Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | Haber Girişi: 03.12.2021 - 11:27, Güncelleme: 03.12.2021 - 12:36

Kılıçdaroğlu TÜİK’e Alınmadı

 

Kılıçdaroğlu TÜİK’e Alınmadı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine randevu vermeyen TÜİK’in binasının önüne giderken burada içeri alınmadı. Kılıçdaroğlu’na 'randevunuz olmadığı için giriş yapamazsınız' yanıtı verildi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı ile görüşmek istedi, ancak randevunun verilmemesi üzerine kurmayları ile birlikte TÜİK Başkanlığı’na gitti. TÜİK, yönetimi buna rağmen kapıları açmadı. Kılıçdaroğlu, TÜİK’in demir kapısının önünde, “Devletin sahip olduğu bilgiler, bu bilgilerin nasıl toplandığına ilişkin açıklamalar; ana muhalefet partisine yapılmak istenmiyor, kapılar kapanıyor. Böylesine bir tabloyu Cumhuriyet tarihinde hiç görmedik. İşçinin, memurun, emeklinin hakkını savunmayacaksam; neden siyaset yapıyorum! TÜİK; bir devlet kurumu olmaktan çıkmış, bir Saray kurumu haline dönüşmüştür. Burası artık bir devlet kurumu değildir” dedi. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, sabah saatlerinde enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından, sosyal medya hesabından; "TÜİK’ten randevu istedim, vermediler. Saat 11.00'de geliyorum, haberiniz olsun" açıklamasını yaptı. Kılıçdaroğlu, saat 11.00’da; CHP Genel Başkan Yardımcıları Bülent Kuşoğlu ve Fethi Açıkel, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ile birlikte TÜİK’in Ankara’daki merkez binasının önüne geldi. Ancak, TÜİK’in demir kapıları kapıları açılmadı. GÖREVLİ: BİZE RANDEVUNUZ OLMADIĞI SÖYLENDİ Önce, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç; görevli ile konuşmak için kapıya yaklaştı. Özkoç, güvenlik görevlisine “TÜİK, ziyarete kapalı mı” diye sordu. Özkoç, “İçeri girip, randevumuz olup olmadığını soracağız” dedi. Kapıların ardındaki görevli ise “Bize randevunuz olmadığı söylendi” dedi. Özkoç, tekrar; “TÜİK’in kapılarını vatandaşa kapatıyor musunuz?” sorusunu yöneltti. “HALK ADINA BİLGİ ALMAK İÇİN” Daha sonra CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, görevliye; “İnternet sitesinde, bilgi edinme ile ilgili, eğer bir bilgi alışverişi olacaksa, ‘bilgi talepleriniz için Ankara’da bulunan merkez teşkilatımıza gelinebilir’ yazıyor. Randevu alınmasına da gerek yok. Bu kapsamda halk adına bilgi almak için… İçeri girmek üzere bir talebimiz var” dedi. Böke, “Merkez teşkilatına gelinebilir denildiği için, geldik. Bu kapsamda kapının açılması gerek” diye konuştu. Özkoç, “Yasaları kabul etmiyorsunuz” dedi. Görevli ise Böke’nin okuduğu metin için “yasa değil o” diye konuştu. KILIÇDAROĞLU TEPKİ GÖSTERDİ Bu duruma tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, açılmayan demir kapıların önünde şu açıklamayı yaptı: “Türkiye İstatistik Kurumu, Cumhuriyeti’nin önemli kurumlarından birisidir. Bu kurumun rakamları, 84 milyon vatandaşımızı ilgilendirmektedir. Bu