Gündem

Depremde yıkılan Sağlam Evler Sitesi davasında tutuksuz sanık: 6 Şubat depremi öngörülebilen bir deprem değildir

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 4 kişinin hayatını kaybettiği Sağlam Evler Sitesi'ne ilişkin davanın, depremden 29 ay sonra ilk duruşması görüldü. Sanık Süleyman Dumlupınar, 6 Şubat depremlerinin öngörülemeyen büyüklükte olduğunu belirterek, "Asrın felaketi olarak nitelendiriliyor. Deprem yönetmeliğine göre binamız ilk depremde yıkılmadığı için görevini yapmıştır. Bu nedenle illiyet bağı kesilmiştir" dedi. Diğer sanıklar da üzerlerine atılı suçlamaları reddederek beraat talep etti.

Abone Ol

HABER: Mehmet OFLAZ

(ANKARA) - Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 4 kişinin hayatını kaybettiği Sağlam Evler Sitesi'ne ilişkin davanın, depremden 29 ay sonra ilk duruşması görüldü. Sanık Süleyman Dumlupınar, 6 Şubat depremlerinin öngörülemeyen büyüklükte olduğunu belirterek, "Asrın felaketi olarak nitelendiriliyor. Deprem yönetmeliğine göre binamız ilk depremde yıkılmadığı için görevini yapmıştır. Bu nedenle illiyet bağı kesilmiştir" dedi. Diğer sanıklar da üzerlerine atılı suçlamaları reddederek beraat talep etti.

Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesi Yunus Emre Mahallesi'nde bulunan Sağlam Evler Sitesi'nin iki bloğu, 6 Şubat'ta meydana gelen ikinci depremde yıkıldı. Enkazda kalan çiftler Cemal ve Remziye Koç ile Yakup ve Nil Küleç hayatını kaybetti, Küleç çiftinin 4 yaşındaki kızı ise yaralı kurtarıldı.

Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı, Sağlam Evler Yapı Kooperatifi yetkilileri Hayati Pakdil, Süleyman Sağlam ve Adem Akbaş ile statik proje müellifi ve fenni mesuller Süleyman Dumlupınar, Sercan Baloğlu ve Memet Şahin hakkında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle Elbistan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açtı.

Depremden 29 ay sonra ilk duruşması görülen davaya, depremde yakınlarını kaybedenler, sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Sanık Adem Akbaş, savunmasında üzerine atılan suçlamaları kabul etmedi. Akbaş, 2003 yılında maddi imkansızlıklar nedeniyle kooperatife üye olarak ev sahibi olmaya çalıştığını, ancak kısa süre sonra kooperatiften ayrıldığını belirtti. Resmi olarak üyeliğinin devam ettiğini ancak aidat ödemediğini ve inşaat süreciyle ilgili hiçbir bilgi ve ilgisinin olmadığını ifade etti. Yurt dışında çalıştığını söyleyen Akbaş, suçlamaları reddederek beraat talebinde bulundu.

"Öngörülebilen bir deprem değildir"

Sanık Süleyman Dumlupınar savunmasında, inşaatın statik projesini kendisinin hazırladığını, inşaat sürecini yakından kontrol ettiğini ve kullanılan malzemelerin kalitesinin denetlendiğini ifade etti. Projelerin, dönemin 1997 deprem yönetmeliğine uygun olarak hazırlandığını, bilirkişilerin güncel programlarla yaptığı değerlendirmelerin yanlış olduğunu savundu. 

Süleyman Dumlupınar, 6 Şubat depremlerinin öngörülemeyen büyüklükte olduğunu belirterek, "Binalarımızı projelendirirken 475 yılda bir gerçekleşen depremlere göre projelendiriyoruz. Ancak bu deprem, 2475 yılda bir yaşanacak büyüklükte ve şiddette oldu. Öngörülebilen bir deprem değildir. Asrın felaketi olarak nitelendiriliyor. Deprem yönetmeliğine göre binamız ilk depremde yıkılmadığı için görevini yapmıştır. Bu nedenle illiyet bağı kesilmiştir. Deprem ivmesi normalden 4-5 kat fazla olduğu için yıkımda etkili olmuştur" diye konuştu.

"Suçlamaları kabul etmiyorum"

Sanık Hayati Pakdil, savunmasını yazılı olarak sunduğunu belirterek, "Suçlamaları kabul etmiyorum. Kooperatifte herhangi bir dairem yoktu, ayrı bir yerde oturuyordum. Yıkılan dairem de o yerdi. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum" dedi.

Sanık Süleyman Sağlam, avukatıyla birlikte bir sonraki duruşmada savunma yapacağını belirtti.

Sanık Sercan Baloğlu, savunmasında inşaatta fiili olarak bulunmadığını savunarak, 2019 yılında yapılan tadilat projesiyle ilgili, mevcut duvarların projeyle örtüşmediğini fark edip, mimar Mehmet Şahin'den muvafakat alarak durumu projeye işlediğini söyledi. 2014 yılı tadilatında ise imzasının olmadığını, hakkındaki suçlamaların bu nedenle haksız olduğunu ifade ederek, beraat talep etti.

"Sanıkların tutuklanmasını talep ediyoruz"

Müşteki Ömer Koç, depremde anne ve babasını kaybettiğini belirterek, sanıklardan şikayetçi oldu. Müşteki Koç'un avukatı İzzet Serkan Özdemir ise sanıkların beyanlarını kabul etmediklerini söyledi. Özdemir, Elbistan Belediyesi'nin A ve C blok projeleri mahkemeye gönderdiğini, ancak B blok evraklarının sahtecilik nedeniyle belediye tarafından gönderilmediğini iddia etti. B blokla ilgili belgelerin yeniden talep edilmesini ve zemin etüdü raporlarının incelenmesini istedi. Ayrıca, binada can kayıpları yaşanmasına rağmen kimsenin tutuklanmadığını belirterek, sanıkların tutuklanmasını talep etti.

Elbistan Belediyesi'nden evraklar istenecek

İddia makamı, eksik hususların giderilmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, Elbistan Belediyesi'ne müzekkere yazılarak, S.S. Sağlam Yapı Kooperatifi tarafından yapılan inşaatlardan B Blok'a ilişkin tüm evrakların mahkemeye gönderilmesini istedi. Ayrıca, 2003 yılında söz konusu binanın zemin etüdünün yapılıp yapılmadığının sorulmasına ve varsa belgelerin mahkemeye iletilmesine karar verildi. Heyet, sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmederek duruşmayı 26 Aralık'a erteledi.