<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Güneş TV</title>
    <link>https://www.gunestv.com</link>
    <description>Güneş TV, Türkiye'nin haber kaynağı. Güncel haberler, son dakika gelişmeleri, analizler ve özel röportajlarla gündemi takip edin. Tarafsız ve güvenilir habercilik anlayışıyla Güneş TV her an yanınızda.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gunestv.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 27 Aug 2026 20:31:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Mezitli'de Yaz Dönemi Yüzme Kursları Sona Erdi: 1330 Vatandaş Yüzme Öğrendi]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/mezitlide-yaz-donemi-yuzme-kurslari-sona-erdi-1330-vatandas-yuzme-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/mezitlide-yaz-donemi-yuzme-kurslari-sona-erdi-1330-vatandas-yuzme-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mezitli Belediyesi’nin 15 Haziran'dan bu yana düzenlediği yaz yüzme kurslarının 5’inci etabı başarıyla tamamlandı. Uzman eğitmenler eşliğinde yürütülen program kapsamında toplam 1170 öğrenci ve 160 yetişkin kadın yüzme öğrenerek yaz dönemini sporla geçirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mezitli Belediyesi, her yaştan ilçe sakinini sporla buluşturma hedefiyle başlattığı yaz yüzme kurslarına kesintisiz devam ediyor. 10–21 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 5’inci dönem eğitimlerinde, 145 öğrenci temel ve ileri düzey yüzme derslerini başarıyla bitirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>15 Haziran'dan bu yana alanında uzman eğitmenler eşliğinde yürütülen program sayesinde 1170 çocuk ve genç yüzme eğitimi alarak yaz tatilini verimli bir şekilde değerlendirdi.</p>

<p><strong>160 Yetişkin Kadın Yüzme Öğrendi</strong></p>

<p>"Her yaş spordan faydalanmalı" anlayışıyla hareket eden Mezitli Belediyesi, yetişkinleri de unutmadı. Kadınlara yönelik açılan özel gruplarda sezon boyunca 160 yetişkin kadın kursları başarıyla tamamlayarak sertifikalarını aldı.</p>

<p><strong>"Sporu Her Yaşta Ulaşılabilir Kılıyoruz"</strong></p>

<p>Spor imkânlarını ilçenin geneline yaymayı hedeflediklerini vurgulayan Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, yürütülen çalışmalar hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Çocukların ve gençlerin sporla iç içe büyümesini önemsediklerini belirten Başkan Tuncer, her yaştan hemşehrinin spor yapabileceği alanları ve imkânları artırmayı hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p><strong>"Mezitli’de Çalışmalarımızı Sürdüreceğiz"</strong></p>

<p>Yüzme kurslarının başarısına dikkat çeken Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:</p>

<p>"Yüzme kurslarımızda bugüne kadar 1170 öğrencimize, ayrıca 160 yetişkin kadınımıza eğitim ulaştırmış olmaktan mutluluk duyuyoruz. Mezitli’de sporu daha ulaşılabilir hale getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/mezitlide-yaz-donemi-yuzme-kurslari-sona-erdi-1330-vatandas-yuzme-ogrendi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/yuzme.jpg" type="image/jpeg" length="84934"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tırtar Yaylası’nda Unutulmaz Buluşma: Yörük Yaşamının Arkasındaki Büyük Gerçek]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/tirtar-yaylasinda-unutulmaz-bulusma-yoruk-yasaminin-arkasindaki-buyuk-gercek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/tirtar-yaylasinda-unutulmaz-bulusma-yoruk-yasaminin-arkasindaki-buyuk-gercek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin’in Toroslar ilçesindeki 1550 rakımlı Tırtar Yaylası, coşkulu bir organizasyonla Kardeş Göçerler Yörük Etkinliği'ne ev sahipliği yaptı. İki gün süren buluşmada konuşan Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Yörüklüğün sadece folklorik bir öge olmadığını belirterek sofralardaki gıda krizine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız'ın ev sahipliğinde Şekerçeşme mevkisinde düzenlenen ve iki gün süren Kardeş Göçerler Yörük Etkinliği, renkli görüntülere sahne oldu. Temsili Yörük göçü ve göç duasıyla başlayan organizasyon, binlerce vatandaşı bir araya getirdi.</p>

<p>Dev organizasyonun açılışına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış ve çok sayıda yurttaş katıldı. Etkinlik boyunca kıl çadırlar kurulurken yöresel lezzetler ve el sanatı ürünleri sergilendi, konserler ve halk oyunları gösterileriyle coşku zirveye ulaştı.</p>

<p><strong>"İnsanlar Kendi Özüne Dönmek İstiyor"</strong></p>

<p>Etkinliğe gösterilen yoğun ilgiyi değerlendiren Başkan Abdurrahman Yıldız, ilçede ciddi bir sosyalleşme ihtiyacı olduğuna dikkat çekti. Yıldız, yaşanan buluşmanın Toroslar’ın gerçek kimliğini yansıttığını belirterek, insanların kendi özüyle kucaklaşmak istediğini ifade etti.</p>

<p>Bu buluşmanın sadece yerel bir etkinlik olmadığını vurgulayan Yıldız; Toroslar'daki göçerlerin yanı sıra bu ülkenin tüm Yörüklerini, göçerlerini ve koçerlerini kapsayan geniş bir öze dönüş hareketi yaşandığını ve etkinliğin toplumda çok güçlü bir karşılık bulduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>"Yörüklük Sadece Bir Folklorik Öge Değildir"</strong></p>

<p>Yörüklük kültürünün son yıllarda siyaset tarafından bir hamaset malzemesi haline getirildiğine vurgu yapan Toroslar Belediye Başkanı Yıldız, temel amaçlarının sadece folklorik değerleri yaşatmak olmadığını kaydetti.</p>

<p>Amaçlarının Yörüklüğün sürdürülebilir bir yaşam tarzı olduğunu kanıtlamak olduğunu söyleyen Yıldız, bu yaşam tarzının korunması için kapsamlı tarım politikalarının ve devlet desteklerinin şart olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>"Peynirin ve Etin Azalmasının Nedeni Yörüklüğün Korunamamasıdır"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yörüklük kültürünün doğrudan ülkenin gıda güvencesiyle bağlantılı olduğuna dikkat çeken Başkan Yıldız, mutfaktaki ekonomik krize ve gıda eksikliğine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Yıldız, "Her geçen gün soframıza gelen peynirin azalması, yoğurdun azalması, etin artık neredeyse hiç soframıza gelmemesinin nedeni Yörüklüğün korunamaması, Yörüklüğün tarım politikası ile sürdürülebilir hale getirilememesi" diyerek durumun ciddiyetini özetledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/tirtar-yaylasinda-unutulmaz-bulusma-yoruk-yasaminin-arkasindaki-buyuk-gercek</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 20:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/agency/anka/tirtar-yaylasinda-unutulmaz-bulusma-yoruk-yasaminin-arkasindaki-buyuk-gercek.jpg" type="image/jpeg" length="39069"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[19 Yaşındaki Teknisyen Duran Nazlı YHT Şantiyesinde Akıma Kapılarak Can Verdi!]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/19-yasindaki-teknisyen-duran-nazli-yht-santiyesinde-akima-kapilarak-can-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/19-yasindaki-teknisyen-duran-nazli-yht-santiyesinde-akima-kapilarak-can-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nevşehir’in Kozaklı ilçesindeki Yüksek Hızlı Tren (YHT) şantiyesinde çalışan 19 yaşındaki genç elektrik teknisyeni Duran Nazlı, feci şekilde elektrik akımına kapıldı. Hastaneye kaldırılan talihsiz genç, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yozgat'ın Yerköy ilçesi ile Kayseri arasında yapımı devam eden Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattı şantiyesinde acı bir olay yaşandı. YHT hattının Yozgat'ın Şefaatli ilçesi ile Nevşehir'in Kozaklı ilçesi arasında kalan şantiye alanında görev yapan 19 yaşındaki genç elektrik teknisyeni Duran Nazlı, mesai harcadığı sırada yüksek gerilim akımına kapıldı.</p>

<p>Olayın ardından şantiyedeki mesai arkadaşları durumu vakit kaybetmeksizin sağlık ve güvenlik ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, elektrik akımına kapılarak ağır yaralanan genç teknisyene ilk müdahaleyi şantiye alanında gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Tüm Müdahalelere Rağmen Kurtarılamadı"</strong></p>

<p>Olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla Kozaklı Devlet Hastanesi’ne sevk edilen Duran Nazlı, doktorların gösterdiği yoğun çabaya rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Genç yaştaki acı ölüm, şantiyedeki çalışma arkadaşlarını ve ailesini yasa boğdu.</p>

<p>Talihsiz gencin cansız bedeni, otopsi işlemleri tamamlanmak üzere Nevşehir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Acı haberi alan aile, sabah saatlerinde Nevşehir'e giderek evlatlarının cenazesini teslim aldı ve defin işlemleri için Yozgat'ın Yerköy ilçesine getirdi.</p>

<p><strong>"Jandarma Soruşturma Başlattı"</strong></p>

<p>19 yaşındaki genç teknisyenin hayatını kaybettiği iş kazasının ardından adli süreç başlatıldı. Kozaklı İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, şantiye alanındaki olayın meydana geliş sebebini ve ihmal unsurlarını araştırmak üzere geniş çaplı soruşturmasını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/19-yasindaki-teknisyen-duran-nazli-yht-santiyesinde-akima-kapilarak-can-verdi</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/agency/anka/19-yasindaki-teknisyen-duran-nazli-yht-santiyesinde-akima-kapilarak-can-verdi.jpeg" type="image/jpeg" length="59640"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazilerden İsyan: "Kızımın Düğününe 20 Gün Var, Parkta Sürünüyorum!"]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/gazilerden-isyan-kizimin-dugunune-20-gun-var-parkta-surunuyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/gazilerden-isyan-kizimin-dugunune-20-gun-var-parkta-surunuyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Kurtuluş Parkı’nda eşit özlük hakları talebiyle oturma eylemi yapan er gaziler ve şehit aileleri, eylemlerinin 42’nci gününe girdi. Parklarda zor şartlar altında mücadele veren gaziler, engellemelere ve duyarsızlığa tepki göstererek haklarını alana kadar geri adım atmayacaklarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin 81 ilinden Ankara’ya gelen er şehit aileleri ve er gazilerin, rütbe ayrımı yapılmaksızın eşit özlük haklarına sahip olma talebiyle başlattıkları oturma eylemi kararlılıkla sürdürülüyor. Eylemlerinin 42’nci gününü Kurtuluş Parkı’nda geçiren gazilere vatandaşlar yiyecek ve içecek desteği sağlayarak sahip çıkıyor. Emniyet otobüsleriyle parka getirildiklerini aktaran gaziler, devlet kanadından herhangi bir yetkilinin hâlâ durumlarını sormadığından yakındı.</p>

<p><strong>"Bizimle Daha Fazla Oynamayın"</strong></p>

<p>Bilkent Gazi Uyumevi’nin kendilerine zorluk çıkardığını ve içeri alınmadıklarını belirten er gaziler, marjinalleştirilme çabalarına da sert yanıt verdi. Rütbe ayrımına karşı duran bir gazi, hak arayışlarını şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p>"Onur mücadelemizi veriyoruz çünkü şehidin, gazinin rütbesi olmaz. Biz eriz diye bizi bu kadar aşağılayamazlar. Aynı canı taşıdık, aynı canı verdik biz de orada. Biz özlük haklarımızı talep ediyoruz, başka derdimiz yok. Bizi siyasilerle anmaya başladılar, siyasilerle hiçbir alakamız yok. Verin onursal hakkımızı, biz de gidelim evimize. Bizim de çoluk çocuğumuz var; bizlerle daha fazla oynamayın, park park gezdirmeyin. Biz eşitlik istiyoruz."</p>

<p><strong>"Kızımın Düğününe 20 Gün Kaldı Parklarda Sürünüyorum"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1999 yılında Tokat Erbaa İlçe Jandarma Komutanlığı’na düzenlenen roketli saldırıda ayağını kaybeden ve eylemin ilk gününde Güvenpark’ta kolu kırılan bir diğer er gazi ise mağduriyetini ve tepkisini şu ifadelerle aktardı:</p>

<p>"Haklı davamızla buradayız, mücadelemize devam ediyoruz. Biz emsal haklarımızı istiyoruz, almadan da gitmiyoruz. Bizi oradan oraya sürüklüyorlar, ne yaparlarsa yapsınlar hakkımızı almadan hiçbir yere gitmiyoruz. Uyumevinde yer yok diyorlar. Orası bizim için yapıldı, halkın desteğiyle yapıldı; bizi evimize almıyoruz. Biz bu ülke için ne yaptık? 'Öl' dediler, gittik dağda gazi olduk. Bu bize reva mı? Büyük kızımın düğünü var, 20 gün kaldı. Ben parklarda sürünüyorum. Bizim hakkımızı versinler, teslim etsinler. Artık yeter diyorum."</p>

<p><strong>"Öcalan’a Sayın Diyenlerin Gazilere Marjinal Demesini Önemsemiyoruz"</strong></p>

