Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Aziz İhsan Aktaş davaları, siyasetin ve yargının gündemine oturdu. Duruşmaları izleyen CHP Milletvekili Mahmut Tanal, savunmaların ardından iddianamenin temel dayanaklarının sarsıldığını belirterek, yargılama sürecindeki usulsüzlüklere dikkat çekti.
"700 Yılla Yargılanana Koruma, 3 Yılla Yargılanana Cezaevi"
Mahmut Tanal, yargıdaki uygulamalar arasındaki uçurumu çarpıcı bir örnekle eleştirdi. 700 küsur yılla yargılanan bir sanığın tutuksuz yargılanmasını ve adliyede devlet korumasıyla gezmesini "çifte standart" olarak nitelendiren Tanal, şu ifadeleri kullandı:
"Bir yanda 700 yılla yargılanan kişi adliyenin en gizli yerlerine özel korumasıyla girip çıkıyor, diğer yanda yatarı kalmamış insanlar bir yıldır tutuklu. Bu bir güç gösterisidir. Türkiye'de ikili hukuk yoktur, olamaz."
"İdare Mahkemesinin 'Hukuka Uygun' Dediği Şey Suç Sayılamaz"
Davanın merkezindeki Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu’nun 10 saat süren savunmasına değinen Tanal, suçlama konusu yapılan tüm işlemlerin geçmişte idari yargı denetiminden geçtiğini vurguladı. Tanal, müştekilerin açtığı tüm davaların İdare Mahkemesi tarafından reddedildiğini hatırlatarak, yargı kararlarının yok sayıldığını belirtti.
"İdari yargının 'hukuka uygundur' diyerek tescil ettiği işlemler üzerinden ceza davası açmak tamamen siyasi bir manipülasyondur. Hukuk kırıntısı varsa arkadaşlarımız tahliye edilmelidir."
"Yapılar AK Parti Döneminden Kalma"
İddianamedeki "yapılara göz yumulduğu" suçlamasına da yanıt veren Tanal, söz konusu yapıların Ekrem İmamoğlu döneminde değil, AK Parti belediye başkanlığı döneminde inşa edildiğinin belgelerle sabit olduğunu ifade etti. İmamoğlu döneminde yapılan tek işlemin bir istinat duvarı başvurusu olduğunu, bunun üzerinden suç oluşturulmaya çalışıldığını savundu.
Tanal, "Boğaziçi İmar Müdürlüğü ile ilgili anlatılanlar bugün çökmüş durumdadır. İddianamenin bu kısmı tamamen boşa çıkmıştır," diyerek davanın gidişatına dair iddialı bir tespitte bulundu.