Genel

Hatay’da esnaf isyanda: Mücbir sebep bitti, borçlar kaldı

Hatay’da mücbir sebep halinin 30 Kasım 2025’te sona ermesi sonrası esnaf borç yükü altında kaldı. Muhasebeci Gül Oruç, KDV ve vergi ödemelerinin depremzedeleri zor durumda bıraktığını söyledi.

Abone Ol

6 Şubat depremlerinin ağır yıkıma uğrattığı Hatay’da, mücbir sebep halinin 30 Kasım 2025’te sona ermesiyle esnaf yeniden borç yüküyle karşı karşıya kaldı; muhasebeci Gül Oruç, “Beş cenazesi olan insanın kapısını çalıp KDV isteyemem, bu vicdansızlık” diyerek tepki gösterdi.

Mücbir sebep kaldırıldı, Hatay’da geçim daha da zorlaştı

6 Şubat depremlerinde büyük yıkım yaşayan Hatay’da, esnafa kolaylık sağlamak amacıyla ilan edilen mücbir sebep halinin 30 Kasım 2025 itibarıyla sona ermesi tepkilere yol açtı. Kentte toparlanma sürecinin hâlâ tamamlanmadığını vurgulayan esnaf ve meslek odaları, vergi ve sigorta borçlarının yeniden başlamasıyla ciddi bir çıkmazın içine girdiklerini dile getiriyor.

Muhasebeci Gül Oruç, mücbir sebebin kaldırılmasının sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini belirterek, Hatay’ın afet bölgesi ilan edilmemesine de tepki gösterdi.

“Hatay afet bölgesi ilan edilmeliydi”

Oruç, mücbir sebebin en az üç dört ay daha uzatılması gerektiğini söyleyerek şunları dile getirdi:

“Hatay’ı afet bölgesi ilan etmeniz gerekirken niye etmediniz? Bunun için bütün koşullar vardı. Biz mücbir sebep üç dört ay uzatılsın diye uğraşıyoruz. Burayı afet bölgesi ilan etseydiniz bu insanlar biraz kalkınırdı. Benim beş yüz altı yüz lira sigorta borcum var, nasıl ödeyeceğim? Otuz Kasım itibarıyla mücbir sebep bitti. Yapılandırma yapacağız ama soruyorum: Otuz Kasım’da bir mucize mi oldu da her şey düzeldi?”

Merkezi yönetimin Hatay’daki tabloyu yeterince görmediğini ifade eden Oruç, Ankara’daki yetkililerin deprem gerçeğiyle empati kuramadığını savundu.

“Borcumuz borç ama ötele, biz toparlanamadık”

Yetkililerle yapılan görüşmelerde durumun veriler ve görsellerle anlatıldığını aktaran Oruç, buna rağmen “Haklısınız ama yapacak bir şey yok” yanıtını aldıklarını söyledi. Başka illerde yaşanan daha küçük depremlerde afet bölgesi ilanı yapıldığını hatırlatan Oruç, Hatay’ın da Türkiye sınırları içinde olduğunu vurguladı.

“Diyoruz ki borcumuz borç ama ötele, biz daha toparlanamadık. Otuz Kasım itibarıyla her şey bitti denildi. Oysa şehir hâlâ yaralarını sarıyor.”

“Beş cenazesi olan insandan KDV isteyemem”

Hatay Muhasebeciler Odası yöneticilerinin konuyu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanlığı ile görüştüğünü belirten Oruç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hatay ziyaretinde müjdeli bir açıklama beklediklerini ancak bunun gerçekleşmediğini söyledi.

Oruç, sahadaki durumu şu sözlerle anlattı:

“Biz beyanname yapıyoruz, boş beyanname yapıyoruz ama makbuz kesmek zorunda kaldık. İki bin yirmi üç ve iki bin yirmi dördün ortalarına kadar kimseden beş kuruş almadık. Üç yıl boyunca hiçbir şey almadık. İnsanların cenazesi var. Ben mahallemde beş cenazesi olan bir insanın kapısını çalıp ‘KDV ve damga vergisini öde, muhasebe ücretini öde’ diyebilir miyim? Böyle bir insafsızlık, vicdansızlık olur mu?”

Devletin yükü esnafın ve muhasebecilerin sırtına bıraktığını söyleyen Oruç, “Muhasebe ücretinin derdinde değiliz. Devlet bize çok yüklendi. İsyan aşamasına geldik. İsyan edince de bize terörist diyorlar” diyerek tepkisini dile getirdi.