Gündem

DEM Parti’den İmralı açıklaması: Öcalan "Kök hücre yasası" ile yeni bir yol haritası önerdi

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Terörsüz Türkiye sürecindeki durağanlığı aşmak için Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki son görüşmede "kök hücre yasası" adını verdiği yeni bir yol haritası ve somut adımlar içeren öneriler sunduğunu açı.

Abone Ol

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından gündeme dair çok kritik açıklamalarda bulundu. Kamuoyunda bir süredir devam eden "Terörsüz Türkiye" sürecindeki yavaşlama ve tıkanıklık iddialarına değinen Doğan, İmralı'da yapılan son görüşmenin detaylarını paylaştı.

Sürecin durağan bir faza girdiğini doğrulayan Doğan, bu yavaşlamanın önüne geçilmesi için Abdullah Öcalan'ın devreye girdiğini ve süreci hızlandırmaya dönük somut öneriler sunduğunu belirtti. Doğan, süreçteki belirsizliğin spekülasyon ürettiğini ifade ederek iktidara ve Meclis'e yasal güvence çağrısında bulundu.

"Sayın Öcalan'ın süreci hızlandırmaya dönük yeni öneriler içeren bir yol haritasından bahsettiği konuşuluyor. Evet bu doğru"

İmralı'da yapılan son görüşmeye dair detayları aktaran DEM Parti Sözcüsü, sürecin risklerden korunması için yasal çerçevenin şart olduğunu söyledi. Öcalan’ın süreç için tüm taraflara sorumluluklarını hatırlattığını dile getirdi.

Ayşegül Doğan, "Öcalan'ın süreci hızlandırmaya dönük yeni öneriler içeren bir yol haritasından bahsettiği konuşuluyor. Evet bu doğru. Nitekim bu, İmralı Heyeti tarafından açıklanan yazılı mesajda da var. Kendisi 'Beklentide kalmak, beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir' diyerek hassasiyeti yinelemiştir" dedi.

"Öcalan son görüşmede bu düzenlemeyi 'Kök Hücre Yasası' olarak tanımlamakta"

Sürecin ilerlemesi ve denetlenmesi için yeni kurulların oluşturulması gerektiğini belirten Doğan, takvimin yeniden planlanması gerektiğine dikkat çekti. Yapılacak yasal düzenlemenin niteliğine dair Öcalan'ın kullandığı yeni kavramı ilk kez açıkladı.

Doğan, "Bizim açımızdan yapılacak olan yasal düzenlemenin, demokratik dönüşümün kök hücresi olması gerekir. Çünkü kendisi son görüşmede bunu 'kök hücre yasası' olarak tanımlamakta. Bu kavram, kök nedenleri, en dipte yatan nedenleri ortadan kaldıracak onarıcı bir başlangıç adımı gibi düşünülmeli" ifadelerini kullandı.

"Hukuki adımların bir an evvel atılması sürecin enfekte olmasını engeller"

Toplumda sürece dair temkinli ve ihtiyatlı bir ruh hali olduğunu ancak barışa olan desteğin sürdüğünü ifade eden Doğan, iktidarın süreci belirsiz bırakmaması gerektiğini vurguladı. Yasal güvencenin kritik öneme sahip olduğunu aktardı.

Doğan, "Süreci enfekte olmaya açık hale getirmekten korumak gerekir. Belirsiz bırakılan her şey manipülasyon ve spekülasyon üretir. Türkiye'nin demokratik geleceğini esas alan, kapsayıcı, yasal adımlarla sürecin hız kazanmasını sağlamak gerekir. Meclis de üzerine düşen sorumluluktan kaçınmamalıdır" şeklinde konuştu.

"Her ne olursa olsun hiçbir olasılık bunu ertelememeli"

Olası bir erken seçim veya Orta Doğu'daki bölgesel gelişmelerin süreci gölgelememesi gerektiğini savunan Ayşegül Doğan, gazetecilerin erken seçim senaryolarına ilişkin sorularını da net bir dille yanıtladı.

Seçime her zaman hazır olduklarını belirten Doğan, "Seçim de olsa Barış ve Demokratik Toplum süreci ivme kazanması gereken, kaybedecek vaktin olmadığının bilinmesi gereken bir süreç. 'Orta Doğu'da gelişmeler oluyor, tempoyu düşürelim' yaklaşımı yanlıştır. Aksine riskleri öngörerek hıza odaklanmalıyız. Siyasi partiler konsensüs sağlarsa, hiç kimsenin demokratik siyaset alanının genişlemesine 'hayır' diyeceğini düşünmüyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.