<p>Göçebe gibi sürüklendiklerini ve dışarıda yatmak zorunda kaldıklarını vurgulayan gazilere yurt dışından da destek geldi. İngiltere’den sırf gazilere destek vermek amacıyla Ankara’ya gelen bir vatandaş, "Onlara yalnız olmadıklarını anlatmak için buraya geldim. Bugün öğrendim ki gazilerimize marjinal demişler. Öcalan’a ‘sayın’ diyenlerin gazilerimize ‘marjinal’ demesini önemsemiyoruz. Gazilerimizin yanındayız" diyerek tepkisini ortaya koydu. Kurtuluş Parkı’nda toplanan gaziler, eşit haklar verilene kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı olduklarını yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/gazilerden-isyan-kizimin-dugunune-20-gun-var-parkta-surunuyorum</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 19:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/gaziler1.jpg" type="image/jpeg" length="84815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarlanın Ortasından Yükselen Ezgiler: Traktör Römorkunda 'Uzun İnce Bir Yoldayım']]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/tarlanin-ortasindan-yukselen-ezgiler-traktor-romorkunda-uzun-ince-bir-yoldayim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/tarlanin-ortasindan-yukselen-ezgiler-traktor-romorkunda-uzun-ince-bir-yoldayim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Beykoz’da alışılmışın dışında bir sanat olayına imza atıldı. 19 yaşındaki piyanist Kaan Karaçam, piyanoyu salonlardan çıkarıp traktör römorkuna taşıdı. Tarlanın ortasında Anadolu ezgilerini seslendiren genç yetenek, "Piyanoyu halka, üretimin kalbine indirmek istedim" sözleriyle dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da yaşayan 19 yaşındaki Kaan Karaçam, yıllardır konser salonları ve şık sahnelerle özdeşleşen piyanoyu bu kez tarlaya taşıdı. Beykoz’da bir tarlanın ortasında bu kez traktör sesi değil, piyano ezgileri yükseldi. Traktör römorkunu sahneye dönüştüren genç piyanist, piyanonsunun başına geçerek Anadolu’nun hafızasında yer eden eserleri toprağın ortasında seslendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıldız Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü’nde öğrenim gören ve yaklaşık 13 yıldır piyano çalan Karaçam, müziği alışılmış mekânların dışına taşıma fikriyle "Toprağın İzinde" projesini hayata geçirdi. Müzik çalışmalarının yanı sıra tiyatro başta olmak üzere farklı disiplinlerde de üretimler yapan genç piyanist, piyanoyu konser salonundan çıkarıp doğayla ve üretimin simgesi olan toprakla buluşturdu.</p>

<p><strong>"Piyanoyu Halka İndirmek İstedim"</strong></p>

<p>Sıra dışı projesinin ortaya çıkış hikâyesini ve gelecek hedeflerini anlatan Karaçam, piyanonun tarih boyunca belirli mekânlar ve toplumsal kesimlerle özdeşleştirildiğini vurguladı. Projenin çıkış noktasını aktaran genç piyanist, klasik konser anlayışının dışına çıkmak istediğini belirtti.</p>

<p>Karaçam, "Toprağın İzinde aslında çok farklı bir vizyonla ortaya çıkmış bir proje. Piyano, traktör ve tarla: Tabii bu üçü yan yana gelince insanları şaşırtıyor. Geçmişten günümüze piyano hep daha üst sınıfla, saraylarla bağdaştırılan bir enstrüman olageldi. Konserler de çoğu zaman mesafeli, biraz daha soğuk bir atmosferde gerçekleşti" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Arayışının detaylarını paylaşan Karaçam, "Ben kendi vizyonum gereği hep sınırların daha dışına çıkmak istedim. Piyanoyu halka indirmek istedim. Bir tarlaya, toprağa, yani üretimin kalbine taşımak istedim. Doğayla iç içe bir atmosfer yaratma düşüncem vardı. 'Toprağın İzinde' projesi de bu şekilde ortaya çıktı" dedi.</p>

<p><strong>"Anadolu'nun Kalbinden Çıkan Parçaları Seçtim"</strong></p>

<p>Repertuvarı oluştururken mekânın ruhundan hareket ettiğini dile getiren Karaçam, Anadolu'nun kültürel belleğinde yer etmiş eserlere yöneldiğini söyledi.</p>

<p>Sözlerine devam eden genç piyanist, "Böyle bir ortamda Anadolu'nun bağrından kopan, Anadolu'nun kalbinden çıkan parçaları seçmek istedim. 'Uzun İnce Bir Yoldayım', 'Selvi Boylum Al Yazmalım' gibi birçok Anadolu ezgisini seslendirdim" diye konuştu.</p>

<p><strong>"En Büyük Hedefim Ülkemi Temsil Etmek"</strong></p>

<p>Fizik eğitimiyle müzik çalışmalarını birlikte sürdüren Karaçam, gelecekte akademik alanda ilerlemeyi hedeflediğini, müzikte ise sınırları zorlayan projeler üretmeye devam etmek istediğini belirtti.</p>

<p>Gelecek hedeflerini açıklayan Karaçam, "Gelecek planlarımda akademik alanda ilerlemek var. Tabii bunun yanında bu sıra dışı, sınırların dışına çıkan vizyonumla ve özgün projelerle ülkemi temsil etmek de en büyük hedeflerimden biri" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/tarlanin-ortasindan-yukselen-ezgiler-traktor-romorkunda-uzun-ince-bir-yoldayim</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/agency/anka/tarlanin-ortasindan-yukselen-ezgiler-traktor-romorkunda-uzun-ince-bir-yoldayim.jpg" type="image/jpeg" length="78017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Efes Selçuk’ta Kış Hazırlığı Kolaylaşıyor: Salça Makinesi Vatandaşın Hizmetinde!]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/efes-selcukta-kis-hazirligi-kolaylasiyor-salca-makinesi-vatandasin-hizmetinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/efes-selcukta-kis-hazirligi-kolaylasiyor-salca-makinesi-vatandasin-hizmetinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Efes Selçuk Belediyesi, kış hazırlıklarının en zahmetli süreçlerinden biri olan salça yapımını kolaylaştırmak amacıyla salça makinesini mahalle mahalle gezdirerek vatandaşların kullanımına sunuyor. Belediye ekiplerinin desteğiyle yürütülen uygulamayla kadınların üzerindeki iş yükünün azaltılması ve kış hazırlıklarının çok daha kısa sürede tamamlanması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Efes Selçuk Belediyesi, kış mevsimi öncesinde vatandaşların bütçesine ve emeğine destek olmak amacıyla dikkat çeken bir hizmeti hayata geçirdi. Kent merkezindeki mahalleler ile kırsal yerleşim alanlarında başlatılan çalışmayla salça makinesi doğrudan mahallelere taşınıyor.</p>

<p><strong>28 Ağustos’a Kadar Mahalle Mahalle Gezecek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belediye tarafından temin edilen salça makinesi, 28 Ağustos tarihine kadar belirlenen takvim doğrultusunda kent merkezi ve köylerde hizmet vermeyi sürdürecek. Domateslerini hazırlayan vatandaşlar, belediye personellerinin sunduğu teknik destekle ürünlerini kolayca makineden geçirerek salçalık haline getiriyor. Özellikle yaz sıcaklarında yoğun emek ve zaman gerektiren bu süreç, verilen destek sayesinde oldukça pratik bir hal alıyor.</p>

<p><strong>"Bu İşleri Erkekler de Üstlensin, Ekiplerimiz Yardım Etsin"</strong></p>

<p>Uygulamanın çıkış noktasını ve hedeflerini açıklayan Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, kadınların yükünü hafifletmeyi amaçladıklarını vurguladı. Başkan Sengel açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Bu işe başlamadan önce kadınların salça hazırlığına çok vakit harcadığını fark ettik. Kadınlar çoğu zaman bu işleri tek başına yapıyor. Dedik ki; bu işleri erkekler de üstlensin, arkadaşlarımız salça makinesi ile onlara yardım etsin. Efes Selçuk’ta kadınlar ve erkekler yıllardır birlikte salça yapıyor aslında. Bereketli olsun, afiyet olsun."</p>

<p><strong>Vatandaşlardan Belediye Destekli Hizmete Teşekkür</strong></p>

<p>Mahallelerinde kurulan salça sıkma noktalarından yararlanan Efes Selçuklular, uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirdi. ZAMAN ve iş gücü tasarrufu sağladıklarını belirten ilçe sakinleri, desteklerinden dolayı Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve sahada görev yapan belediye çalışanlarına teşekkür etti.</p>

<p>Salça makinesi hizmet tarihleri, alanları ve randevu detayları hakkında bilgi almak isteyen vatandaşların SELBİM veya mahalle muhtarlıkları üzerinden iletişime geçebilecekleri bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/efes-selcukta-kis-hazirligi-kolaylasiyor-salca-makinesi-vatandasin-hizmetinde</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/salca-makina.jpg" type="image/jpeg" length="88427"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kedi Kurtarma Operasyonunda Acı Olay: 36 Yaşındaki Uzman Çavuş Yaşamını Yitirdi]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/kedi-kurtarma-operasyonunda-aci-olay-36-yasindaki-uzman-cavus-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/kedi-kurtarma-operasyonunda-aci-olay-36-yasindaki-uzman-cavus-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari’nin Derecik ilçesinde mahsur kalan bir kediyi kurtarma çalışmaları sırasında kontrolden çıkan itfaiye merdiveni devrildi. Olay anında bölgede bulunan 36 yaşındaki Uzman Çavuş K.Y., kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen şehit oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hakkari'nin Derecik ilçesine bağlı Merkez Mahallesi'nde kedi kurtarma operasyonu esnasında meydana gelen trajik kaza, tüm bölgeyi yasa boğdu. Mahsur kalan bir kediyi kurtarmak amacıyla olay yerine Derecik Belediyesi'ne ait itfaiye aracı sevk edildi.</p>

<p><strong>Henüz Bilinmeyen Bir Nedene Kaydı</strong></p>

<p>Kurtarma faaliyeti için itfaiye aracının merdiveni açıldığı sırada, henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü merdiven aniden kayarak devrildi. Talihsiz kaza esnasında olay yerinde bulunan 36 yaşındaki Uzman Çavuş K.Y., devrilen ağır merdivenin altında kaldı.</p>

<p><strong>Tüm Müdahalelere Rağmen Kurtarılamadı</strong></p>

<p>Çevredeki ekiplerin hızlı müdahalesiyle ağır yaralı olarak merdivenin altından çıkarılan askeri personele, ilk müdahale olay yerinde yapıldı. Ambulansla acilen hastaneye sevk edilen Çankırı nüfusuna kayıtlı uzman çavuş, doktorların gösterdiği tüm çabalara rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Acı olayın ardından yetkili birimler tarafından geniş çaplı inceleme başlatıldı. Kazanın kesin çıkış nedeni, gerçekleştirilecek teknik incelemelerin ardından netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/kedi-kurtarma-operasyonunda-aci-olay-36-yasindaki-uzman-cavus-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/agency/anka/kedi-kurtarma-operasyonunda-aci-olay-36-yasindaki-uzman-cavus-yasamini-yitirdi.jpg" type="image/jpeg" length="78704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adıyaman Yeni Kent Meydanı'nda 'Adalet' Nöbeti: Deprem Davalarında Hukuksuzluk Tepkisi!]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/adiyaman-yeni-kent-meydaninda-adalet-nobeti-deprem-davalarinda-hukuksuzluk-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/adiyaman-yeni-kent-meydaninda-adalet-nobeti-deprem-davalarinda-hukuksuzluk-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Peşinde Aileleri Platformu Adıyaman Temsilciliği, 6 Şubat deprem davalarındaki yargılama süreçlerine ve yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekmek amacıyla çadır açarak eylem başlattı. Platform Temsilcisi Celal Gezer, "Dördüncü yıldayız, somut bir yerde değiliz. Destek verin ki bu sistem değişsin" diyerek yurttaşlara çağrıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Peşinde Aileleri Platformu Adıyaman Temsilciliği, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlerin davalarındaki yargılama süreçlerine ve ailelerin adalet taleplerine dikkat çekmek üzere Adıyaman Yeni Kent Meydanı'nda çadır kurdu.</p>

<p>"Türkiye Tarihinde Görülmemiş Hukuksuzluklar Yaşanıyor"</p>

<p>Deprem davalarında ciddi bir cezasızlık ve adaletsizlik tablosuyla karşı karşıya kalındığını belirten Adalet Peşinde Aileleri Platformu Adıyaman Temsilcisi Celal Gezer, yargı süreçlerindeki tıkanıklığa dikkat çekti. Gezer, "Deprem davalarında belki Türkiye tarihinde görülmemiş hukuksuzluklar yaşanıyor. Bilirkişi raporlarıyla çok net olarak 'asli kusurlu' belirlenmiş kişiler, yerel mahkemelerin kararlarına rağmen salıveriliyorlar" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Dördüncü Yıldayız, Somut Bir Yerde Değiliz"</p>

<p>Sürdürülen yargılamalardan somut örnekler veren Celal Gezer, Kahramanmaraş Bad-ı Saba Konutları müteahhidi AK Partili Şahin Avşaroğlu'nun tahliye edilmesini, Adıyaman'da 65 kişinin yaşamını yitirdiği Sueda Kent Sitesi davasında sekiz duruşmaya rağmen karar çıkmamasını ve 124 kişinin hayatını kaybettiği Ebrar Sitesi G Blok davasında kamu görevlisi sanıklara iyi hal indirimi uygulanmasını sert bir dille eleştirdi.</p>

<p>Adıyaman Alitaşı Mahallesi'nde dokuz kişinin hayatını kaybettiği davada Karadeniz Teknik Üniversitesi raporuyla asli kusurlu bulunan sanıkların ilk duruşmasının depremden 3,5 yıl sonra, eylül ayında yapılacak olmasına tepki gösteren Gezer, şöyle devam etti:</p>

