Gündem

Atalay: Bu Bir Vicdan Sınavı

Can Atalay, Rönesans Rezidans davasına ilişkin yaptığı açıklamada, davanın insan hayatına verilen değerin ve toplumsal vicdanın sınavı olduğunu söyledi.

Abone Ol

Gezi Parkı Davası hükümlüsü Can Atalay, Rönesans Rezidans davasının teknik ayrıntıların ötesinde insan hayatına verilen değerin gerçek bir sınavı olduğunu vurguladı.

Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde bulunan Gezi Parkı Davası hükümlüsü Can Atalay, Rönesans Rezidans davasına ilişkin yaptığı açıklamada, yargılamanın yalnızca bir dava dosyası değil, toplumun hukukla ve insan yaşamıyla kurduğu ilişkinin aynası olduğunu ifade etti.

“Adaletin Değeri Bu Davada Ölçülüyor”

Atalay, sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamada Rönesans Rezidans davasını, adaletin insan yaşamına verdiği değerin sınandığı bir eşik olarak tanımladı. Mahkeme salonunda konuşulanlar kadar, konuşulamayanların da tarihe not düştüğünü belirten Atalay, ortaya çıkan tablonun deprem yıkımlarının sorumlularıyla yüzleşmede gerçek bir hesaplaşmaya ulaşılamadığını gösterdiğini dile getirdi.

“Hayatlar Sayıya İndirgeniyor”

Dava sürecinde kullanılan dilin, insan hayatının nasıl değersizleştirildiğini açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Atalay, bir müteahhidin “iki tane, üç tane ölü” sözlerinin deprem yargılamalarının özeti niteliğinde olduğunu söyledi. Atalay’a göre, sayıya indirgenen yaşamlar istatistiklerle örtülmeye çalışılırken, duruşma salonlarında ailelere yöneltilen “kısa kesin” telkinleri, acının ve adalet arayışının mahiyetini kavramaktan uzak bir bürokratik refleksi yansıtıyor.

“Bu Soru Tüm Deprem Davalarına Yazılmalı”

Açıklamasında avukatların ve ailelerin tepkilerine de yer veren Atalay, Rönesans Rezidans davasında dile getirilen “olası kast” tartışmasının yalnızca teknik bir ceza hukuku başlığı olmadığını vurguladı. Atalay, “Rönesans’ta olası kast çıkmayacaksa, nerede çıkacak?” sorusunun tek bir dosyaya değil, tüm deprem yargılamalarına yazılması gereken bir soru olduğunu ifade etti.

“Her Erteleme Yeni Bir Yıkıma Göz Yummaktır”

Duruşmaların ertelenmesini ve bilirkişi raporlarına rağmen taleplerin gerekçesiz biçimde reddedilmesini eleştiren Atalay, bunun ailelerde sadece hayal kırıklığı değil, adaletin yönüne dair derin bir belirsizlik yarattığını belirtti. Geciken her kararın, bir başka binanın yıkılmasına sessizce izin vermek anlamına geldiğini savundu.

“Terazi Şaşarsa Vicdan Da Şaşar”

Atalay açıklamasını, “Rönesans Rezidans Davası, teknik raporların ve usul kurallarının ötesinde, insan yaşamına verilen değerin bir sınavıdır. İnsan hayatının değerini ölçen bir terazidir. Terazinin kefesi şaşarsa, toplumun vicdanı da dengesini yitirir” sözleriyle tamamladı. Ailelerin susmayacağını, avukatların davanın takipçisi olmaya devam edeceğini belirten Atalay, adalet umudunun toplumsal dayanışmayla güçleneceğini vurguladı.