Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi, 6 Şubat depremlerinde Malatya’da yıkılan ve yetmiş sekiz kişinin hayatını kaybettiği Hakimbey Apartmanı’na ilişkin dosyada, Malatya Valiliği’nin verdiği “soruşturma izni verilmemesi” kararını kaldırdı. Dosya yeniden değerlendirilmek üzere Valiliğe iade edilirken, müşteki avukatı Kerem Kaptanoğlu kararı “bakanlığın üst düzey bir bürokratının yargılanmasının önünü açan önemli bir adım” olarak değerlendirdi.
Valiliğin kararı kaldırıldı, dosya geri gönderildi
Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi, Malatya Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Cengiz Başer ve diğer kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin Malatya Valiliği kararını oy birliğiyle kaldırdı. Mahkeme, dosyanın usulüne uygun şekilde yeniden karara bağlanması için Valiliğe iadesine hükmetti.
ANKA Haber Ajansı’nın edindiği bilgilere göre daire, başsavcılık ile depremde yakınlarını kaybeden ailelerin itirazlarını haklı buldu. Kararda, olayla ilgili yapılan ön incelemenin eksik olduğu, yalnızca İl Müdürü Cengiz Başer ile sınırlı tutulduğu ve diğer sorumlu kamu görevlileri yönünden herhangi bir araştırma yapılmadığı vurgulandı.
Elazığ depremi sonrası verilen dilekçe işlem görmedi
Hakimbey Apartmanı’nda altı Şubat depremlerinde yetmiş sekiz kişi yaşamını yitirmişti. Enkazda hayatını kaybeden Gülen Öner’in, yirmi dört Ocak iki bin yirmi Elazığ depreminden iki gün sonra Malatya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne verdiği dilekçe dosyaya yansıdı.
Söz konusu dilekçede, binada çatlaklar ve hasarlar oluştuğu, dairede oturulamadığı ve yerinde hasar tespiti yapılması talep edildiği belirtildi. Ancak Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama sırasında bu dilekçeye ilişkin herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığına dair yanıt alınamadı.
Bunun üzerine Gülen Öner’in kardeşi Yunus Öner, İl Müdürü Cengiz Başer ve diğer kamu görevlileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Mahkeme: İnceleme yalnızca bir isimle sınırlandırılamaz
Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi kararında; Elazığ depremi sonrası binanın ağır şekilde etkilendiği, hasar tespiti için resmi başvuru yapıldığı, dilekçenin sisteme kaydedildiği ancak hiçbir işlem tesis edilmediği, ayrıca ceza yargılamasında ortaya çıkan yeni delil, tanık beyanı ve bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığına dikkat çekildi.
Kararda ayrıca, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın; suç delillerini yok etme, yargı görevini yapanı etkileme, taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma, yalan tanıklık ve görevi kötüye kullanma suçları yönünden yalnızca Cengiz Başer değil, sorumluluğu bulunan tüm kamu görevlileri hakkında soruşturma izni talep ettiği hatırlatıldı.
Daire, Hakimbey Apartmanı’nın hasar tespit sürecinde görev alan tüm kamu personelinin eylem ve ihmallerinin ayrı ayrı araştırılması gerektiğini vurgulayarak, eksik incelemeye dayalı “soruşturma izni verilmemesi” kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna vardı.
Avukat Kaptanoğlu: Bakanlığın sorumluluğu somutlaştı
Müşteki avukatı Kerem Kaptanoğlu, istinaf kararını ANKA’ya şu sözlerle değerlendirdi:
“İtirazlarımız haklı bulundu. Bu karar, Malatya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kamu görevlilerinin kusurlarını ve dolayısıyla bakanlığın hizmet kusurunu açıkça ortaya koyuyor. Hakimbey Apartmanı’nda sorumluluğu bulunan ancak bugüne kadar yargılanmayan kamu görevlilerinin de adalet önüne çıkmasının yolu açıldı. Bu kararla birlikte, bakanlığın önemli bir bürokratının deprem ölümleri sebebiyle yargılanmasına yönelik kritik bir adım atılmıştır.”