<p>"Yargıtay'a şu anda 14 tane deprem dosyası gitmiş durumda ve hala bir sonuç alamıyoruz. Bakın, dördüncü yıldayız. Somut, elle tutulur bir yerde değiliz hala. Bunları biz bugün konuşuyoruz. Bu konuşmamızın üzerinden bir zaman geçecek, bilmiyoruz ancak yeniden depremler olacak ve biz yine kaybedeceğiz. Yine canlarımız belki soğukta, belki sıcakta ama yine nefessiz kalacaklar."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Destek Verin Ki Bu Sistem Değişsin"</p>

<p>Gelecekte yaşanabilecek olası felaketlerde aynı acıların tekrarlanmaması için toplumsal desteğin hayati önem taşıdığını vurgulayan Gezer, tüm yurttaşları adalet mücadelesine katılmaya çağırdı. Gezer sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:</p>

<p>"Biz Adalet Peşinde Aileleri Platformu olarak tekrar, yeniden bu ülkenin insanlarının, bu canlarının hayatını kaybetmemesi için mücadele veriyoruz. Tüm halkımızı, yarın öbür gün kendi canlarını enkazda bırakmamak, onların peşinde yıllarca yas tutmaya mecbur kalmamaları için bu platforma davet ediyoruz. Destek verin, destek verin ki bu sistem değişsin. Basit bir çıkar ilişkisiyle siz en sevdiğiniz canınızı tonlarca betonun altında bırakmak zorunda kalıyorsunuz. Emin olun, o gün deprem olduğunda yalnız kalacaksınız. Siz bugün buradaki platformun mücadelesine destek verirseniz belki bir gün olacak bir katliamın önüne geçmiş olacaksınız."</p>

<p>16 Ağustos'ta Yeni Kent Meydanı'na Davet</p>

<p>Adıyaman halkını 16 Ağustos'ta Yeni Kent Meydanı'nda kurdukları adalet alanına davet eden Celal Gezer, "Biz bu ülkenin canlarının 2023-2026 ya da belki 2033 yılında betondan ölmesini istemiyoruz. Bunun için tüm Adıyaman halkını davet ediyorum. Bu mücadeleye destek verin" çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/adiyaman-yeni-kent-meydaninda-adalet-nobeti-deprem-davalarinda-hukuksuzluk-tepkisi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 21:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/agency/anka/adiyaman-yeni-kent-meydaninda-adalet-nobeti-deprem-davalarinda-hukuksuzluk-tepkisi.jpg" type="image/jpeg" length="38682"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şah-ı Merdan deyişinde Ali sırrı: Tarihsel kişilikten kozmik hakikate]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/sah-i-merdan-deyisinde-ali-sirri-tarihsel-kisilikten-kozmik-hakikate</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/sah-i-merdan-deyisinde-ali-sirri-tarihsel-kisilikten-kozmik-hakikate" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Şah-ı Merdan coşa geldi sırrı aşikâr eyledi” dizeleriyle başlayan deyiş, Hz. Ali’yi yalnızca tarihsel bir kişilik olarak değil; velâyetin, irfanın, adaletin ve ilahî nurun sembolü olarak anlatıyor. Sefil Ali’ye atfedilen eser, Alevî-Bektaşî düşüncesinin en önemli kavramlarından biri olan “Ali sırrı”nı güçlü bir tasavvuf diliyle işliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.gunestv.com/kula-minnet-eylemem-ne-anlatiyor-kul-nesiminin-yuzyillari-asan-mesaji"><strong>Alevî-Bektaşî şiir</strong></a> geleneğinde Hz. Ali, yalnızca İslam tarihinin önemli şahsiyetlerinden biri olarak ele alınmaz. O aynı zamanda velâyetin, hikmetin, adaletin, irfanın ve insan-ı kâmil düşüncesinin sembolüdür.</p>

<p>“Şah-ı Merdan coşa geldi sırrı aşikâr eyledi” dizesiyle başlayan ve son kıtasındaki “Sefil Ali’m” mahlası nedeniyle Sefil Ali’ye atfedilen deyiş de bu anlayışın en dikkat çekici örneklerinden biridir.</p>

<p>Şiirin merkezinde aslında tek bir soru vardır:</p>

<p><strong>Ali kimdir?</strong></p>

<p>Şiirin verdiği cevap ise tarihsel Hz. Ali’nin sınırlarını aşar.</p>

<h2>ŞAH-I MERDAN: ERLERİN ŞAHI</h2>

<p>Şiir şu dizelerle başlıyor:</p>

<p>“Şah-ı Merdan coşa geldi sırrı aşikâr eyledi<br />
Yağmuru yağdıran benim diye Ömer’e söyledi<br />
Ol dem şimşek yalabıdı yedi sema gürledi”</p>

<p>“Şah-ı Merdan”, “erlerin şahı” anlamına gelir ve Hz. Ali için kullanılan en önemli sıfatlardan biridir.</p>

<p>Ancak daha ilk kıtada Ali’nin yalnızca bir insan veya tarihsel kahraman olarak anlatılmadığı görülür.</p>

<p>Yağmurun yağması, şimşeğin çakması ve yedi kat göğün gürlemesi, Ali’nin kozmik bir güçle ilişkilendirilmesinin işaretleridir.</p>

<p>Buradaki “sır” kelimesi de şiirin anahtarlarından biridir.</p>

<p>Tasavvuf geleneğinde hakikatin görünen yüzünün arkasında başka bir anlam bulunduğu kabul edilir. Görünen “zahir”, gizli olan ise “batın”dır.</p>

<p>Şiirde Ali, işte bu gizli hakikatin taşıyıcısıdır.</p>

<h2>TARİHSEL ALİ’DEN KOZMİK ALİ’YE</h2>

<p>İkinci kıtada şiirin anlam alanı genişler:</p>

<p>“Ömer vardı ol Muhammed katına eyledi beyan<br />
Ali midir ya Muhammed arş-ı âlâda gürleyen<br />
Çarh-ı gerdun elindedir sırr-ı hikmet söyleyen”</p>

<p>Burada artık yeryüzündeki bir olaydan değil, “arş-ı âlâ”dan ve “çarh-ı gerdun”dan söz edilmektedir.</p>

<p>Arş, ilahî makamı; çarh-ı gerdun ise gökleri ve bütün kozmik düzeni simgeler.</p>

<p>Bu noktadan sonra şiirde anlatılan Ali, yalnızca Ebû Talib’in oğlu Hz. Ali değildir.</p>

<p>Ali, <strong>velâyetin ezelî hakikatinin adı</strong> hâline gelir.</p>

<p>Şiirin temel dönüşümü de burada gerçekleşir:</p>

<p><strong>Tarihsel Ali’den “Ali sırrı”na geçilir.</strong></p>

<h2>“HÜVEL EVVEL HÜVEL AHİR” DİZESİ NE ANLATIYOR?</h2>

<p>Deyişin en dikkat çekici bölümlerinden biri üçüncü kıtadır:</p>

<p>“Ol Muhammed buyurdu ki yektir Ali bir dedi<br />
Hüvel evvel hüvel ahir her şeye kadir dedi<br />
Ali’ye şek getirenler mutlaka kafir dedi”</p>

<p>“Hüvel evvel, hüvel ahir” ifadesi Kur’an’da Allah için kullanılan “O evveldir, O ahirdir” ifadesini hatırlatmaktadır.</p>

<p>Bu nedenle dizeler, şiiri sıradan bir Hz. Ali övgüsünün çok ötesine taşır.</p>

<p>Burada Ali’ye ilahî sıfatlar yüklenmektedir.</p>

<p>Ancak Alevî-Bektaşî tasavvufunda bu tür ifadeleri yalnızca kelime anlamıyla değerlendirmek şiirin düşünce dünyasını tam olarak açıklamaz.</p>

<p>Tasavvufta temel kavramlardan biri <strong>tecellidir</strong>.</p>

<p>Tecelli, ilahî hakikatin varlıkta görünmesi anlamına gelir.</p>

<p>Bu yaklaşımla Ali, Allah’tan bağımsız başka bir ilah olarak değil; <strong>ilahî sıfatların, velâyetin ve hakikatin en güçlü biçimde görünür olduğu insan</strong> olarak anlaşılır.</p>

<p>Bu nedenle şiirdeki Ali tasavvurunu açıklamak için “mazhar” kavramı da önemlidir.</p>

<p>Ali, Hakk’ın nurunun ve sıfatlarının mazharıdır.</p>

<h2>“KÜN DEYİNCE VAR EYLEDİ ON SEKİZ BİN ÂLEMİ”</h2>

<p>Şiirin dördüncü kıtasında Ali tasavvuru yaratılış düşüncesine kadar uzanır:</p>

<p>“Kün deyince var eyledi on sekiz bin âlemi<br />
Hem yazandır hem bozandır Levh-i Mahfuz kalemi<br />
Dertlilerin dermanıdır yarelinin merhemi”</p>

<p>“Kün”, Arapçada “Ol” anlamına gelir.</p>

<p>İslam ve tasavvuf düşüncesinde yaratılışın ilahî emrini ifade eder.</p>

<p>“On sekiz bin âlem” ise tasavvuf ve halk şiirinde bütün kâinatı anlatan sembolik bir ifadedir.</p>

<p>Şair burada Ali’yi doğrudan yaratılış sırrıyla ilişkilendirir.</p>

<p>Ancak kıtanın son dizesinde dikkat çekici bir dönüş vardır:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Dertlilerin dermanıdır, yarelinin merhemi.”</p>

<p>Kozmik büyüklük bir anda insana iner.</p>

<p>Ali yalnız göklerin ve yaratılışın sırrı değildir.</p>

<p>Aynı zamanda acı çeken insanın, mazlumun, yaralının ve dertlinin yanında duran kişidir.</p>

<p>Alevî-Bektaşî geleneğinde Ali sevgisinin güçlü toplumsal karşılığı da burada ortaya çıkar:</p>

<p><strong>Ali, kudret kadar adaletin ve merhametin de sembolüdür.</strong></p>

<h2>MUHAMMED-ALİ BİRLİĞİ</h2>

<p>Deyişin beşinci kıtasında sözlü aktarım nedeniyle bazı kelimelerin farklı biçimlerde söylendiği görülür.</p>

<p>Ancak kıtanın temelinde tasavvuf geleneğinde yaygın biçimde kullanılan:</p>

<p>“Lahmuke lahmî”</p>

<p>yani,</p>

<p><strong>“Etin etimdir”</strong></p>

<p>ifadesi bulunur.</p>

<p>Bu anlayış Muhammed ile Ali arasındaki ruhsal ve manevi birliği ifade eder.</p>

<p>Alevî-Bektaşî düşüncesinde Muhammed ile Ali birbirinden kopuk iki ayrı hakikati değil, aynı nurun iki görünümünü temsil eder.</p>

<p>Bu yaklaşım çoğu zaman:</p>

<p><strong>Muhammed nübüvvetin, Ali velâyetin temsilcisidir</strong></p>

<p>şeklinde açıklanır.</p>

<p>Peygamberlik Muhammed’de, velâyet Ali’de görünür.</p>

<p>Ancak her ikisinin kaynağı aynı ilahî nurdur.</p>

<p>Bu nedenle “Muhammed-Ali” ifadesi Alevî-Bektaşî düşüncesinde yalnız iki tarihsel kişiliğin yan yana anılması değildir.</p>

<p>Bir <strong>hakikat ve nur birliğine</strong> işaret eder.</p>

<h2>“HEM SAKİDİR HEM BAKİDİR NUR-U RAHMANIM ALİ”</h2>

<p>Deyişin bütün kıtalarını birbirine bağlayan en önemli bölüm ise nakarattır:</p>

<p>“Hem sakidir hem bakidir<br />
Nur-u Rahmanım Ali”</p>

<p>Bu dizeler şiirin anahtarını verir.</p>

<p>“Saki”, tasavvuf şiirinde aşk ve irfan şarabını sunandır.</p>

<p>Dolayısıyla Ali burada <strong>hakikat bilgisini sunan manevi rehber</strong>dir.</p>

<p>“Baki” ise kalıcı ve sonsuz anlamındadır.</p>

<p>Hz. Ali’nin tarihsel bedeni fanidir; ancak onun temsil ettiği velâyet, adalet ve hakikat anlayışı bakidir.</p>

<p>En dikkat çekici ifade ise:</p>

<p><strong>“Nur-u Rahmanım Ali”</strong></p>

<p>dizesidir.</p>

<p>Şair Ali’yi doğrudan “Rahman’ın nuru”yla özdeşleştirerek şiirin merkezine nur kavramını yerleştirir.</p>

<p>Böylece Ali, yalnızca sevilen tarihsel bir kişilik değil; insanın içinde ve kâinatta görünür hâle gelen ilahî hakikatin sembolüne dönüşür.</p>

<h2>SON DURAK: ÂŞIK İLE MAŞUK</h2>

<p>Deyişin son kıtası şöyledir:</p>

<p>“Sefil Ali’m akıl ermez hikmetine Ali’nin<br />
Sarraf olan kıymet biçer gevherine lalinin<br />
Âşıka maşuk göründü aklın aldı delinin”</p>

<p>Şair burada kendi mahlasını da kullanır.</p>

<p>Ancak şiirin en önemli değişimi son dizede ortaya çıkar.</p>

<p>Başlangıçta yağmur, şimşek, gökler, arş ve yaratılıştan söz edilirken şiir sonunda <strong>âşık ile maşuk arasındaki ilişkiye</strong> ulaşır.</p>