kurumun verdiği rakamlar üzerine siyasal partiler, ekonomik çevreler, sosyal çevreler politikalar oluştururlar; düşüncelerini kamuoyuyla paylaşırlar. Dün, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı’ndan randevu istedik. Gelen arkadaşlarımın, milletvekili arkadaşlarımın tamamı, geçmişinde; teknik olarak ekonomide, sosyal bilimde, maliyede çalışan arkadaşlarımız. Buraya sağlıklı tutarlı bilgiler almak için geldik. Randevu verilmediğini, kabul edilemeyeceğimizi ifade ettiler. Kendilerine, TÜİK’in internet sitesinde yazılı olan metni okuduk. Metin aynen şöyle: ‘Bilgiye nasıl erişilir? Bilgi talebinde bulunmak istiyorsanız, merkez teşkilatımıza veya bölge müdürlüklerimize başvurabilirsiniz. Ayrıca bilgi talepleriniz için Ankara’da bulunan merkez teşkilatımıza gelebilir veya bölge müdürlüklerimizi ziyaret edebilirsiniz. Ne diyor? Merkez teşkilatımıza gelebilir, her türlü bilgiyi alabilirsiniz. Kendi internet sitelerinde yazılı olan davete uyarak, geldik ve bilgi almak istedik. “TÜRKİYE’NİN NEREYE GELDİĞİNİ GÖSTERMEK İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR TABLODUR” Bu tablo, aslında Türkiye’nin nereye geldiğini göstermek için çok önemli bir tablodur. Burada hiçbir gazeteci arkadaşımın, hiçbir vatandaşımın, hiçbir üniversitenin, hiçbir sivil toplum kuruluşunun unutmaması gereken bir gerçekle karşı karşıyayız. “CUMHURİYET TARİHİNDE HİÇ GÖRMEDİK” Devletin sahip olduğu bilgiler, bu bilgilerin nasıl toplandığına ilişkin açıklamalar; ana muhalefet partisine yapılmak istenmiyor, kapılar kapanıyor. Böylesine bir tabloyu Cumhuriyet tarihinde hiç görmedik. Türkiye’nin geldiği nokta açısından önemlidir. Buraya niye geldik? Burası enflasyon oranlarını açıklıyor. Bakınız; aylık enflasyon 3.51, yıllık enflasyon 21,31… Şimdi, bu rakamlar güven vermiyor. Bütün vatandaşlarıma açık ve net seslenmek istiyorum. Pazara gittiğimizde, elektrik düğmesine bastığımızda, doğalgazı yaktığınızda; enflasyon gerçekten bunların iddia etiği gibi mi? Yani 3.51 mi? Burası güven vermediği için bir grup akademisyen ve sosyal bilimci de enflasyon tahmininde bulunuyor. Onlar da piyasaya bakıyorlar, rakamlara bakıyorlar. Onların verileri: Burası 3.51, onlar 9,31 aylık enflasyon diyorlar. Yıllık 21, onlar yıllık 58.63 diyorlar. “İŞÇİNİN, EMEKLİNİN, MEMURUN HAKKINI KORUMAK BENİM GÖREVİM” Bir partinin, CHP’nin Genel Başkanı olarak; milyonlarca işçinin, emeklinin, memurun hakkını korumak benim temel görevimdir. İşçinin, memurun, emeklinin hakkı korumak benim görevimdir. Benim siyaset yapma anlayışım budur. Ben sosyal demokratım. Devletin sosyal olmasını isterim, fakirden yana olmasını isterim. “TÜİK RAKAMLARI KÜÇÜLTÜYOR” Eğer TÜİK rakamları küçültüyor ve bu rakamları doğru diye paylaşıyorsa; bu şu anlama geliyor: Memura, işçiye, emekliye daha az vereceğim, kalkınmadan hiç pay vermeyeceğim, diyor. Böyle bir tabloya sessiz kalırsam, niye siyaset