaman dış politikadaki özellikle savunma alanındaki yönelmesini ve dış politika amacını sanki bu SİHA ve İHA’ların satılması gibi hissediyoruz, pazarlama faaliyeti gibi hissediyoruz. Bu da bizi çok üzüyor. Yalnızca ürün satabilmek için bu kargaşanın içine giriyormuşuz gibi izlenim elde ediyoruz. Bizim duruşumuz net, aynı şekilde devam edeceğiz, gelişmeleri izleyerek gerekli organlarımız açıklamaları yapacaktır.”

Tank Palet Fabrikası’na değinen Özgür Ceylan, “Gündeme getirdik. ‘18 ay sonra üretilecek’ dendi, 36 ay sonra hala bir şey yok. Bakan sunumunda, ‘tank palet fabrikası yaptığı işleri devam ettiriyor ama BMC’ye para ödüyor’ diyor. Bu da çok ilginç. Zaten yaptığımız işleri parayla yapmaya başladık. Bizim orada buna, ‘çayın taşıyla çayın kuşunu vurmak’ derler. Zaten yapılan bir şeyi, şimdi yaptığımız için bir de para ödüyoruz. Zaten bizim olan fabrika, zaten üretim, bakım yapıyordu. Tank da yok ortada. ‘Güney Kore’den motor alınacak’ deniyor, hani biz üretecektik? Yine dışa bağımlıyız. Bu iş neresinden tutarsanız tutun, tel tel dökülen bir iş” diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gunestv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.