Gündem Haber Girişi: 01.09.2021 - 15:30, Güncelleme: 01.09.2021 - 15:30
kitap

Çoklu Baro Sisteminde Düğme İliklendi

 

Çoklu Baro Sisteminde Düğme İliklendi

Malatya Barosu Başkan Adayı Av. Nazif Ercan; " Çoklu baro düzenlemesinin ortaya çıkan kısa vadeli sonucu, düğme ilikleyen barolar ve avukatlar olmuştur." dedi.
Malatya Barosu Başkan Adayı Av. Nazif Ercan Hem adaylık açıklaması, hem de adli yılın açılması vesilesiyle Malatya Adliye binasında bulunan ve avukatlara tahsis edilen kısımda bir açıklama yaptı. 'Hukukun üstünlüğüne olan inancın zayıfladığı bir süreçten geçildiğini" ifade eden Ercan; "2021-2022 yeni adli yılı maalesef sancılı başlıyor. Ekonomik sorunların ve pandeminin yarattığı sağlık sorunlarının ülkemizi kasıp kavurduğu bir ortamda; yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü gibi temel kavramların yerle yeksan olduğu, yargıda kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıran birçok düzenleme, uygulama ve keyfiliklerle toplumun adalete olan güven duygusunun iyice sarsıldığı bir dönemde yeni adli yıla giriyoruz. Yargıya inancını yitirmiş yurttaşlarımızın tekrar evrensel yargılama ilkelerine inancını tesis etmek ve yargı makamları nezdinde adalet arayışını sürdürmesini sağlamak için hukuka uygun ve adil yargılama ilkelerine bağlı ve bağımsız olarak yargılama faaliyetinin gerçekleştirilmesi ve nihayetinde verilecek kararlardan hareketle adalete duyulan güvenin bir an önce sağlanması zorunludur. Bilindiği üzere; Temmuz 2020 yılı itibariyle kamuoyunda çoklu baro düzenlemesi olarak bilinen Avukatlık Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, tüm baroların itirazına rağmen TBMM Genel Kurulundan geçerek yasallaştı. O günden bugüne çoklu baro düzenlemesinin ortaya çıkan kısa vadeli sonucu, düğme ilikleyen barolar ve avukatlar olmuştur. Anayasamızda açıkça yazılı olduğu üzere; Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir. Bağımsız ve tarafsız yargı, hukuk devletinin ve demokrasinin olmazsa olmazıdır. Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesinde yer alan, “Yargının kurucu unsuru olan avukat, bağımsız savunmayı temsil eder.” Avukatlık Kanunu'nun 76. ve 95. maddeleri ile düzenlenen “Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” görevi barolara; meslek örgütü olmasının yanı sıra, çağdaş demokratik bir hukuk devletinin tüm organlarıyla hâkim kılınması için çok önemli bir görev yüklemektedir. " dedi. "BEKLENTİLERİMİZ OLMADI" Avukatlar olarak beklentilerini alamadıklarına dikkat çeken Ercan;"Barolarımız, Avukatın müvekkiline ve her türlü otoriteye karşı bağımsızlığının ve özerkliğinin koruyucusu, yurttaşların temel hak ve özgürlüklerinin, adil yargılanma hakkının, hak arama özgürlüğünün teminatı ve savunucusu, Anayasamız uyarınca da kamu kurumu niteliğinde ve yargının kurucu unsuru olan bir Cumhuriyet kurumudur. Bu nedenle yargı kurumlarının tekliği ve bölünmezliği, yargı bağımsızlığı, savunma bağımsızlığı ve nihayetinde demokratik hukuk devleti ilkeleri bakımından Anayasa’ya tamamen aykırı olan, baroların parçalanıp bölünerek etkisizleştirilmesine, paralel baroların ve hatta siyasi parti barolarının kurulmasına yol açan çoklu baroya karşı mücadelemiz, hukuka aykırı bu düzenleme ortadan kaldırılıncaya kadar devam edecektir. Her adli yılda temel beklentimiz Avukatlık Kanununda, avukatın sosyal ve mesleki olarak bağımsız ve özgürce mesleği yapmasına engel olan tüm kısıtlamaların kaldırılması iken, ne yazık ki, uzun yıllardır yeşil pasaport haricinde Avukatlık mesleğinin hiçbir kazanımı olmamıştır. Aksine var olan kazanımlar ortadan kaldırılmıştır. Meslek alanımız sürekli kapsamı genişletilen zorunlu arabuluculuk uygulamaları, uzlaştırma uygulamaları, noterlere devredilen işlerle iyice daraltılmıştır. " Şeklinde konuştu. "HİÇ BİR GÜVENCELERİ YOK" Stajyer avukatlığı gündeme taşıyan Ercan;"Avukatlık mesleğinin en büyük zorluğunu çekenler ilk olarak daha mesleğin başındayken hiçbir güvenceleri olmadan oradan oraya sürüklenen stajyer avukatlardır. Avukat stajyerlerinin staj süresince sigortalı olarak çalışabilmelerine ilişkin çalışmaların bir an evvel yapılması gerekmektedir. İşçi avukatlık ve düşük ücret problemi de kanayan yara. İşçi avukatlar düşük ücretlerle, ekstra mesailerle çalıştırılmaktadır. Bir işçinin fazla mesai hakkını savunan avukatlar, söz konusu kendi fazla mesai ücretleri olduğunda talep etmeyi dahi düşünemeyecek durumdalar. Avukatı giderek adliyelerden uzaklaştırmaya ve gereksiz bir unsur haline getirmeye odaklı her girişim, yargının itibarını daha da azaltmaktadır. Adliyelerde ve yargısal ve idari tüm kamu kurum ve kuruluşlarında avukata kapatılan her kapı, avukatın mesleğini özgürce yapmasına engel getiren her düzenleme ve uygulama, hukuk devletine, yargıya ve yurttaşlarımızın hakkına indirilmiş en ağır darbedir.  Barolar Cumhuriyetin, demokrasinin, hukuk devletinin, laikliğin ve hak arama özgürlüğünün savunucuları, adli yargılanma hakkının, demokratik hukuk devletinin de teminatıdır. Yargının bağımsız savunma ayağını oluşturan avukatlar olarak, yeni adli yılda da yargıdaki bağımsızlık ve tarafsızlık mücadelesini sürdürme kararlılığımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz. Hak ve adalet arayışı yolunda fedakârca çalışan, adalet, demokrasi ve hukuk devletinden yana avukat, hâkim, savcı meslektaşlarımız ile adliye ve avukatlık bürosu çalışanlarımız başta olmak üzere, tüm yurttaşlarımızın yeni adli yılını kutluyoruz." diye konuştu. ADAYLIK AÇIKLAMASI İlerleyen süreçte yapılacak olana baro seçimlerinde aday olduğunu ifade eden Ercan;"Yine bu vesile ile 25-26 Eylül 2021 tarihinde yapılacak olan Malatya Barosu Genel Kurulunda Baro Başkan adayı olduğumu açıklıyor, listemde yer alan kurul adayı meslektaşlarımı kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Baro Başkan adayı olan diğer meslektaşlarıma ve kurul adayları meslektaşlarıma başarılar diliyorum. " dedi.
Pencereyi Kapat
Malatya Barosu Başkan Adayı Av. Nazif Ercan; " Çoklu baro düzenlemesinin ortaya çıkan kısa vadeli sonucu, düğme ilikleyen barolar ve avukatlar olmuştur." dedi.
kitaprek

