Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Özgür Özel yönetimine yönelik verdiği şok "mutlak butlan" kararı sonrasında sular durulmuyor. Kararın ardından acil koduyla toplanan ve tam 5 saat süren Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından kameraların karşısına geçen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, adeta tarihi bir rest çekti. Süreci net bir dille "sivil darbe" olarak nitelendiren Özel, teslim olmayacaklarını haykırdı.
"YSK Kendi Sorumluluk Alanına Sahip Çıkmalıdır"
Mahkemenin verdiği tedbiren görevden uzaklaştırma kararına karşı vakit kaybetmeden harekete geçtiklerini belirten Özgür Özel, hem Yargıtay’a hem de Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) başvuru yapacaklarını açıkladı. Yargı organlarına tarihi bir sorumluluk yükleyen Özel, bu hamlenin ülkeyi büyük bir kaosun eşiğine getirdiğini savundu.
Hukuki süreci en üst düzeyde takip ettiklerini aktaran CHP lideri, "Tedbir kararının kaldırılmasını da içerecek şekilde itirazımızı Yargıtay'a yaptık. Yarın YSK'ya başvuracağız. Başvurularımızın en acil, en hızlı şekilde ele alınarak, YSK'nın kendisine münhasıran tanımlanan sorumluluk alanına sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay'ın tedbir kararını kaldırarak Türkiye'yi bir felaketten kurtarmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.
"Göstermelik Kurultay Yapanlar Milli İradeyi Yerle Bir Ettiler"
İktidar partisinin her fırsatta dile getirdiği "milli irade" söylemlerinin samimiyetsiz olduğunu iddia eden Özel, CHP’nin mahallelerden başlayarak çarşaf listelerle en demokratik seçimleri gerçekleştirdiğini hatırlattı. Seçimle gelen yönetimlerin mahkeme salonlarında değiştirilmeye çalışılmasının milli iradeye bir savaş ilanı olduğunu vurguladı.
Sandık iradesine yapılan müdahaleyi eleştiren Özel, "Demokrasi, sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. Adalet ve Kalkınma Partisi 'Milli irade' derken, kendileri içinde yarışlı seçimler yapmıyorlar. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, milletin kendilerini seçtiğinde buradan meşruiyeti alıp baş tacı edenler bir kere kaybettiler, milli iradeyi yerle bir ettiler" ifadelerini kullandı.
"Müesses Nizama İtiraz Edenlerin Zaferiyle Barışamadılar"
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı'nı kazanmalarının ardından 31 Mart yerel seçimlerinde elde ettikleri tarihi başarıların müesses nizamı ve saray rejimini derinden sarstığını belirten Özel, siyaset üretemeyenlerin yargıyı bir silah olarak kullandığını aktardı. Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik 19 Mart 2025’te gerçekleştirilen sivil darbe girişiminin de bu zincirin bir parçası olduğunu savundu.
Kendisine yöneltilen konforlu muhalefet liderliği tekliflerini elinin tersiyle ittiğini söyleyen Özgür Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birileri bizim kurultayı kazanmamızı da hazmetmedi. Müesses nizamın kazanmasını istediklerinin kazanmasına alışık olanlar, müesses nizama itiraz edenlerin zaferi ile hiçbir zaman barışamadılar. Siyset üretemeyince yargı kollarını kurdular. Bize 'Ekrem'i bırak, mücadeleyi bırak. Ankara'ya dön, partinin başında otur' dediler. Oturmadık o koltukta. Oturmayacağım o koltukta. Onlara söylüyorum, oturmayacağım koltuk; mutlu, mesut, güvenli muhalefet liderliği koltuğudur. Ben bu koltuğu reddediyorum. Ben partimin Genel Başkanını iktidar koltuğunda oturtmak, partimin Cumhurbaşkanı adayını Cumhurbaşkanı koltuğunda oturtmak için mücadele ediyorum. Sarayın icazetiyle, yargısının açtığı yolla o koltukta oturmadım. Oturmam."