yapıyorum? “MEMURUN, EMEKLİNİN, İŞÇİNİN, MİLYONLARIN HAKKINI SAVUNMAK İÇİN GELDİM” İşçinin, memurun, emeklinin hakkını savunmayacaksam; neden siyaset yapıyorum? Buraya gelişimin nedeni o? Memurun, emeklinin, işçinin, milyonların hakkını savunmak için geldim. “SORACAKTIM ONLARA, BU VERİLERİ NEREDEN ALDINIZ?” Siz rakamları küçük gösteriyorsunuz. Soracaktım onlara, bu verileri nereden aldınız? Kimlerden aldınız? Hangi mağazalardan aldınız. Biz de gidelim, bakalım. Milyonların hakkını savunmak temel görevimizdir. “BURASI ARTIK BİR DEVLET KURUMU DEĞİL?” TÜİK; bir devlet kurumu olmaktan çıkmış, bir Saray kurumu haline dönüşmüştür. Burası artık bir devlet kurumu değildir. TÜİK’te çalışan arkadaşlar, tamamı şunu unutmasınlar: Hepinizin tabi olduğu yasa, Devlet Memurları Kanunu’dur. Saray memurları ayrı, devlet memuru ayrı. Ben devlet memurlarına sesleniyorum; görevinizi yapın, hakkıyla, dürüstlükle yapın. Şu binada oturanlar unutmasınlar. Oturduğunuz binalar, vatandaşların ödedikleri vergilerle yapıldı. Yine o binada oturanlar unutmasınlar. Aldığınız aylıklar işçinin, memurun, emeklinin ödediği vergilerle aldığınız aylıklardır. Onlar sizin hakkınızı, hukukunuz savunmuyorlar. Ama biz sizin hakkınızı ve hukukunuzu sonuna kadar savunacağız. “KENDİLERİ SUÇLUDUR” Bu tablonun, Cumhuriyet tarihinde önemli bir tablo olduğunun farkındayım, önemli bir kırılmanın da farkındayım. Eğer devleti oluşturan kurumlar, bilgilerle halkı yanıltıyorlarsa, bilgilerle halkın gelir düzeyiyle oynuyorlarsa, onların hak ettiği gelirleri onlara vermiyorlarsa; vermemek için direniyorlarsa talimatla görev yapıyor, yasalarla değil, yasaların öngördüğü kurallar ile değil, talimatla görev yapıyor, yasaları yönetmelikleri kendi internet sitelerindeki çağrılara bile uymuyorlarsa, kendileri suçludur.”
Pencereyi Kapat
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine randevu vermeyen TÜİK’in binasının önüne giderken burada içeri alınmadı. Kılıçdaroğlu’na 'randevunuz olmadığı için giriş yapamazsınız' yanıtı verildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı ile görüşmek istedi, ancak randevunun verilmemesi üzerine kurmayları ile birlikte TÜİK Başkanlığı’na gitti. TÜİK, yönetimi buna rağmen kapıları açmadı. Kılıçdaroğlu, TÜİK’in demir kapısının önünde, “Devletin sahip olduğu bilgiler, bu bilgilerin nasıl toplandığına ilişkin açıklamalar; ana muhalefet partisine yapılmak istenmiyor, kapılar kapanıyor. Böylesine bir tabloyu Cumhuriyet tarihinde hiç görmedik. İşçinin, memurun, emeklinin hakkını savunmayacaksam; neden siyaset yapıyorum! TÜİK; bir devlet kurumu olmaktan çıkmış, bir Saray kurumu haline dönüşmüştür. Burası artık bir devlet kurumu değildir” dedi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, sabah saatlerinde enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından, sosyal medya hesabından; "TÜİK’ten randevu istedim, vermediler. Saat 11.00'de geliyorum, haberiniz olsun" açıklamasını yaptı.