<p>Ali artık yalnızca kozmik hakikatin temsilcisi değildir.</p>

<p>O aynı zamanda maşuktur, yani sevgilidir.</p>

<p>“Sarraf olan kıymet biçer” sözü ise hakikatin herkes tarafından kavranamayacağını anlatır.</p>

<p>Nasıl değerli taşı ancak iyi bir sarraf tanıyabilirse, Ali’nin sırrını da ancak irfan sahibi kişi anlayabilir.</p>

<p>Tasavvufun en temel düşüncelerinden biri de burada ortaya çıkar:</p>

<p><strong>Hakikat yalnızca akılla değil, aşkla kavranabilir.</strong></p>

<h2>ŞİİR AKILLA BAŞLAYIP AŞKLA BİTİYOR</h2>

<p>“Şah-ı Merdan” deyişinin anlam örgüsü dikkatle izlendiğinde katmanlı bir yapı ortaya çıkar.</p>

<p>Şiir önce tabiatla başlar:</p>

<p>Yağmur, şimşek ve gök gürültüsü.</p>

<p>Ardından kozmosa yükselir:</p>

<p>Arş ve çarh-ı gerdun.</p>

<p>Daha sonra metafizik alana geçer:</p>

<p>Evvel, ahir, yaratılış ve Levh-i Mahfuz.</p>

<p>Buradan Muhammed-Ali nuruna ulaşır.</p>

<p>Sonunda ise bütün kozmik anlatım insanın kalbinde son bulur:</p>

<p><strong>Âşık ile maşuk karşılaşır.</strong></p>

<p>Bu nedenle deyişin temel konusu Hz. Ali’nin yaşam öyküsü değildir.</p>

<p>Asıl konu:</p>

<p><strong>“Ali sırrı”dır.</strong></p>

<p>Şiirde Ali; velâyetin, hikmetin, irfanın, adaletin, merhametin ve ilahî nurun insanda görünmesinin sembolüdür.</p>

<p>Bu nedenle “Şah-ı Merdan” deyişini yalnız tarihsel Hz. Ali üzerinden okumak eksik kalır.</p>

<p>Şairin anlattığı Ali, tarih içindeki Ali’den başlayıp kâinatın ve insanın içindeki <strong>hakikat-i Ali’ye</strong> ulaşmaktadır.</p>

<p>Ve bütün şiirin özü şu düşüncede toplanmaktadır:</p>

<p><strong>Ali bir isimden ve tarihsel kişilikten daha fazlasıdır; şiirde Ali, velâyetin ve ilahî hakikatin insandaki görünümünün adıdır.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/sah-i-merdan-deyisinde-ali-sirri-tarihsel-kisilikten-kozmik-hakikate</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/7612f10f-b2f3-49c5-b590-73b60ffe4ee6.png" type="image/jpeg" length="86842"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinop’ta Vatandaşın Mutfak ve Kira İsyanı: "Taneyle Meyve Alacağımızı Hayal Bile Etmezdim!"]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/sinopta-vatandasin-mutfak-ve-kira-isyani-taneyle-meyve-alacagimizi-hayal-bile-etmezdim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/sinopta-vatandasin-mutfak-ve-kira-isyani-taneyle-meyve-alacagimizi-hayal-bile-etmezdim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinop’ta hayat pahalılığı, yüksek ev kiraları ve yetersiz kalan emekli maaşları vatandaşları çileden çıkardı. Ev kiralarının 25-50 bin lira bandına dayandığını ve pazar masraflarına para yetiştiremediklerini belirten Sinoplular, "Pazarda gözlerimiz doluyor, yutkuna yutkuna geçiyoruz" sözleriyle yaşadıkları acı tabloyu anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sinop'ta yaşayan vatandaşlar, özellikle emeklilerin son dönemde yaşadığı geçim sıkıntısını ve temel ihtiyaçların dahi karşılanmakta çekildiği zorlu ekonomik şartları dile getirdi. Yüksek kiralar, pazardaki fahiş fiyatlar ve alım gücündeki sert düşüş Sinop sokaklarında en çok konuşulan gündem maddesi haline geldi.</p>

<h3>"Devlet Ne Veriyorsa Maaşım Ev Sahibine Gidiyor"</h3>

<p>Emekli Erol Gümüş, aldığı maaşın tamamını ev sahibine kira olarak yatırdığını ve geçimini ancak çocuklarının yardımıyla sürdürebildiğini söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"İlk önce maaşım ev sahibimde. Devlet bana ne maaş veriyorsa maaşım o. İki tane kızım var. Bir gün birinden, bir gün birinden harçlık alıyorum. Maaşım neyse kiram o benim. Ekonomi zor. Pazar zor, hayat zor. Sokaklar çok kalabalık ama esnaf kan ağlıyor. Alışveriş yok. Çay bahçeleri boş. Çay 40-50 lira olmuş."</p>
</blockquote>

<h3>"Yakında Emekli Çöpten Toplayacak"</h3>

<p>Emekli maaşları ile fırlayan ev kiraları arasındaki uçuruma dikkat çeken Ayşe Fatma ise durumun işler acısı olduğunu vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>"Ekonomi çok güzel ya. Hele de emeklilerin ekonomisi: 23-25 lira verip bugün ev kiraları 30-40-50 binden aşağı değil. 25 lira alıp 30-40-50 lira ev kirası vermek nasılsa. Şu andaki ekonomi işler acısı. Yakında emekli çöpten toplayacak. Akşamları bir pazara gidin, çöpten ekmek toplayan orta gelirli vatandaş kalmadı. Hele evinde yoksa yandın."</p>
</blockquote>

<h3>"10 Yıl Önce 80 Lari Alıyorduk, Şimdi 6 Lari!"</h3>

<p>Emin Özmen de geçmiş yıllarla bugünkü alım gücünü kıyaslayarak Türk Lirası’ndaki değer kaybını Batum örneği üzerinden aktardı:</p>

<blockquote>
<p>"Şu anda aldığımız aylıkla, bırakın ev kirasını, bırakın herhangi bir harcamayı, tekrar eksiye geçip diğer aylıktan gelen para direkt eksiye gidiyor. 10 yıl öncesinde Batum'a gitmiştim. Batum'da 100'e 80 lira almıştım. Geçen hafta Batum'a gittim. 100'e 6 Lari aldık. Bizim paranın ne kadar dibe çöktüğünü görebiliyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3>"Pazara Gidip Geldiğimde Para Yetiştiremiyorum"</h3>

<p>Emekli maaşlarının mutfak masraflarına yetmediğini ifade eden Yusuf Çelikoğlu ise yaşadığı ev içi sıkıntıyı şu sözlerle dile getirdi:</p>

<blockquote>
<p>"Hiç beğenmiyorum. Neyini beğeneceğim? Pazara gidip geldim mi hanım 'para ver' diyor. Ben veremiyorum, yetiştiremiyorum parayı. Durumlar iyi olsa beğeniriz."</p>
</blockquote>

<h3>"Pazara Gittiğim Zaman Gözlerim Doluyor"</h3>

<p>2002 yılında emekli ikramiyesiyle ev satın alabildiğini ancak bugün gelinen noktada meyvenin dahi taneyle alındığını vurgulayan Doğan Özdemir, gözleri dolarak şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Taneyle meyve alacağımızı hayal bile etmezdim. Pazara gittiğim zaman çok ciddi ve samimi söylüyorum, gözlerim doluyor. İnsanlar çocuklarını yanında götürmeyi bırakın, bir meyvenin tanesinin 30-40-50 lira olduğu yerlerde yutkuna yutkuna geçiyorlar."</p>
</blockquote>

<h3>"Buna Bir Fren Koymaları Lazım"</h3>

<p>Hayat pahalılığının kontrolden çıktığını ve kiraların kontrol edilemediğini belirten Burhan Yeşil de yetkililere çağrıda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Günlük fiyatlar değişiyor. Kimse kimseye güvenmiyor. Emekli maaşım şöyle böyle sallantılı. Kiralar ateş, kiralar uçuk. Çok berbat yani. Buna bir fren koymaları lazım."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/sinopta-vatandasin-mutfak-ve-kira-isyani-taneyle-meyve-alacagimizi-hayal-bile-etmezdim</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/agency/anka/sinopta-vatandasin-mutfak-ve-kira-isyani-taneyle-meyve-alacagimizi-hayal-bile-etmezdim.jpg" type="image/jpeg" length="96352"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UNESCO Alarm Verdi: Afganistan'da 2,4 Milyon Kız Çocuğunun Eğitimi Engellendi!]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/unesco-alarm-verdi-afganistanda-24-milyon-kiz-cocugunun-egitimi-engellendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/unesco-alarm-verdi-afganistanda-24-milyon-kiz-cocugunun-egitimi-engellendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Taliban'ın 2021'de yönetime gelmesinden bu yana yaklaşık 2,4 milyon kız çocuğunun ortaöğretime erişiminin engellendiğini duyurdu. Eğitime erişemeyen kız çocuğu sayısının her geçen yıl arttığı belirtilirken, kız çocuklarının eğitim hakkının derhal yeniden tesis edilmesi çağrısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UNESCO, Taliban'ın 2021 yılında Afganistan'da yeniden iktidara gelmesinden bu yana kız çocuklarının eğitim hakkına yönelik kısıtlamaların ağır sonuçlarını içeren yeni verileri açıkladı. Yayımlanan raporda, yaklaşık 2,4 milyon kız çocuğunun ortaöğretime erişiminin engellendiği bildirildi.</p>

<p>Birleşmiş Milletler tarafından "toplumsal cinsiyet apartheid'ı" olarak nitelendirilen kısıtlamalar kapsamında, kız çocuklarının ilkokuldan sonra eğitimlerine devam etmelerine izin verilmiyor. Taliban yönetimi ise söz konusu politikaya gerekçe olarak İslam hukukuna ilişkin kendi yorumunu gösteriyor.</p>

<h3>"Sayı 2030'da 4 Milyona Ulaşabilir"</h3>

<p>UNESCO, ortaöğretimden mahrum bırakılan kız çocuklarının sayısının geçen yıla kıyasla 200 bin arttığını bildirdi. Kuruluş, mevcut yasağın ve kısıtlamaların devam etmesi halinde eğitimden mahrum kalan kız çocuklarının sayısının 2030 yılına kadar yaklaşık 4 milyona ulaşabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>UNESCO'nun Acil Durumlarda Eğitim Programı Koordinatörü Hoda Jaberian, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Afganistan'daki kız çocuklarının ve kadınların eğitim görmelerinin temel bir insan hakkı olduğunu vurguladı. Jaberian, kadınların çalışma hakkına sahip olması, seyahat etmesi ve hareket özgürlüğünden yararlanması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<h3>"Kazanımlar Tersine Döndü"</h3>

<p>Taliban, Ağustos 2021'de iktidara gelmesinin ardından daha ılımlı bir yönetim kuracağı yönünde beyanlarda bulunmuş, ancak kısa süre içinde kadınlara ve kız çocuklarına yönelik kapsamlı kısıtlamaları hayata geçirmişti. Kız çocuklarının ortaokul ve liselere devam etmesi Mart 2022'de yasaklanırken, üniversitelerin kapıları da aynı yılın ilerleyen dönemlerinde kadınlara kapatıldı. Kadınların ayrıca kamuya açık parklara, spor salonlarına ve güzellik salonlarına gitmesi de engellendi.</p>

<p>UNESCO, son 20 yılda kız çocuklarının eğitime erişiminde elde edilen tüm kazanımların tersine döndüğüne dikkati çekti. 2001'de kız çocuklarının okula erişiminin son derece kısıtlı olduğunu belirten kuruluş, 2021 yılına gelindiğinde ise yaklaşık 1 milyon kız çocuğunun ortaöğretime kayıtlı durumda olduğunu hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Kısıtlamaların Ekonomik Maliyeti 9,6 Milyar Dolar"</h3>

<p>Eğitim alanındaki krizin ekonomik boyutuna da değinen UNESCO, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik uygulanan kısıtlamaların ülke ekonomisine ağır bir yük getirdiğini bildirdi. Kuruluşun hesaplamalarına göre, söz konusu kısıtlamaların 2066 yılına kadar Afganistan ekonomisine yaklaşık 9,6 milyar dolara mal olacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Diğer yandan Afganistan'ın genel eğitim sisteminde de derin sorunlar yaşanmaya devam ediyor. İlkokul çağındaki çocukların yarısından fazlasının tamamen eğitim dışında kaldığı belirtilirken, 10 yaşındaki çocukların yüzde 90'ından fazlasının basit bir metni dahi okuyamadığı ifade ediliyor. Okullardaki içme suyu, sanitasyon ve ısıtma sistemlerinin yetersizliği ile son yıllarda yaşanan deprem gibi doğal afetler krizin boyutunu artırıyor. Ayrıca 2023'ten bu yana ülkeye geri dönen veya dönmeye zorlanan 7 milyondan fazla Afgan vatandaşının da eğitim sistemi üzerindeki baskıyı tırmandırdığı kaydediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/unesco-alarm-verdi-afganistanda-24-milyon-kiz-cocugunun-egitimi-engellendi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/agency/anka/unesco-alarm-verdi-afganistanda-24-milyon-kiz-cocugunun-egitimi-engellendi.png" type="image/jpeg" length="71395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Artık Mezar Da İstemiyorum!": Rönesans Rezidans Depremzedesinden Aksaray'da Yürek Yakan Feryat]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/topragin-altina-oyuncak-gormedik-ronesans-rezidans-depremzedesinden-yurek-delen-feryat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/topragin-altina-oyuncak-gormedik-ronesans-rezidans-depremzedesinden-yurek-delen-feryat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6 Şubat depremlerinde Hatay'da yıkılan Rönesans Rezidans'ta kızı Tuğba Koşar ve iki torununu kaybeden Suna Öztürk, aradan geçen 4 yıla rağmen cenazelerine ulaşamadıklarını belirterek feryat etti. Aksaray meydanında pankart açan acılı anne, "Başlarda bir mezar talebimiz vardı, artık o mezarı da istemiyorum; sadece adalet istiyorum" diyerek yetkililere çağrıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>6 Şubat depremlerinin en büyük simgelerinden biri olan Hatay Antakya'daki Rönesans Rezidans enkazında kızı Tuğba Koşar ile torunları Mehmet Akif Koşar ve Mustafa Kemal Koşar’ı kaybeden Suna Öztürk, yıllardır sürdürdüğü hukuk mücadelesini Aksaray’a taşıdı. Aksaray 15 Temmuz Milli İrade Meydanı'nda elinde pankartla tek başına açıklama yapan acılı anne, depremin üzerinden dört yıl geçmesine rağmen cenazelere hâlâ ulaşılamadığını ifade etti.</p>

