TÜRK-İŞ, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişimlerini belirlemek amacıyla her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği "Açlık ve Yoksulluk Sınırı" araştırmasının Haziran 2026 sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
Açıklanan son veriler, asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca vatandaşın ve maaşlı çalışanların üzerindeki ekonomik yükün ne denli ağırlaştığını net bir şekilde ortaya koydu.
Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı, yani "açlık sınırı" Mayıs ayındaki 35 bin 174 lira seviyesinden, Haziran ayında 35 bin 758 lira 88 kuruşa yükseldi.
"Yoksulluk Sınırı 116 Bin Lirayı Geçti"
Gıda harcamasının yanı sıra giyim, kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu aylık harcamaların toplamını ifade eden "yoksulluk sınırı" ise adeta cep yaktı. Mayıs ayında 114 bin 576 lira olan bu eşik, Haziran 2026 itibarıyla 116 bin 478 lira 40 kuruşa ulaştı.
Tek başına hayata tutunmaya çalışan bekar bir çalışanın aylık "yaşama maliyeti" ise tek bir kişi için bile geçinmenin ne kadar zor olduğunu kanıtlar nitelikte 46 bin 248 lira 50 kuruş olarak hesaplandı.
Ankara'daki mutfak enflasyonunu yansıtan asgari gıda harcaması tutarı, bir önceki aya göre yüzde 1,66 oranında artış gösterdi. Verilere göre gıda fiyatlarındaki on iki aylık değişim oranı yüzde 36,93, yıllık ortalama artış ise yüzde 40,44 olarak kayıtlara geçti.
"Sorun Fiyatların Ulaştığı Yüksek Seviye"
TÜRK-İŞ tarafından yapılan resmi açıklamada, marketlerdeki temel gıda fiyatlarının önceki aylara göre daha sakin bir seyir izlediği ve mutfak enflasyonunun yavaşladığı belirtildi. Ancak bu yavaşlamanın vatandaşın cüzdanına yansımadığı aktarıldı.
Kurum, "Sorun artık yalnızca fiyatların ne kadar arttığı değil, fiyatların ulaştığı yüksek seviyedir. Asgari ücrete yılın ikinci yarısında zam yapılmaması, milyonlarca çalışanın alım gücünü daha da zayıflatmıştır" sözleriyle durumun ciddiyetine dikkat çekti.
Maaşlı çalışanların aynı gelirle her geçen ay daha az ürün alabildiği vurgulanırken, gıda fiyatlarındaki göreceli durgunluğa rağmen ücretlerin sabit kalması nedeniyle mutfaktaki sıkıntının ve geçim derdinin büyüyerek devam ettiği ifade edildi.