Malatya Barosu Başkan Adayı Av. Nazif Ercan Hem adaylık açıklaması, hem de adli yılın açılması vesilesiyle Malatya Adliye binasında bulunan ve avukatlara tahsis edilen kısımda bir açıklama yaptı.

'Hukukun üstünlüğüne olan inancın zayıfladığı bir süreçten geçildiğini" ifade eden Ercan; "2021-2022 yeni adli yılı maalesef sancılı başlıyor. Ekonomik sorunların ve pandeminin yarattığı sağlık sorunlarının ülkemizi kasıp kavurduğu bir ortamda; yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü gibi temel kavramların yerle yeksan olduğu, yargıda kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıran birçok düzenleme, uygulama ve keyfiliklerle toplumun adalete olan güven duygusunun iyice sarsıldığı bir dönemde yeni adli yıla giriyoruz. Yargıya inancını yitirmiş yurttaşlarımızın tekrar evrensel yargılama ilkelerine inancını tesis etmek ve yargı makamları nezdinde adalet arayışını sürdürmesini sağlamak için hukuka uygun ve adil yargılama ilkelerine bağlı ve bağımsız olarak yargılama faaliyetinin gerçekleştirilmesi ve nihayetinde verilecek kararlardan hareketle adalete duyulan güvenin bir an önce sağlanması zorunludur. Bilindiği üzere; Temmuz 2020 yılı itibariyle kamuoyunda çoklu baro düzenlemesi olarak bilinen Avukatlık Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, tüm baroların itirazına rağmen TBMM Genel Kurulundan geçerek yasallaştı. O günden bugüne çoklu baro düzenlemesinin ortaya çıkan kısa vadeli sonucu, düğme ilikleyen barolar ve avukatlar olmuştur. Anayasamızda açıkça yazılı olduğu üzere; Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir. Bağımsız ve tarafsız yargı, hukuk devletinin ve demokrasinin olmazsa olmazıdır. Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesinde yer alan, “Yargının kurucu unsuru olan avukat, bağımsız savunmayı temsil eder.” Avukatlık Kanunu'nun 76. ve 95. maddeleri ile düzenlenen “Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” görevi barolara; meslek örgütü olmasının yanı sıra, çağdaş demokratik bir hukuk devletinin tüm organlarıyla hâkim kılınması için çok önemli bir görev yüklemektedir. " dedi.