Kılıçdaroğlu, saat 11.00’da; CHP Genel Başkan Yardımcıları Bülent Kuşoğlu ve Fethi Açıkel, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ile birlikte TÜİK’in Ankara’daki merkez binasının önüne geldi.

Ancak, TÜİK’in demir kapıları kapıları açılmadı.

GÖREVLİ: BİZE RANDEVUNUZ OLMADIĞI SÖYLENDİ

Önce, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç; görevli ile konuşmak için kapıya yaklaştı. Özkoç, güvenlik görevlisine “TÜİK, ziyarete kapalı mı” diye sordu. Özkoç, “İçeri girip, randevumuz olup olmadığını soracağız” dedi. Kapıların ardındaki görevli ise “Bize randevunuz olmadığı söylendi” dedi. Özkoç, tekrar; “TÜİK’in kapılarını vatandaşa kapatıyor musunuz?” sorusunu yöneltti.

“HALK ADINA BİLGİ ALMAK İÇİN”

Daha sonra CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, görevliye; “İnternet sitesinde, bilgi edinme ile ilgili, eğer bir bilgi alışverişi olacaksa, ‘bilgi talepleriniz için Ankara’da bulunan merkez teşkilatımıza gelinebilir’ yazıyor. Randevu alınmasına da gerek yok. Bu kapsamda halk adına bilgi almak için… İçeri girmek üzere bir talebimiz var” dedi. Böke, “Merkez teşkilatına gelinebilir denildiği için, geldik. Bu kapsamda kapının açılması gerek” diye konuştu.

Özkoç, “Yasaları kabul etmiyorsunuz” dedi. Görevli ise Böke’nin okuduğu metin için “yasa değil o” diye konuştu.

KILIÇDAROĞLU TEPKİ GÖSTERDİ

Bu duruma tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, açılmayan demir kapıların önünde şu açıklamayı yaptı:

“Türkiye İstatistik Kurumu, Cumhuriyeti’nin önemli kurumlarından birisidir. Bu kurumun rakamları, 84 milyon vatandaşımızı ilgilendirmektedir. Bu kurumun verdiği rakamlar üzerine siyasal partiler, ekonomik çevreler, sosyal çevreler politikalar oluştururlar; düşüncelerini kamuoyuyla paylaşırlar.

Dün, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı’ndan randevu istedik. Gelen arkadaşlarımın, milletvekili arkadaşlarımın tamamı, geçmişinde; teknik olarak ekonomide, sosyal bilimde, maliyede çalışan arkadaşlarımız. Buraya sağlıklı tutarlı bilgiler almak için geldik. Randevu verilmediğini, kabul edilemeyeceğimizi ifade ettiler.

Kendilerine, TÜİK’in internet sitesinde yazılı olan metni okuduk. Metin aynen şöyle: ‘Bilgiye nasıl erişilir? Bilgi talebinde bulunmak istiyorsanız, merkez teşkilatımıza veya bölge müdürlüklerimize başvurabilirsiniz. Ayrıca bilgi talepleriniz için Ankara’da bulunan merkez teşkilatımıza gelebilir veya bölge müdürlüklerimizi ziyaret edebilirsiniz. Ne diyor? Merkez teşkilatımıza gelebilir, her türlü bilgiyi alabilirsiniz. Kendi internet sitelerinde yazılı olan davete uyarak, geldik ve bilgi almak istedik.

“TÜRKİYE’NİN NEREYE GELDİĞİNİ GÖSTERMEK İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR TABLODUR”

Bu tablo, aslında Türkiye’nin nereye geldiğini göstermek için çok önemli bir tablodur. Burada hiçbir gazeteci arkadaşımın, hiçbir vatandaşımın, hiçbir üniversitenin, hiçbir sivil toplum kuruluşunun unutmaması gereken bir gerçekle karşı karşıyayız.

“CUMHURİYET TARİHİNDE HİÇ GÖRMEDİK”

Devletin sahip olduğu bilgiler, bu bilgilerin nasıl toplandığına ilişkin açıklamalar; ana muhalefet partisine yapılmak istenmiyor, kapılar kapanıyor. Böylesine bir tabloyu Cumhuriyet tarihinde hiç görmedik. Türkiye’nin geldiği nokta açısından önemlidir.

Buraya niye geldik? Burası enflasyon oranlarını açıklıyor. Bakınız; aylık enflasyon 3.51, yıllık enflasyon 21,31… Şimdi, bu rakamlar güven vermiyor. Bütün vatandaşlarıma açık ve net seslenmek istiyorum. Pazara gittiğimizde, elektrik düğmesine bastığımızda, doğalgazı yaktığınızda; enflasyon gerçekten bunların iddia etiği gibi mi? Yani 3.51 mi?