"Bana 30 Sene Bu Koltukta Oturmayı Teklif Ediyor Rejim"
Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde şahsi ihtiraslarla hareket etmek yerine partiyi iktidar yapacak "en doğru adayı bulma" suçundan dolayı hedef tahtasına oturtulduğunu belirten Özel, halkın gerçek sorunlarını haykırdıkları için bu cezaya çarptırıldıklarını dile getirdi. Rejimin, kendisini rahatsız etmeyen liderlere uzun yıllar koltuk garantisi sunduğunu iddia etti.
Kendi konforunu değil, milletin geleceğini düşündüğünü söyleyen Özel, "Kazanacak bir Cumhurbaşkanı adayı belirleme suçundan halen daha saldırı altındayım. Cumhurbaşkanlığı adaylığını kabul etseydim, 'Ben aday olurum, Ekrem gitti' deseydim benden iyisi yoktu. Rejim bana 30 sene bu koltukta oturmayı teklif ediyor, onu rahatsız etmeden. 50 yaşındayım ben, 30 sene oturabilirim. Ama bu ülkenin muhalefet koltuğunun tadını çıkaran Genel Başkanlara değil; muhalefette olduğu her günden ıstırap duyan, bu milletin sorunlarını çözecek bir iktidarı kuracak bir Genel Başkana ihtiyacı var" dedi.
"paşalar Gibi Yarım Saatte 10 Milyar Dolar Zarar Verdiler"
Alınan mutlak butlan kararının sadece siyasi bir kriz değil, Türkiye ekonomisini derinden sarsacak büyük bir finansal felaket zinciri başlattığını resmi rakamlarla açıklayan Özel, kararın piyasaların kapanmasına az bir süre kala kasıtlı olarak sızdırıldığını iddia etti.
Yarım saat içinde ülkenin milyarlarca dolarının buharlaştığını belirten Özel, "Erdoğan'ı ikna ederlerse diye kararı 16.30'dan yükletenlerin ülke ekonomisine yarım saat içinde verdikleri zarar 10 milyar dolardır. Borsadaki o yüzde 8,5'lik düşüşle birlikte yakılan rezerv 10 milyar dolardır. Yarın böyle bir felakete uyanacağız. Bunun için yakılacak her rezerv milletin gelecekte daha pahalıya et, daha pahalıya süt, daha pahalıya ekmek alması demektir. Erdoğan milleti adaysız, lidersiz ve seçeneksiz bırakmanın çabası içindedir. Erdoğan CHP'yi AK Parti'ni butlan kollarına yönettirme niyetindedir" uyarısında bulundu.
"Bu Darbeye Sonuna Kadar Direneceğiz!"
Tüm bu baskılara, kirli işbirliği tekliflerine ve yargı eliyle yapılan operasyonlara karşı 81 ilde örgütlerin ve demokratların ayağa kalktığını, gecenin bir umut gecesine dönüştüğünü söyleyen Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sıkça kullandığı bir ayeti hatırlatarak saraya adeta meydan okudu.
Sözlerine inanan tüm vatandaşları ve paydaşları direnişe davet eden Özgür Özel, manifesto niteliğindeki konuşmasını şu kararlı cümlelerle tamamladı:
"Cumhuriyet Halk Partisi tüm darbecilere, tüm işbirlikçilerine karşı dimdik ayaktadır. Biz buradayız, bu darbeye sonuna kadar direneceğiz. Sayın Erdoğan'ın zaman zaman tekrarladığı bir ayeti hatırlatırım: 'Onlar sana tuzak kurarken Allah da karşı planlar yapıyordur. Allah, plan yapanların en hayırlısıdır.' Bu yapılan size, partinize yapılsaydı ne hissederdiniz? Yolumuz yolsuzluğa, yüzümüz nursuza, ömrümüz arsıza denk düşmesin inşallah. Bizi teslim alırlarsa gelecek sandığı şimdiden teslim almış olurlar. O yüzden teslim olmayacağız. Kendi konforlu koltuklarını, 'Akıllı ol, otur' diye teklif edenlere 'Biz bu koltukları reddediyoruz' diyoruz. Her türlü kirli teklife kapalıyız."