<p>Süreçte adaletin tecelli etmesini isteyen Öztürk, kayıplara ilişkin hukuki sürecin bir an önce başlatılmasını talep etti.</p>

<h3>"Bir Diş, Bir Kemik Parçasına Muhtaç Durumdayız"</h3>

<p>Geçen zamana rağmen iddianamelerin tamamlanmadığına dikkat çeken Öztürk, yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p>"Dört yıl geçmesine rağmen hâlâ cenazeleri bulunmadı. Dört yıldır iddianameler hazırlanmadı, hâkimimiz belli değil. Buradan Sayın Akın Gürlek'e seslenmek istiyorum. Sayın Adalet Bakanım, bizlere bir an önce el atın. Cenazelerimiz bulunmadı, bir mezarımız yok. Bir diş, bir kemik parçasına muhtaç durumdayız."</p>

<h3>"Artık Mezar Değil, Adalet İstiyorum"</h3>

<p>Geçmişte tek dileklerinin bir mezar taşının olması olduğunu ancak gelinen noktada tek beklentilerinin adalet olduğunu belirten Öztürk, mücadelesinden vazgeçmeyeceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taleplerini sıralayan Öztürk, "Başlarda bir mezar talebimiz vardı, artık o mezarı da istemiyorum. Adalet istiyorum. Yeter artık. Dört yıldır verdiğimiz mücadeleyi görün, sesimizi duyun. Bir an önce iddianamemiz hazırlansın, hâkimimiz belli olsun, davalarımızın başlamasını istiyoruz" dedi.</p>

<h3>"Sürekli Savcı Değişti, Davalar İlerlemedi"</h3>

<p>Depremin yıkıma yol açtığı 11 ilde çok sayıda kişinin kaybolduğunu hatırlatan Suna Öztürk, hukuki süreçte yaşanan tıkanıklığın en büyük nedeninin sürekli değişen savcılar olduğunu savundu.</p>

<p>Süreçlerin uzamasının ailelerdeki acıyı derinleştirdiğini ifade eden Öztürk, devlet büyüklerine çağrısını şu duygusal sözlerle tamamladı:</p>

<h3>"Toprağın Altına Oyuncak Bebek Görmedik"</h3>

<p>"Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Akın Gürlek: Lütfen, bizler de bu ülkenin evladıyız. Bizler toprağın altına bir oyuncak bebek gömmedik, hayvan leşi de gömmedik. Bizler insanlarımızı kaybettik, evlatlarımızı kaybettik. Artık bu acılı feryadımıza bir son verin. Bir an önce davalarımız başlasın."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/topragin-altina-oyuncak-gormedik-ronesans-rezidans-depremzedesinden-yurek-delen-feryat</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/agency/anka/topragin-altina-oyuncak-gormedik-ronesans-rezidans-depremzedesinden-yurek-delen-feryat.jpg" type="image/jpeg" length="62806"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’da Tarihi Adım: Başkan Sami Er Gastronomi Sokağı’nda Dev Projeyi Açıkladı!]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/malatyada-tarihi-adim-baskan-sami-er-gastronomi-sokaginda-dev-projeyi-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/malatyada-tarihi-adim-baskan-sami-er-gastronomi-sokaginda-dev-projeyi-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kültür Yolu Festivali kapsamında kurulan Gastronomi Sokağı’nı ziyaret ederek kenti heyecanlandıran açıklamalarda bulundu. Malatya'nın artık depremle değil zengin gastronomisi ve kültürüyle anılacağını vurgulayan Er, kurulan dev Malatya Gastronomi Merkezi'nin müjdesini verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>8-16 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen Malatya Kültür Yolu Festivali tüm coşkusuyla sürüyor. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, eşi Sevgi Er ile birlikte Yüzüncü Yıl Kent Parkı'nda oluşturulan festival alanını ve Gastronomi Sokağı’nı ziyaret ederek esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.</p>

<h3>Gastronomi Festivali Kültür Yolu İle Birleştirildi</h3>

<p>6 Şubat depremlerinin ardından kentin kültür, sanat, spor ve gastronomiyle ayağa kaldırılmasını hedeflediklerini belirten Başkan Sami Er, Büyükşehir Belediyesi olarak ekim-kasım aylarında yapmayı planladıkları Gastronomi Festivali’ni Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın talebi doğrultusunda Kültür Yolu Festivali ile birleştirdiklerini açıkladı. Er, festival alanındaki yoğun katılımdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<h3>"Hedefimiz Malatya'nın Artık Depremle Anılmaması"</h3>

<p>Malatya’nın zengin mutfak kültürünü ve turizm potansiyelini öne çıkaracaklarını ifade eden Başkan Er, temel amaçlarını şu sözlerle özetledi:</p>

<blockquote>
<p>"Temel hedefimiz, Malatya'nın artık depremle anılmamasını sağlamak. Malatya'nın normalleştiğini, normal yaşamına devam ettiğini göstermek ve turizmini canlandırmak. Malatya, kültür varlıkları ve doğal varlıkları açısından zengin bir il. Bu tür etkinliklerle Malatya'yı yeniden öne çıkarıyor ve normalleştiğini gösteriyoruz."</p>
</blockquote>

<h3>"Bu Zengin Mutfağı Önce Türkiye’ye, Ardından Dünyaya Tanıtacağız"</h3>

<p>Gastronominin küresel ölçekte dev bir turizm sektörüne dönüştüğünü vurgulayan Başkan Sami Er, Malatya mutfağının hak ettiği konuma ulaşması için kararlı adımlar atacaklarını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Biz de Malatya mutfağını daha fazla tanıtacağız. Temel hedefimiz Malatya'da gastronomi konusunda farkındalık oluşturmak. Bu zengin mutfağımızı önce Türkiye kamuoyuna, ardından dünyaya tanıtacağız."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3>Gastronomi Kent Ekonomisine Can Suyu Olacak</h3>

<p>Festival kapsamında 31 ayrı lezzet noktasının yer aldığını ifade eden Er, lezzet alanlarının üretici ve esnaf açısından ticari bir değere dönüştüğünü aktardı. Er, gastronominin Malatya ekonomisine, esnafına ve üreticisine doğrudan katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<h3>Malatya'da 149 Dev Etkinlik Gerçekleştirilecek</h3>

<p>Kültür Yolu Festivali süresince toplam 149 etkinliğin yapılacağını kaydeden Er; Arslantepe Yarı Maratonu, Malatya Kayısı Festivali ve Dağ Bisikleti Yarışması'nın ardından Uluslararası Altın Kayısı Satranç Turnuvası gibi ulusal ve uluslararası organizasyonların hız kesmeden süreceğini dile getirdi.</p>

<h3>"Malatya Gastronomi Merkezi Hizmete Giriyor"</h3>

<p>Kentin mutfak kültürünü geleceğe taşımak adına dev bir adımı duyuran Başkan Sami Er, Yüzüncü Yıl Kent Parkı içerisinde Malatya Gastronomi Merkezi'nin kurulduğunu açıkladı. Merkezin açılışının ünlü şef Ömür Akkor'un katılımıyla gerçekleşeceğini belirten Er, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Malatya Gastronomi Merkezi'ni kurduk. Burası Malatya mutfağının tanıtılacağı ve çeşitli etkinliklerin yapılacağı bir merkez olacak. Burada Malatya'nın lezzetleriyle birlikte insanlarımızın farklı lezzetlere de ulaşmasını amaçlıyoruz. Aynı zamanda burası gastronominin merkezi olacak. Öğrenciler için kurslar düzenlenecek, gastronomiyle ilgili çeşitli çalışmalar yapılacak."</p>
</blockquote>

<h3>Ömür Akkor ve Ünlü Şefler Malatya'da Buluştu</h3>

<p>Türkiye'nin önde gelen şeflerinin ve gastronomi yazarlarının Malatya'da ağırlandığını belirten Er, ünlü şef Ömür Akkor'un da etkinliklere ev sahipliği yaptığını söyledi. Başkan Er, kentin tarihi, kültürel ve gastronomik değerlerini dünya vitrinine taşımak için çalışmayı sürdüreceklerini belirterek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Malatya, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/malatyada-tarihi-adim-baskan-sami-er-gastronomi-sokaginda-dev-projeyi-acikladi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/malatyada-tarihi-adim-baskan-sami-er-gastronomi-sokaginda-dev-projeyi-acikladi.jpeg" type="image/jpeg" length="29879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Kula minnet eylemem” ne anlatıyor? Kul Nesimi’nin yüzyılları aşan mesajı]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/kula-minnet-eylemem-ne-anlatiyor-kul-nesiminin-yuzyillari-asan-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/kula-minnet-eylemem-ne-anlatiyor-kul-nesiminin-yuzyillari-asan-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Rızkımı veren Hüda’dır, kula minnet eylemem” dizeleriyle hafızalara kazınan Kul Nesimi’nin şiiri; dünya malına tamah etmemeyi, insana kul olmamayı, haksızlık karşısında eğilmemeyi ve yalnızca Hakk’a dayanmayı anlatıyor. Alevi-Bektaşi şiir geleneğinin güçlü örneklerinden biri olan eser, yüzyıllar sonra bile insan onuru ve özgürlük mesajıyla dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Har içinde biten gonca güle minnet eylemem” dizeleriyle başlayan ve halk arasında özellikle “Kula minnet eylemem” sözleriyle bilinen şiir, Kul Nesimi’ye atfedilen en etkileyici nefeslerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Şiirin merkezinde dünya malına, makama ve insanın insana hükmetmesine karşı güçlü bir duruş bulunuyor. Kul Nesimi, rızkın Allah tarafından verildiğini vurgulayarak insanın başka bir insan karşısında onurundan vazgeçmemesi gerektiğini ifade ediyor.</p>

<h2>“Rızkımı veren Hüda’dır, kula minnet eylemem”</h2>

<p>Şiirin düşünsel merkezini oluşturan en önemli dizelerden biri şöyle:</p>

<p>“Rızkımı veren Hüda’dır, kula minnet eylemem.”</p>

<p>Buradaki “minnet eylemem” ifadesi yalnızca birine teşekkür etmemek anlamında kullanılmıyor. Şair, herhangi bir kişinin lütfuna bağımlı hale gelmemeyi, çıkar uğruna boyun eğmemeyi ve insan karşısında özgürlüğünü kaybetmemeyi anlatıyor.</p>

<p>Kul Nesimi’ye göre rızkın gerçek sahibi Allah’tır. Bu nedenle insan, geçimini veya geleceğini gerekçe göstererek başka bir insan karşısında kişiliğinden ve onurundan ödün vermemelidir.</p>

<h2>“Arabi Farisi bilmem, dile minnet eylemem” ne demek?</h2>

<p>Şiirin dikkat çeken dizelerinden biri de:</p>

<p>“Arabi Farisi bilmem, dile minnet eylemem.”</p>

<p>Kul Nesimi’nin yaşadığı şiir geleneğinde Arapça ve Farsça, özellikle yüksek kültür ve divan edebiyatında güçlü bir yere sahipti.</p>

<p>Şair ise halkın anlayabileceği Türkçeyle söz söylemeyi tercih ediyor. Bu dize, bir yönüyle sade ve anlaşılır Türkçeye verilen değeri gösteriyor.</p>

<p>Kul Nesimi adeta, hakikati anlatabilmek için gösterişli ve ağır bir dile ihtiyaç olmadığını söylüyor.</p>

<h2>Dünya malına karşı kanaat vurgusu</h2>

<p>Şiirin ikinci bölümünde Kul Nesimi, insanın dünyaya ve mala bakışını anlatıyor:</p>

<p>“Bugün buldum bugün yerim, Hak Kerim’dir yarına<br />
Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına”</p>

<p>Bu dizelerde güçlü bir tevekkül anlayışı bulunuyor.</p>

<p>Şair geleceğin kaygısıyla dünyaya aşırı bağlanmayı reddediyor. Mal biriktirme tutkusuna, açgözlülüğe ve dünyalık için insanın kişiliğinden taviz vermesine karşı çıkıyor.</p>