Burası güven vermediği için bir grup akademisyen ve sosyal bilimci de enflasyon tahmininde bulunuyor. Onlar da piyasaya bakıyorlar, rakamlara bakıyorlar. Onların verileri: Burası 3.51, onlar 9,31 aylık enflasyon diyorlar. Yıllık 21, onlar yıllık 58.63 diyorlar.

“İŞÇİNİN, EMEKLİNİN, MEMURUN HAKKINI KORUMAK BENİM GÖREVİM”

Bir partinin, CHP’nin Genel Başkanı olarak; milyonlarca işçinin, emeklinin, memurun hakkını korumak benim temel görevimdir. İşçinin, memurun, emeklinin hakkı korumak benim görevimdir. Benim siyaset yapma anlayışım budur. Ben sosyal demokratım. Devletin sosyal olmasını isterim, fakirden yana olmasını isterim.

TÜİK RAKAMLARI KÜÇÜLTÜYOR”

Eğer TÜİK rakamları küçültüyor ve bu rakamları doğru diye paylaşıyorsa; bu şu anlama geliyor: Memura, işçiye, emekliye daha az vereceğim, kalkınmadan hiç pay vermeyeceğim, diyor. Böyle bir tabloya sessiz kalırsam, niye siyaset yapıyorum?

“MEMURUN, EMEKLİNİN, İŞÇİNİN, MİLYONLARIN HAKKINI SAVUNMAK İÇİN GELDİM”

İşçinin, memurun, emeklinin hakkını savunmayacaksam; neden siyaset yapıyorum? Buraya gelişimin nedeni o? Memurun, emeklinin, işçinin, milyonların hakkını savunmak için geldim.

“SORACAKTIM ONLARA, BU VERİLERİ NEREDEN ALDINIZ?”

Siz rakamları küçük gösteriyorsunuz. Soracaktım onlara, bu verileri nereden aldınız? Kimlerden aldınız? Hangi mağazalardan aldınız. Biz de gidelim, bakalım. Milyonların hakkını savunmak temel görevimizdir.

“BURASI ARTIK BİR DEVLET KURUMU DEĞİL?”

TÜİK; bir devlet kurumu olmaktan çıkmış, bir Saray kurumu haline dönüşmüştür. Burası artık bir devlet kurumu değildir. TÜİK’te çalışan arkadaşlar, tamamı şunu unutmasınlar: Hepinizin tabi olduğu yasa, Devlet Memurları Kanunu’dur. Saray memurları ayrı, devlet memuru ayrı. Ben devlet memurlarına sesleniyorum; görevinizi yapın, hakkıyla, dürüstlükle yapın.

Şu binada oturanlar unutmasınlar. Oturduğunuz binalar, vatandaşların ödedikleri vergilerle yapıldı. Yine o binada oturanlar unutmasınlar. Aldığınız aylıklar işçinin, memurun, emeklinin ödediği vergilerle aldığınız aylıklardır. Onlar sizin hakkınızı, hukukunuz savunmuyorlar. Ama biz sizin hakkınızı ve hukukunuzu sonuna kadar savunacağız.

“KENDİLERİ SUÇLUDUR”

Bu tablonun, Cumhuriyet tarihinde önemli bir tablo olduğunun farkındayım, önemli bir kırılmanın da farkındayım. Eğer devleti oluşturan kurumlar, bilgilerle halkı yanıltıyorlarsa, bilgilerle halkın gelir düzeyiyle oynuyorlarsa, onların hak ettiği gelirleri onlara vermiyorlarsa; vermemek için direniyorlarsa talimatla görev yapıyor, yasalarla değil, yasaların öngördüğü kurallar ile değil, talimatla görev yapıyor, yasaları yönetmelikleri kendi internet sitelerindeki çağrılara bile uymuyorlarsa, kendileri suçludur.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gunestv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.