CHP içindeki kurultay ve yönetim tartışmaları tam gaz sürerken, partinin ağır toplarından Faik Öztrak sessizliğini bozdu. Gazeteci Murat Yetkin'in sorularını yanıtlayan Öztrak, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in kendisini hedef alan "bahçıvan torunu" ve "emekli öğretmen çocuğu" diyerek insanları küçümsediği iddialarını kesin bir dille yalanladı.
"Kimseyi Ailesi Nedeniyle Küçümsemem"
Özgür Özel'in iddialarının tamamen asılsız olduğunu belirten Faik Öztrak, "Böyle bir şey hiç söylemedim. Kimseyi küçümsemem, özellikle de ailesi nedeniyle. Özgür Özel'in ailesinin kökenini, işini hiç bilmem, sormadım. Kimsenin dinini, mezhebini, kökenini sormam. CHP'de sorulmaz zaten" dedi. Bu iddiaları Özel'in üzerinde bulunan yoğun baskıya bağlayan Öztrak, "Bu söylediklerini Özgür Bey'in içinde bulunduğu strese bağlıyorum. Kendisi bunu düzeltecektir sanırım" ifadelerini kullandı.
"Kimseye Tepeden Bakmadım"
Meclis arazisinin geçmişte dedesine ait olduğuyla ilgili bir sohbetin çarpıtıldığını ifade eden Öztrak, kibir iddialarına protokol kurallarını örnek göstererek yanıt verdi. Hayatı boyunca "mahkeme kadıya mülk değildir" anlayışıyla hareket ettiğini dile getiren Öztrak, "Kibirli olmadım, protokol gerekleri dışında partinin makam aracını hiç kullanmadım, hep kendi aracımı kullandım. Bulunduğum makam mevki sebebiyle ne bürokraside ne de siyasette kimseye tepeden bakmadım" şeklinde konuştu.
"Mutlak Butlan Kararından Memnun Olmam Mümkün Değil"
Partiyi yargı kıskacına sokan kuralları ve kurultay sürecini de eleştiren deneyimli siyasetçi, mutlak butlan kararına dair çarpıcı ithamlarda bulundu. Delege iradesinin sakatlandığını ileri süren Öztrak, "Yok hükmünde sayılan kurultaydan sonra yönetime gelenlerin en yakınlarının delegenin iradesini satın almak için operasyon yaptıklarına dair itiraflarını, belediyelerde iş vadedildiği iddialarını yok mu sayacağız? Butlanın başımıza gelmesinde, bu işlere bulaşarak partiyi yargı müdahalesine açık hale getirenlerin durumunu sorgulamayacak mıyız?" dedi.
"Birileri Parti Bölünsün İstiyor"
Genel Merkez yönetiminin iktidarla yürüttüğü "normalleşme" politikasını eleştiren Öztrak, partinin erken bir cumhurbaşkanlığı yarışına sokulduğunu ve belediyelerin saldırı altında bırakıldığını savundu. CHP içinde bir uzlaşma olmasını istemeyen odakların varlığına dikkat çeken Öztrak, "Gördüğüm kadarıyla birileri CHP içinde uzlaşma olmasın, parti bölünsün istiyor. AK iktidara taşıyan yeni parti kurma stratejisinin tekrar başarıya ulaşacağına inanıyor. Buna izin vermemek, her CHP üyesinin görevi ve borcudur" uyarısında bulundu.
"Neden Parti Binasını Polise Teslim Ettiler?"
CHP Genel Merkezi'ne polisle girilmesi sürecini "çok üzücü" olarak nitelendiren Öztrak, Özgür Özel'in pozisyonunu da sorgulayarak meşruiyet eleştirisi yaptı: "Özgür Özel, kendini grup başkanı seçtirerek zaten genel başkan olmadığını kabul etti. Bunu kabul ettikten sonra genel başkanlık makamını işgal etmenin gerekçesi neydi? Neden parti binasını önceki seçilmiş genel başkan yerine polise teslim etmeyi tercih ettiler?"
"Tekirdağ Siyasi Rant Devşirilecek Yer Değildir"
Özgür Özel'in Tekirdağ'da birlikte yürüme davetine de mesafeli ve imalı bir yanıt veren Öztrak, memleketinin insanına güvendiğini belirterek sözlerini şöyle noktaladı: "Tekirdağ, Özgür Bey'in düşündüğü gibi bir yer değildir. Evladını da misafirini de bağrına basar. Tekirdağlı memleketinin evlatlarını birbirine kırdırıp buradan siyasi rant devşirmeye kalkanları da görecek kadar feraset sahibidir. Partimin bir milletvekili ilime misafir geldiğinde kendisiyle birlikte yürümekten gurur duyarım. Tabii geleceğini önceden haber verirse."