<p>“Zerrece tamahım yoktur” sözü ise dünya malına karşı duyulan gönül bağımsızlığını ifade ediyor.</p>

<h2>“Herkes gider kârına” sözüyle çıkar eleştirisi</h2>

<p>“Bir acaip derde düştüm herkes gider kârına” dizesi, şiirin toplumsal eleştiri yönünü ortaya koyuyor.</p>

<p>Kul Nesimi, insanların kendi çıkarlarının peşinden koştuğu bir dünyayı tasvir ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şair ise bu düzen içerisinde farklı bir tavır ortaya koyuyor. Kâr, servet ve makam yerine manevi değerleri öne çıkarıyor.</p>

<p>Bu nedenle şiir yalnızca tasavvufi bir metin değil, aynı zamanda çıkar ilişkileri üzerine yapılmış güçlü bir toplumsal eleştiri olarak da okunabiliyor.</p>

<h2>“Hünkâra minnet eylemem” şiirin en güçlü mesajlarından biri</h2>

<p>Şiirin sonunda yer alan:</p>

<p>“Yeryüzünün halifesi hünkâra minnet eylemem”</p>

<p>dizesi, eserin en çarpıcı bölümlerinden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>“Hünkâr” sözcüğü hükümdar veya sultan anlamına geliyor.</p>

<p>Kul Nesimi böylece yalnızca sıradan insanlara değil, dünyevi iktidarın en güçlü temsilcisine karşı da manevi bağımsızlığını ilan ediyor.</p>

<p>Ancak bu duruşu yalnızca siyasi bir başkaldırı olarak değerlendirmek şiirin anlamını daraltıyor.</p>

<p>Şairin düşüncesinin temelinde tasavvufi bir yaklaşım bulunuyor: Mutlak güç Allah’a aittir. Hükümdarlık, makam ve servet ise geçicidir.</p>

<p>Bu nedenle insanın dünyevi güç karşısında kişiliğini kaybetmemesi gerektiği savunuluyor.</p>

<h2>Şiirde tevekkül, kanaat ve özgürlük</h2>

<p>Kul Nesimi’nin şiirinde üç temel kavram öne çıkıyor:</p>

<p><strong>Tevekkül:</strong> İnsanın rızkını Allah’tan bilmesi.</p>

<p><strong>Kanaat:</strong> Dünya malına aşırı bağlanmaması ve açgözlülükten uzak durması.</p>

<p><strong>İstiğna:</strong> Başkalarının lütfuna ihtiyaç duymadan gönül bağımsızlığını koruması.</p>

<p>Şiirde sürekli tekrarlanan “minnet eylemem” sözü, bu anlayışın şiirsel ifadesine dönüşüyor.</p>

<p>Şair önce dile, ardından yanlış yola, dünya malına, kula ve son olarak hükümdara minnet etmeyeceğini söylüyor.</p>

<p>Her tekrar, şiirdeki özgürlük düşüncesini biraz daha güçlendiriyor.</p>

<h2>“Oy Nesimi, can Nesimi” dizelerinde şair kendisine sesleniyor</h2>

<p>Şiirin son bölümünde Kul Nesimi kendi adını kullanarak kendisine sesleniyor:</p>

<p>“Oy Nesimi, can Nesimi…”</p>

<p>Halk ve tekke şiirinde şairin son dörtlükte kendi mahlasını kullanması yaygın bir gelenek.</p>

<p>Kul Nesimi burada dünyayı geçici bir konak olarak görüyor. Allah’ın bütün insanların rızkını verdiğine ve Hz. Muhammed’in şefaatine inanıyor.</p>

<p>Bu inanç, şairin dünyevi otoriteler karşısındaki bağımsızlığının da temelini oluşturuyor.</p>

<h2>“Kula minnet eylemem” neden hâlâ etkisini koruyor?</h2>

<p>Şiirin yüzyıllar sonra hâlâ güçlü biçimde karşılık bulmasının temel nedenlerinden biri, anlattığı düşüncenin yalnızca yaşadığı dönemle sınırlı olmaması.</p>

<p>İnsanların geçim kaygısı, makam karşısında eğilme baskısı, dünya malı tutkusu, çıkar ilişkileri ve özgür kalma isteği bugün de tartışılan konular arasında bulunuyor.</p>

<p>Kul Nesimi’nin dizeleri bu nedenle yalnızca tasavvufi bir öğüt değil, insanın kendi onurunu korumasına yönelik güçlü bir çağrı olarak da okunuyor.</p>

<p>Şiirin bugünkü Türkçeyle mesajı ise şu düşüncede özetlenebilir:</p>

<p><strong>Rızkın ve hayatın gerçek sahibi Allah’tır. Dünya malı ve makam geçicidir. İnsan, çıkarı uğruna başka bir insanın karşısında kişiliğini ve onurunu kaybetmemelidir.</strong></p>

<h3>Kul Nesimi ile Seyyid Nesimi karıştırılmamalı</h3>

<p>“Kula minnet eylemem” şiirindeki Nesimi adı nedeniyle eser zaman zaman 14. ve 15. yüzyıllarda yaşamış büyük Hurufi şair <a href="https://www.gunestv.com/momin-benim-kafir-benim-nesimi-ne-demek-istedi"><strong>Seyyid İmadeddin Nesimi</strong></a> ile ilişkilendirilebiliyor.</p>

<p>Ancak şiir, Anadolu Alevi-Bektaşi şiir geleneğinin önemli temsilcilerinden <strong>Kul Nesimi’ye</strong> atfediliyor. İki şairin aynı mahlası kullanması, eserlerin zaman zaman birbirine karıştırılmasına neden oluyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/kula-minnet-eylemem-ne-anlatiyor-kul-nesiminin-yuzyillari-asan-mesaji</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/e8fee0af-d57a-45cd-8db6-3513287411f6.png" type="image/jpeg" length="17188"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da Doğan Yavru Zebranın İsmi Herkesi Gülümsetti: Tercih Edilen Ad 'Pijamalı' Oldu!]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/ankarada-dogan-yavru-zebranin-ismi-herkesi-gulumsetti-tercih-edilen-ad-pijamali-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/ankarada-dogan-yavru-zebranin-ismi-herkesi-gulumsetti-tercih-edilen-ad-pijamali-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi Atatürk Çocukları Doğal Yaşam Parkı'nda dünyaya gelen dişi yavru zebranın ismini vatandaşlar belirledi. Ziyaretçilerin oylarıyla seçilen 'Pijamalı' ismi kısa sürede parkın ilgi odağı haline gelirken, tesisteki toplam hayvan sayısı 584'e yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Atatürk Çocukları Doğal Yaşam Parkı'nda dünyaya gözlerini açan dişi yavru zebra, kısa sürede başkentlilerin büyük ilgisini çekti. Yaklaşık 20 kilogram ağırlığında ve 80 santimetre boyunda hayata "merhaba" diyen sevimli yavrunun ismi için özel bir süreç işletildi.</p>

<p>Yavru zebranın ismini belirlemek amacıyla ilk aşamada parkı ziyaret eden vatandaşlardan öneriler toplandı. Vatandaşlar tarafından en fazla önerilen "Pijamalı", "Çizgili", "Temmuz" ve "Yaz" isimleri, daha sonra yeniden parkı ziyaret eden vatandaşların tercihine sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"'Pijamalı' İsmi Ziyaretçilerin Tercihi Oldu"</h3>

<p>Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği oylamada çoğunluk tercihini "Pijamalı" isminden yana kullandı. Alınan karar sonucunda minik yavru zebranın adı resmen "Pijamalı" oldu.</p>

<p>Dünyaya geldiği günden bu yana çocuklar başta olmak üzere kentin dört bir yanından gelen ziyaretçilerin akınına uğrayan yavru zebra, renkli görüntüler oluşturuyor.</p>

<h3>"Parktaki Toplam Hayvan Sayısı 584'e Yükseldi"</h3>

<p>Yaklaşık 1 milyon metrekarelik geniş bir alanda hizmet veren Atatürk Çocukları ve Doğal Yaşam Parkı, zengin fauna yapısıyla dikkat çekiyor. Tesiste halihazırda 65 farklı tür ve ırktan toplam 584 hayvan barınıyor.</p>

<p>ABB Veteriner İşleri Daire Başkanlığı ekipleri tarafından yakından takip edilen sevimli zebra, annesiyle birlikte özel bakım altında sağlıklı bir şekilde büyümeye devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/ankarada-dogan-yavru-zebranin-ismi-herkesi-gulumsetti-tercih-edilen-ad-pijamali-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/agency/anka/ankarada-dogan-yavru-zebranin-ismi-herkesi-gulumsetti-tercih-edilen-ad-pijamali-oldu.JPG" type="image/jpeg" length="97267"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Mömin benim, kâfir benim”: Nesimî ne demek istedi?]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/momin-benim-kafir-benim-nesimi-ne-demek-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/momin-benim-kafir-benim-nesimi-ne-demek-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seyyid İmadeddin Nesimî’nin “Mömin mənəm, kafir mənəm, mən külli-insan olmuşam” dizesiyle hafızalara kazınan şiiri; aşk, insan, hakikat ve vahdet kavramlarını iç içe geçiriyor. Nesimî, şiirinde insanı yalnızca bireysel bir varlık olarak değil, bütün âlemi ve karşıtlıkları kendi içinde taşıyan “külli insan” olarak ele alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>14. yüzyılın önemli şair ve düşünürlerinden Seyyid İmadeddin Nesimî’nin şiirleri, yüzyıllar boyunca tasavvuf, insan sevgisi, varlık ve hakikat kavramları üzerinden yorumlandı.</p>

<p>“Allahü əkbər, ey sənəm, hüsnündə heyran olmuşam” dizeleriyle başlayan şiiri ise Nesimî’nin insan ve varlık anlayışını en güçlü biçimde ortaya koyan eserleri arasında değerlendiriliyor.</p>

<p>Şiirin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise şu dizeler:</p>

<p>“Mömin mənəm, kafir mənəm,<br />
mən külli-insan olmuşam.”</p>

<p>Bu ifade ilk bakışta bir çelişki gibi görünse de şiirin bütünü içinde Nesimî’nin temel düşüncesini ortaya koyuyor: İnsan, farklı kimlikleri, duyguları, iyiyi ve kötüyü, bilgiyi ve cehaleti kendi varlığında taşıyan bütüncül bir varlıktır.</p>

<h2>SEVGİLİNİN YÜZÜNDE İLAHİ GÜZELLİK</h2>

<p>Nesimî şiire sevgiliye seslenerek başlıyor:</p>

<p>“Allahü əkbər, ey sənəm, hüsnündə heyran olmuşam,<br />
Qövsi-qüzehdir qaşların, yayına qurban olmuşam.”</p>

<p>Buradaki “sənəm” sözcüğü klasik şiir geleneğinde “put kadar güzel sevgili” anlamında kullanılıyor.</p>

<p>Şair, sevgilinin güzelliğini yalnızca fiziksel bir güzellik olarak ele almıyor. Sevgilinin yüzünde daha büyük ve ilahi bir güzelliğin yansımasını görüyor.</p>

<p>Kaşların gökkuşağına ve yaya benzetilmesi, yüzün “cennet gülü” olarak tanımlanması da klasik Doğu şiirinin güçlü sembollerini taşıyor.</p>

<p>Nesimî şöyle diyor:</p>

<p>“Üzündür ol cənnət gülü, boyun həqiqət sərvidir,<br />
Eşqində mən bülbül kimi aləmdə dəstan olmuşam.”</p>

<p>Burada sevgili “gül”, şair ise onun aşkıyla yanıp tutuşan “bülbül”dür.</p>

<p>Ancak sevgilinin boyunun “hakikat servisi” olarak tanımlanması, şiiri dünyevi aşkın ötesine taşıyor.</p>

<h2>“KÖVNÜ MƏKANDAN KEÇMİŞƏM”: VARLIK VE MEKÂNI AŞMAK</h2>

<p>Şiirin ilerleyen bölümünde Nesimî şöyle söylüyor:</p>

<p>“Kövnü məkandan keçmişəm, mə'ni şərabın içmişəm,<br />
Canana, üzün görmüşəm, başdan ayaq can olmuşam.”</p>

<p>“Kövn ü mekân”, bütün yaratılmış âlemi ve varlık dünyasını ifade ediyor.</p>

<p>Şair, “varlığı ve mekânı aştığını”, ardından “mana şarabını içtiğini” söylüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><a href="https://www.gunestv.com/kula-minnet-eylemem-ne-anlatiyor-kul-nesiminin-yuzyillari-asan-mesaji">Tasavvufi şiirde</a></strong> şarap çoğu zaman gerçek anlamıyla değil, manevi aşk ve hakikat bilgisi karşısında yaşanan sarhoşluk hâlinin sembolü olarak kullanılıyor.</p>

<p>Nesimî de sevgilinin yüzünü gördükten sonra “baştan ayağa can olduğunu” ifade ediyor.</p>

<p>Bu noktada beden ile ruh arasındaki sınır ortadan kalkıyor; insan maddi varlığın ötesinde bir hakikat arayışına yöneliyor.</p>

<h2>“DAVACI DA BENİM, HÂKİM DE BENİM”</h2>

<p>Şiirin en dikkat çekici özelliklerinden biri birbirine zıt kavramların art arda kullanılmasıdır.</p>

