Gündem

SOL Parti’den Birleşik Mücadele Çağrısı

SOL Parti, Ankara’da düzenlenen etkinlikte emperyalizme ve tek adam rejimine karşı birleşik mücadele çağrısı yaptı. Önder İşleyen: Tehlike sanıldığından büyük, buna karşı birleşmek zorundayız.

Abone Ol

SOL Parti, Ankara’da düzenlenen etkinlikte emperyalizme, siyasal İslamcı tek adam rejimine ve neoliberal politikalara karşı ortak mücadele çağrısı yaptı. Parti Sözcüsü Önder İşleyen, “Bir eşikteyiz ve yol ayrımındayız. Tehlike sanıldığından büyük. Buna karşı birleşmek zorundayız” dedi.

SOL Parti Ankara’da Buluştu: “Türkiye Yol Ayrımında”

SOL Parti, Ankara MMO Kültür Merkezi’nde düzenlediği etkinlikte emperyalizme, siyasal İslamcı yönetim anlayışına ve neoliberal sisteme karşı ortak mücadele çağrısında bulundu. Etkinlikte konuşan parti yöneticileri, Türkiye’nin tarihsel bir eşikten geçtiğini vurguladı.

Göksu Cengiz: “Türkiye Bu Gerici Karanlığa Sığmaz”

SOL Parti MYK Üyesi Göksu Cengiz, iki bin yirmi beş yılının bölgede yoğun emperyalist saldırganlıkla geçtiğini belirterek, bu süreçte tek adam rejiminin baskılarının arttığını söyledi.

Cengiz, buna karşın halkın farklı kesimlerinin bir araya geldiği güçlü bir toplumsal muhalefetin de ortaya çıktığını ifade ederek, “Türkiye’nin büyük bir ilerici devrimci birikimi var. İki bin yirmi dört seçimleri halkın bu gerici karanlığa teslim olmayacağını gösterdi” dedi.

İsmail Hakkı Tombul: “Türkiye Emperyalist Bir Dönüşüm Sürecine Sokuldu”

Parti Sözcüsü İsmail Hakkı Tombul, Cumhuriyet’in özellikle NATO’ya girişle birlikte emperyalist bir dönüşüm sürecine girdiğini savundu. Tombul, Büyük Orta Doğu Projesi kapsamında Türkiye’ye biçilen role AKP ve MHP’nin talip olduğunu söyleyerek, bugün gelinen noktada siyasal İslamcı, faşist bir tek adam rejiminin ülkeyi yönettiğini ifade etti.

Bu rejimin laiklik, bağımsızlık ve demokrasi gibi Cumhuriyet’in temel kazanımlarını tasfiye ettiğini belirten Tombul, tüm muhalif güçleri yan yana getirecek birleşik bir mücadele hattına ihtiyaç olduğunu vurguladı.

İlknur Başer: “En Acil Görev Tek Adam Rejiminin Sonlandırılmasıdır”

Parti Sözcüsü İlknur Başer ise Türkiye’nin demokratik yeniden kuruluşu için en acil görevin mevcut tek adam rejiminin sona erdirilmesi olduğunu söyledi.

Başer, laiklik olmadan demokratik dönüşümün mümkün olmayacağını belirterek, laikliğin kadınların, emekçilerin, ezilen kimliklerin ve LGBT artı bireylerinin yaşam güvencesi olduğunu dile getirdi. Tüm inançların ve kimliklerin eşit yurttaşlık temelinde güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

Gizem Özdem: “Emekçi Halk Borç ve Güvencesizliğe Mahkum Edildi”

Parti Sözcüsü Gizem Özdem, ülkede büyük bir servet transferi yaşandığını, emekten alınan kaynakların sermayeye aktarıldığını söyledi. IMF güdümlü Şimşek programının işçileri yoksulluğa, emeklileri açlığa, gençleri geleceksizliğe sürüklediğini belirten Özdem, emekçi halkın borçlanmaya ve güvencesizliğe mahkum edildiğini ifade etti.

Özdem, buna rağmen işçilerin, emeklilerin ve gençlerin mücadeleyi büyüttüğünü, bunun da AKP iktidarının meşruiyetini yitirdiğinin açık göstergesi olduğunu söyledi.

Önder İşleyen: “Tehlike AKP’nin Geleceğinden Daha Büyük”

Etkinliğin kapanış konuşmasını yapan SOL Parti Sözcüsü Önder İşleyen, Türkiye’nin kritik bir yol ayrımında olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bir eşikteyiz ve bir yol ayrımındayız. Karşı karşıya olduğumuz tehlike sanıldığından büyüktür. Planları Irak’tan sonra İran’a uzanan bir askeri kuşatma, bölgede bir Sünni hattı kurmak ve İsrail ile Amerika belirleyiciliğinde gerici bir ittifak oluşturmaktır. Türkiye’ye biçilen rol budur.”

AKP ve MHP’nin halka dayanarak ayakta kalamayacağını bildiği için Trump’ın uzattığı ipe sarıldığını savunan İşleyen, karşı karşıya olunan tablonun sadece AKP iktidarının sürüp sürmemesi meselesi olmadığını söyledi.

İşleyen, “Bu ülkenin bütün geleceğini teslim alacak ve Türkiye’yi Büyük Orta Doğu bataklığına daha fazla saplayacak bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Buna karşı birleşmek zorundayız” dedi.

Muhalefetin parçalı yapısına da dikkat çeken İşleyen, emperyalizme, şeriata ve faşizme karşı laiklik, demokrasi ve bağımsızlık temelinde birleşik, örgütlü bir halk muhalefetinin zorunlu olduğunu vurguladı.