"BEKLENTİLERİMİZ OLMADI"
Avukatlar olarak beklentilerini alamadıklarına dikkat çeken Ercan;"Barolarımız, Avukatın müvekkiline ve her türlü otoriteye karşı bağımsızlığının ve özerkliğinin koruyucusu, yurttaşların temel hak ve özgürlüklerinin, adil yargılanma hakkının, hak arama özgürlüğünün teminatı ve savunucusu, Anayasamız uyarınca da kamu kurumu niteliğinde ve yargının kurucu unsuru olan bir Cumhuriyet kurumudur. Bu nedenle yargı kurumlarının tekliği ve bölünmezliği, yargı bağımsızlığı, savunma bağımsızlığı ve nihayetinde demokratik hukuk devleti ilkeleri bakımından Anayasa’ya tamamen aykırı olan, baroların parçalanıp bölünerek etkisizleştirilmesine, paralel baroların ve hatta siyasi parti barolarının kurulmasına yol açan çoklu baroya karşı mücadelemiz, hukuka aykırı bu düzenleme ortadan kaldırılıncaya kadar devam edecektir. Her adli yılda temel beklentimiz Avukatlık Kanununda, avukatın sosyal ve mesleki olarak bağımsız ve özgürce mesleği yapmasına engel olan tüm kısıtlamaların kaldırılması iken, ne yazık ki, uzun yıllardır yeşil pasaport haricinde Avukatlık mesleğinin hiçbir kazanımı olmamıştır. Aksine var olan kazanımlar ortadan kaldırılmıştır. Meslek alanımız sürekli kapsamı genişletilen zorunlu arabuluculuk uygulamaları, uzlaştırma uygulamaları, noterlere devredilen işlerle iyice daraltılmıştır. " Şeklinde konuştu.

"HİÇ BİR GÜVENCELERİ YOK"

Stajyer avukatlığı gündeme taşıyan Ercan;"Avukatlık mesleğinin en büyük zorluğunu çekenler ilk olarak daha mesleğin başındayken hiçbir güvenceleri olmadan oradan oraya sürüklenen stajyer avukatlardır. Avukat stajyerlerinin staj süresince sigortalı olarak çalışabilmelerine ilişkin çalışmaların bir an evvel yapılması gerekmektedir. İşçi avukatlık ve düşük ücret problemi de kanayan yara. İşçi avukatlar düşük ücretlerle, ekstra mesailerle çalıştırılmaktadır. Bir işçinin fazla mesai hakkını savunan avukatlar, söz konusu kendi fazla mesai ücretleri olduğunda talep etmeyi dahi düşünemeyecek durumdalar. Avukatı giderek adliyelerden uzaklaştırmaya ve gereksiz bir unsur haline getirmeye odaklı her girişim, yargının itibarını daha da azaltmaktadır. Adliyelerde ve yargısal ve idari tüm kamu kurum ve kuruluşlarında avukata kapatılan her kapı, avukatın mesleğini özgürce yapmasına engel getiren her düzenleme ve uygulama, hukuk devletine, yargıya ve yurttaşlarımızın hakkına indirilmiş en ağır darbedir.  Barolar Cumhuriyetin, demokrasinin, hukuk devletinin, laikliğin ve hak arama özgürlüğünün savunucuları, adli yargılanma hakkının, demokratik hukuk devletinin de teminatıdır. Yargının bağımsız savunma ayağını oluşturan avukatlar olarak, yeni adli yılda da yargıdaki bağımsızlık ve tarafsızlık mücadelesini sürdürme kararlılığımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz. Hak ve adalet arayışı yolunda fedakârca çalışan, adalet, demokrasi ve hukuk devletinden yana avukat, hâkim, savcı meslektaşlarımız ile adliye ve avukatlık bürosu çalışanlarımız başta olmak üzere, tüm yurttaşlarımızın yeni adli yılını kutluyoruz." diye konuştu.

ADAYLIK AÇIKLAMASI

İlerleyen süreçte yapılacak olana baro seçimlerinde aday olduğunu ifade eden Ercan;"Yine bu vesile ile 25-26 Eylül 2021 tarihinde yapılacak olan Malatya Barosu Genel Kurulunda Baro Başkan adayı olduğumu açıklıyor, listemde yer alan kurul adayı meslektaşlarımı kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Baro Başkan adayı olan diğer meslektaşlarıma ve kurul adayları meslektaşlarıma başarılar diliyorum. " dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
kitaptanı
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gunestv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.