<p>Nesimî şöyle diyor:</p>

<p>“Də'vi mənəm, qazi mənəm, münkir mənəm, razi mənəm…”</p>

<p>Yani:</p>

<p>“Davacı benim, hâkim benim, inkâr eden benim, razı olan benim.”</p>

<p>Şair daha sonra benzer karşıtlıkları sürdürür:</p>

<p>“Sufi mənəm, safi mənəm…”</p>

<p>“Zahid mənəm, abid mənəm, asi mənəm, fasiq mənəm…”</p>

<p>Ve ardından şiirin en çarpıcı dizelerinden biri gelir:</p>

<p>“Mö'min mənəm, kafir mənəm, mən külli-insan olmuşam.”</p>

<h2>“MÖMİN BENİM, KÂFİR BENİM” NE ANLAMA GELİYOR?</h2>

<p>Bu sözleri yalnızca dini anlamda değerlendirmek Nesimî’nin şiirini eksik okumaya yol açabilir.</p>

<p>Şair burada “hem inanıyorum hem inanmıyorum” demekten ziyade insanın bütün ihtimallerini kendi varlığında topladığını ifade ediyor.</p>

<p>Mümin ile kâfir, zahit ile asi, bilen ile bilmeyen, iyi ile kötü…</p>

<p>Nesimî bütün bu karşıtlıkların insan varlığında bulunduğunu söylüyor.</p>

<p>“Külli insan” ifadesi de bu nedenle şiirin anahtar kavramlarından biri hâline geliyor.</p>

<p>Külli insan, tek bir bireyin sınırlarını aşarak bütün insanlığı temsil eden insan düşüncesine işaret ediyor.</p>

<p>Nesimî’nin şiirindeki “ben”, bu nedenle yalnızca şairin kişisel benliği değildir.</p>

<p>Bu “ben”, giderek bütün insanlığı ve varlığı içine alan evrensel bir “ben”e dönüşür.</p>

<h2>CENNET DE CEHENNEM DE İNSANIN İÇİNDE</h2>

<p>Nesimî şiirin devamında şöyle söylüyor:</p>

<p>“Uçmaq ilə rizvan mənəm, damu ilə niran mənəm,<br />
Dana ilə nadan mənəm, həm inü həm an olmuşam.”</p>

<p>Buradaki “uçmaq” cennet, “damu” ise cehennem anlamında kullanılan eski sözcüklerdir.</p>

<p>Şair;</p>

<p>Cennetin de, cehennemin de,<br />
bilenin de, bilmeyenin de<br />
kendi varlığında bulunduğunu ifade eder.</p>

<p>Bu düşünce şiirin temel felsefesini ortaya koyar:</p>

<p>İnsan, âlemin küçük bir örneğidir.</p>

<p>Başka bir ifadeyle insan bir “mikrokozmos”tur; evrende bulunan birçok zıtlık ve özellik insanın kendi içinde de vardır.</p>

<h2>İSA VE YUSUF ÜZERİNDEN İNSANIN YOLCULUĞU</h2>

<p>Şiirde Hz. İsa ve Hz. Yusuf’a da göndermeler bulunuyor:</p>

<p>“Gəh çıxmışam İsa kimi, çərx üstünə oturmuşam,<br />
Gəh varmışam Yusif kimi, Misirdə sultan olmuşam.”</p>

<p>Nesimî bir yerde İsa gibi göğe yükseldiğini, başka bir yerde Yusuf gibi Mısır’da sultan olduğunu söylüyor.</p>

<p>Hz. İsa burada ruhani yükselişi temsil ederken, Hz. Yusuf’un hikâyesi kuyuya düşmekten hükümdarlığa uzanan büyük dönüşümün sembolü hâline geliyor.</p>

<p>Şair böylece insanın hayat boyunca farklı manevi ve dünyevi hâller yaşayabileceğine işaret ediyor.</p>

<h2>ŞİİRİN ANAHTAR KAVRAMI: VAHDET</h2>

<p>Şiirin son bölümünde Nesimî şöyle diyor:</p>

<p>“Sərrafi-bəhri-qüdrətəm, yaquti-kani-vəhdətəm…”</p>

<p>Bu ifadeyi yaklaşık olarak;</p>

<p>“Kudret denizinin sarrafıyım, vahdet madeninin yakutuyum”</p>

<p>şeklinde anlamak mümkün.</p>

<p>Buradaki “vahdet”, birlik anlamına geliyor.</p>

<p>Şiirin başından itibaren karşı karşıya getirilen bütün zıtlıklar sonunda birlik düşüncesinde buluşuyor.</p>

<p>Mümin-kâfir, bilen-bilmeyen, cennet-cehennem, zahit-asi gibi ayrımlar görünüş dünyasına aitken, Nesimî’nin şiirinde hakikat düzeyinde bütün varlık birliğe ulaşır.</p>

<h2>“ŞİMDİ NƏSİMİYƏM, BU GÜN XAK İLƏ YEKSAN OLMUŞAM”</h2>

<p>Şiirin sonunda ise dikkat çekici bir dönüş yaşanıyor:</p>

<p>“Şimdi Nəsimiyəm, bu gün xak ilə yeksan olmuşam.”</p>

<p>Yani:</p>

<p>“Şimdi Nesimî’yim, bugün toprakla bir olmuşum.”</p>

<p>Şiir boyunca kendisini bütün insanlıkla, cennetle, cehennemle ve vahdetle özdeşleştiren şair, son dizede yeniden toprağa dönüyor.</p>

<p>Bu ifade insanın iki yönünü aynı anda hatırlatıyor.</p>

<p>Bir tarafta insan, büyük bir manevi hakikati taşıyan varlıktır.</p>

<p>Diğer tarafta ise bedeni fanidir ve sonunda toprağa dönecektir.</p>

<p>Nesimî’nin şiirindeki güçlü paradoks da burada ortaya çıkıyor.</p>

<h2>NESİMÎ’NİN ŞİİRİNİN ÖZÜ: AŞKTAN HAKİKATE, HAKİKATTEN BİRLİĞE</h2>

<p>Nesimî’nin bu şiirini üç temel kavram üzerinden okumak mümkün:</p>

<p><strong>Aşk, hakikat ve vahdet.</strong></p>

<p>Şair önce sevgilinin güzelliğine hayran olur.</p>

<p>Ardından bu güzelliğin arkasındaki hakikati görür.</p>

<p>Son aşamada ise insan ile âlem, iyi ile kötü, iman ile inkâr gibi karşıtlıkların ötesine geçerek birlik düşüncesine ulaşır.</p>

<p>“Mömin mənəm, kafir mənəm, mən külli-insan olmuşam” dizesi de tam olarak bu anlayışın özeti niteliğindedir.</p>

<p>Nesimî burada insanı tek bir kimliğe hapsetmez.</p>

<p>Onun insanı; bilen ve bilmeyen, inanan ve inkâr eden, yükselen ve düşen, seven ve acı çeken bütün insanlık hâllerini kendi varlığında barındırır.</p>

<p>Bu nedenle Nesimî’nin şiiri yüzyıllar sonra bile yalnızca mistik bir şiir olarak değil, <strong>“İnsan nedir?” sorusuna verilmiş güçlü ve evrensel bir cevap</strong> olarak okunmaya devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/momin-benim-kafir-benim-nesimi-ne-demek-istedi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 22:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/cf728e27-d228-45c0-8551-c0f577f49160.png" type="image/jpeg" length="69540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Niğde Siyasetinde Sürpriz Katılım! 1927 Doğumlu Efsane İsmin Yeni Adresi Belli Oldu]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/nigde-siyasetinde-surpriz-katilim-1927-dogumlu-efsane-ismin-yeni-adresi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/nigde-siyasetinde-surpriz-katilim-1927-dogumlu-efsane-ismin-yeni-adresi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Niğde’nin ilk kadın kolları başkanı ve ilk kadın belediye meclis üyesi olan 1927 doğumlu Müzeyyen Eröz, YENİ Parti’ye üye oldu. Rozeti takılan cumhuriyet çınarı Eröz’ün katılımını duyuran YENİ Partili Erhan Adem, tecrübeli siyasetçinin aralarına katılmasıyla daha güçlü yarınlara yürüyeceklerini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Niğde yerel siyasetinde oldukça anlamlı ve tarihi bir katılım gerçekleşti. Kentin ilk kadın kolları başkanı ve ilk kadın belediye meclis üyesi unvanlarını taşıyan Müzeyyen Eröz, YENİ Parti saflarına katıldı.</p>

<h3>"Partimiz Adına Anlamlı ve Gurur Verici Bir Gün"</h3>

<p>Tarihi katılımı sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna duyuran YENİ Partili Erhan Adem, yaşanan gelişmeyi "anlamlı ve gurur verici" olarak nitelendirdi. 1927 doğumlu olan kıymetli siyasetçi Müzeyyen Eröz’ün üyeliğinin resmen gerçekleştiğini belirten Adem, duayen ismin birikimiyle partilerine güç kattığını ifade etti.</p>

<h3>"Birlikte Daha Güçlü, Birlikte Daha Güzel Yarınlara"</h3>

<p>Erhan Adem, paylaşımında Müzeyyen Eröz'ün siyasi geçmişine ve mücadele dolu hayatına vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Tecrübesi, mücadelesi ve birikimiyle aramıza katılan Müzeyyen Başkanımıza hoş geldiniz diyor, üyeliğinin partimize ve Niğde'mize hayırlı olmasını diliyoruz. Birlikte daha güçlü, birlikte daha güzel yarınlara."</p>
</blockquote>

<p>Eröz’ün YENİ Parti’ye katılması bölge siyasetinde geniş yankı uyandırırken, rozet takma töreninin ardından üyelik işlemi resmiyet kazandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/nigde-siyasetinde-surpriz-katilim-1927-dogumlu-efsane-ismin-yeni-adresi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/agency/anka/nigde-siyasetinde-surpriz-katilim-1927-dogumlu-efsane-ismin-yeni-adresi-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="64326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya Darende’de Asırlık Gelenek: Dut Pekmezi Mesaisi Başladı, Uzaktaki Yakınlara Şifa Gönderiliyor!]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/malatya-darendede-asirlik-gelenek-dut-pekmezi-mesaisi-basladi-uzaktaki-yakinlara-sifa-gonderiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/malatya-darendede-asirlik-gelenek-dut-pekmezi-mesaisi-basladi-uzaktaki-yakinlara-sifa-gonderiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Darende'de dut sezonunun açılmasıyla birlikte geleneksel yöntemlerle hazırlanan doğal dut pekmezi üretimi tüm hızıyla sürüyor. Bahçelerinden topladıkları dutları imece usulüyle işleyen ilçe halkı, hem kışlık ihtiyaçlarını karşılıyor hem de ürettikleri şifalı pekmezi gurbetteki akrabalarına hediye olarak gönderiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'nın Darende ilçesinde dut sezonunun devam etmesiyle birlikte, asırlık geleneksel dut pekmezi mesaisi de hız kazandı. İlçedeki pek çok aile, sabahın erken saatlerinde bahçelerinden topladıkları doğal dutları imece usulüyle işleyerek kışlık stoklarını hazırlamaya başladı.</p>

<h3>"Çocukluğumuzdan Beri Dut Pekmezinin Adeta Bir İlaç Olduğu Öğretildi"</h3>

<p>Yukarı Ulupınar Mahallesi'nde yıllardır süregelen geleneksel üretimi devam ettiren Salih Yılmaz, dut pekmezinin yöre halkı için sadece bir gıda değil, aynı zamanda kültürel ve manevi bir miras olduğunu vurguladı. Yılmaz, imece usulüyle yürüttükleri meşakkatli süreci şu sözlerle anlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Biz kışa girmeden önce mutlaka evimizde pekmezimizi hazırlarız. Topladığımız dutları torbalara koyup sıktıktan sonra elde ettiğimiz şırayı kazanlarda kaynatıyoruz. Kaynama sırasında oluşan köpüğü alıyoruz. Ardından tepsilere dökerek güneşte bekletiyor ve her gün karıştırıyoruz. Koyulaştıktan sonra cam kavanozlara veya bidonlara doldurup üzerlerini bezle kapatıyoruz. Güneş görmeyen yerlerde muhafaza ediyor, kışın çıkarıp tüketiyoruz. Bize çocukluğumuzdan beri dut pekmezinin adeta bir ilaç olduğu öğretildi. Bu nedenle dut pekmezinin bizim için ayrı bir değeri var. Öncelikle ailemizin ihtiyacını karşılıyor, fazlasını ise uzakta yaşayan akrabalarımıza hediye olarak gönderiyoruz."</p>
</blockquote>

<h3>Tepsilerde Güneş Altında Olgunlaşan Şifa Kaynağı</h3>

<p>Yıllardır değişmeyen klasik yöntemleri uygulayan vatandaşlar; topladıkları taze dutları özel torbalarda sıkarak elde ettikleri şırayı dev kazanlarda saatlerce kaynatıyor. Kaynama aşamasında yüzeye çıkan köpükler titizlikle temizlendikten sonra istenen kıvama ulaşan şıra, geniş tepsilere dökülerek günlerce doğrudan güneş altında olgunlaşmaya bırakılıyor. Her gün düzenli olarak karıştırılan ve koyulaşan pekmezler, cam kavanoz veya bidonlara doldurularak ışık almayan serin ortamlarda muhafaza ediliyor.</p>

<h3>Uzmanlar Uyarıyor: Vitamin Deposu Ancak Ölçülü Tüketilmeli</h3>

<p>Geleneksel ve doğal yollarla hazırlanan dut pekmezi; içeriğinde barındırdığı zengin demir, kalsiyum, potasyum ve çeşitli vitaminler sebebiyle son derece değerli bir besin kaynağı olarak kabul ediliyor. Vücuda enerji vermesi ve özellikle soğuk havalarda bağışıklık sistemini desteklemesi nedeniyle yoğun talep gören ürünün, uzmanlar tarafından dengeli bir beslenme programı dahilinde ölçülü tüketilmesi öneriliyor.</p>

<h3>Birçok Aile İçin Gelir Kapısına Dönüştü</h3>

<p>Dut meyvesi taze tüketiminin ve pekmez yapımının yanı sıra kurutularak da değerlendiriliyor. Son yıllarda bölge ekonomisinde belirgin bir yere sahip olan dut üretimi, pek çok aile için önemli bir geçim kaynağı haline geldi. Darende'nin genelinde sürdürülen üretim faaliyetleri; özellikle Ozan, Ilıca, Hacılar ve Balaban mahallelerinde yoğun bir şekilde devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Malatya, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/malatya-darendede-asirlik-gelenek-dut-pekmezi-mesaisi-basladi-uzaktaki-yakinlara-sifa-gonderiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/malatya-darendede-asirlik-gelenek-dut-pekmezi-mesaisi-basladi-uzaktaki-yakinlara-sifa-gonderiliyor.png" type="image/jpeg" length="88342"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıllardır Bitmeyen Yol İçin Bıçak Kemiğe Dayandı: Malatya-Arapgir Yolu Trafiğe Kapatıldı!]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/yillardir-bitmeyen-yol-icin-bicak-kemige-dayandi-malatya-arapgir-yolu-trafige-kapatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/yillardir-bitmeyen-yol-icin-bicak-kemige-dayandi-malatya-arapgir-yolu-trafige-kapatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya-Arapgir kara yolunun yıllardır tamamlanmayan 54 kilometrelik kısmının bölünmüş yola dönüştürülmesini isteyen STK temsilcileri, şoförler ve vatandaşlar yolu trafiğe kapatarak eylem yaptı. Son birkaç ayda 5 kişinin yaşamını yitirdiği tehlikeli yolda toplanan bölge halkı, yetkililere seslenerek yolun derhal yatırım programına alınmasını talep etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya-Arapgir kara yolunda bitmek bilmeyen kazalar ve tamamlanmayan yol çalışmaları bölge halkını isyan ettirdi. Yıllardır tamamlanamayan 54 kilometrelik kısmın duble yola dönüştürülmesini isteyen sivil toplum kuruluşu temsilcileri, şoförler ve çok sayıda vatandaş, yolu trafiğe kapatarak seslerini yetkililere duyurmaya çalıştı.</p>

<p>Basın açıklamasına Arapgir Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı İlker Özan, Arapgir Muhtarlar Derneği Başkanı Özgür Çataltaş, Arapgir Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Şafak, Arapgir Esnaf Odası Başkan Yardımcısı Hüseyin Sonat, Malatya'daki Arapgir Derneği Başkanı ve Arapgir Postası gazetesi sahibi Kâmuran Sezer ile şoförler ve vatandaşlar katıldı.</p>

<h3>"Son Üç-Beş Ayda Beş Canımızı Kaybettik"</h3>

<p>Eylemde konuşan Arapgir Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı İlker Özan, güzergahtaki tehlikeye dikkat çekerek acil önlem alınmasını istedi. Özan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Arapgir-Malatya yolu üzerinde yaşanan sıkıntıları dile getirmek ve bu basın açıklamasını yapmak için burada toplandık. Arapgir-Malatya arasındaki yolda artık büyük sıkıntılar yaşanmaya başladı. Bir sürü maddi hasarlı trafik kazası, ölümlü trafik kazası yaşandı. Hatta son üç-beş ay içerisinde beş canımızı bu yolda, trafik kazaları sonucu kaybettik. Artık bu tip kazaların yaşanmaması adına Arapgir-Malatya yolumuzun duble yol, bölünmüş yol olarak yapılmasını talep ediyoruz. Arapgir-Malatya arası 120 kilometrelik bir yol. Çok fazla değil. Biz Sayın Bakanımızdan melodili bir yol istemiyoruz. Sadece duble yol istiyoruz."</p>

<h3>"Bıçak Kemiğe Dayandı"</h3>

<p>Ölümlü kazaların artık son bulması gerektiğini vurgulayan Arapgir Muhtarlar Derneği Başkanı Özgür Çataltaş ise tepkisini dile getirdi:</p>

<p>"Eğer biz Arapgir halkı olarak burada bu eylemi gerçekleştiriyorsak biliniz ki artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Biz artık ölümlü kazalar istemiyoruz. Biz artık Arapgir yolundaki kaza haberlerinden bıktık. Bu nedenle başta Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Ulaştırma Bakanımızdan, Sayın Valimizden, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızdan ve bu konuda görevli olan bütün kurumlarımızdan bu yolumuzun bir an önce duble yola dönüştürülmesini istiyoruz."</p>

<h3>"20 Yıldır Bu Yoldaki Kazaları Haber Yapıyoruz"</h3>

<p>Geçen hafta aynı yolda kaza geçiren ve aracı pert olan Arapgir Postası gazetesi sahibi Kâmuran Sezer de eyleme destek vererek yıllardır süren mağduriyeti aktardı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bir Arapgirli olarak geçen hafta maalesef bu yolda ben de bir kaza geçirdim. Maddi hasarlı bir kazaydı ve araba şu anda pert oldu. Biz çok şükür bir yara almadan kurtulduk. Ancak şöyle bir durum var; Arapgir-Malatya yolunun yapılması konusunda yıllardır dile getirdiğimiz isteklerimizin karşılık görmemesi gerçekten üzücü. Biz bir gazeteci olarak 20 yıldır bu yol üzerinde yaşanan ölümlü kazaları, maddi hasarlı kazaları defalarca haber yaptık. Bunlardan sürekli bahseder olduk. İnanın, haftalık gazetelerimizde her hafta bununla ilgili, Arapgir-Malatya yolunun akıbetiyle ilgili bir haber yapar duruma geldik. Buranın bir an önce yapılması konusunda yetkililerimizin artık harekete geçmesi gerektiğini düşünüyorum."</p>

<h3>"Arapgir Sadece Hakkı Olanı İstiyor"</h3>

<p>Eyleme katılan vatandaşlar da tek isteklerinin güvenli bir ulaşım olduğunu vurguladı. Eylemci bir vatandaş taleplerini şu sözlerle özetledi:</p>

<p>"Talebimiz duble yol. Bizim buraya geliş amacımız duble yol talebidir. Başka bir talebimiz yok. Başka kimseyle en ufak bir şeyimiz yok. Arapgir askerliğini yaptı, vergisini verdi. Sadece hakkı olanı istiyor şu anda. Hakkımız duble yol. Bizim talebimiz budur."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Malatya, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/yillardir-bitmeyen-yol-icin-bicak-kemige-dayandi-malatya-arapgir-yolu-trafige-kapatildi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/agency/anka/yillardir-bitmeyen-yol-icin-bicak-kemige-dayandi-malatya-arapgir-yolu-trafige-kapatildi.jpg" type="image/jpeg" length="62302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alaşehir'de Üzüm Üreticilerinden İsyan: "Eskiden Çocuk Okutuyorduk, Şimdi Karnımızı Doyuramıyoruz!"]]></title>
      <link>https://www.gunestv.com/alasehirde-uzum-ureticilerinden-isyan-eskiden-cocuk-okutuyorduk-simdi-karnimizi-doyuramiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunestv.com/alasehirde-uzum-ureticilerinden-isyan-eskiden-cocuk-okutuyorduk-simdi-karnimizi-doyuramiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Alaşehir ilçesinde 2026 yılı kuru üzüm sezonu öncesinde bir araya gelen üreticiler, katlanan maliyetler ve açıklanmayan taban fiyatlar nedeniyle zor günler geçiriyor. İki yıl önce 115 liraya satılan üzümün bugün 75-80 liraya düştüğünü belirten çiftçiler, TMO ve TARİŞ'e çağrıda bulunarak en az 150-180 lira taban fiyat talep etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa'nın Alaşehir ilçesine bağlı Kavaklıdere ve Örneköy mahallelerindeki üzüm üreticileri, 2026 yılı kuru üzüm sezonu öncesinde yaşadıkları ağır ekonomik sıkıntıları dile getirdi. Mazot, gübre, zirai ilaç, elektrik, sulama ve işçilik maliyetlerinin son bir yılda yüzde 50 ila yüzde 80 arasında arttığına dikkat çeken üreticiler, kuru üzüm fiyatlarının ise iki yıl öncesinin bile gerisinde kaldığını belirtti.</p>

<h3>TMO ve TARİŞ Henüz Fiyat Açıklamadı</h3>

<p>Çiftçiler, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile TARİŞ'in henüz alım fiyatı açıklamadığını, bu durumun piyasada belirsizlik yaratarak üreticiyi tüccarın insafına terk ettiğini vurguladı.</p>

<h3>"Beş Kardeşi Üzüm Büyüttü, Bugün Bizi Geçindirmiyor"</h3>

<p>Çiftçiler Sendikası Denetim Kurulu Üyesi ve üzüm üreticisi Gürcan Ertürk, bağcılığın sürdürülebilir olmaktan çıktığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Biz beş kardeşiz. Beş kardeşin eğitimine, büyümesine, evlenmesine kadar bu üzüm katkı sağladı. Bugün ise babamızdan kalan bağlarla kendi geçimimizi bile sağlayamıyoruz. Çocuklarımızın bu işi devam ettirmesi artık mümkün görünmüyor."</p>

<h3>"İki Yıl Önce 115 Liraya Sattığımız Üzüm Bugün 80 Liraya Düştü"</h3>

<p>Maliyetlerin katlandığını ve mazotun 83 liraya ulaştığını belirten Ertürk, fiyatlardaki gerilemeyi şöyle anlattı:</p>

<p>"Geçen yıl bin 750 lira olan potasyum karbonat bugün yaklaşık 2 bin 950 liraya çıktı. İki yıl önce 115 liraya sattığımız kuru üzüm bugün 75-80 liraya satılıyor. Buna karşılık mazot, gübre, elektrik ve işçilik maliyetleri katlandı. Böyle giderse bağcılığı sürdürebilecek son nesil biz olacağız."</p>

<h3>"Çiftçi Emeğinin Karşılığını Alamıyor"</h3>

<p>TARİŞ'in üreticiyi yeterince koruyamadığını savunan Ertürk, ödemelerin geç yapılmasından da şikayet ederek, "Alaşehir ve Sarıgöl'de milyonlarca liralık üzüm parası ödenmedi. Üzümü bugün veriyoruz, parasını Mart-Nisan ayında alıyoruz. Oysa Kasım ayında bağ yeniden budanıyor, masraflar tekrar başlıyor. TARİŞ yalnızca 20 bin ton üzüm alacağını söylüyor. Bu kadar ürünün içinde 20 bin ton kaç günde biter? Sonra yine tüccarın eline kalacağız" dedi.</p>

<p>Üreticilerin girdi maliyetlerini karşılayabilmek için sabah saat 05.00'te kalkıp salamuralık asma yaprağı toplamak zorunda kaldığı belirtildi.</p>

<h3>"80 Lira Maliyeti Ancak Kurtarıyor"</h3>

<p>Emekli çiftçi Şener Kahraman dekar maliyetinin 40 bin lirayı geçtiğini vurgulayarak, "Dekardan 600 kilo üzüm alsak bile 80 liralık fiyat ancak maliyeti karşılıyor. Çiftçinin ayakta kalabilmesi için fiyatın en az 150 lira olması gerekiyor. Yalnızca zirai ilaç gideri dekarda 10-15 bin lirayı buluyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Kendi Emeğimizi Zaten Hiç Hesaplamıyoruz"</h3>

<p>Üretici Yusuf Zengin ise bütün işleri kendisinin yapmasına rağmen kar edemediğini belirterek, "10-15 günde bir ilaç atıyoruz. Bir ilaçlama yaklaşık 4 bin liraya mal oluyor. Sezonda 10 kez ilaç attığınızda sadece ilaçlama masrafı 40 bin lirayı buluyor. Kendi emeğimizi zaten hiç hesaplamıyoruz. Kuru üzümde taban fiyat en az 150 lira olmalı" diye konuştu.</p>

<h3>Çevresel Faktörler ve Hastalık Uyarısı</h3>

<p>Emekli üretici Bahri Öner, Gediz Ovası'ndaki jeotermal enerji santralleri ile Kışladağı Altın Madeni'nin gaz ve atıklarının üzüm verimi ile kalitesini olumsuz etkilediğini öne sürdü.</p>

<p>Salihlili üretici Erdal Barut ise 8 ve 9 numara kuru üzüm için kilogram başına en az 180 lira fiyat açıklanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Öte yandan Gürcan Ertürk, bağlarda salkım buruşması ve uç kuruması gibi hastalıkların görüldüğünü belirterek, İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri ile ziraat odalarının sahada uzman ekiplerle inceleme yapması çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Yaşam</category>
      <guid>https://www.gunestv.com/alasehirde-uzum-ureticilerinden-isyan-eskiden-cocuk-okutuyorduk-simdi-karnimizi-doyuramiyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunestvcom.teimg.com/crop/1280x720/gunestv-com/uploads/2026/08/agency/anka/alasehirde-uzum-ureticilerinden-isyan-eskiden-cocuk-okutuyorduk-simdi-karnimizi-doyuramiyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="61711"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
