Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki yedi köyü kapsayan altı yüz yetmiş dokuz parsel için acele kamulaştırma kararı alındı. Zeytinliklerin de dahil edildiği karar, köylülerin sert tepkisine yol açtı. Bölge halkı, “Gidecek yerimiz yok, toprağımızı vermiyoruz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.
Akbelen Ormanı Çevresinde Kamulaştırma Kararı
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de bulunan Akbelen Ormanı çevresindeki yedi köyde yer alan altı yüz yetmiş dokuz parsel için acele kamulaştırma kararı alındı. Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan karar kapsamında, zeytinliklerin de bulunduğu tarım arazilerinin linyit madeni sahasına dahil edileceği belirtildi.
“Köyler Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya”
Karara tepki gösteren köylüler, kamulaştırılan alanların büyük bölümünün verimli tarım arazisi ve zeytinliklerden oluştuğunu ifade etti. Bölge sakinleri, kararın uygulanması halinde köylerin tamamen yok olma riskiyle karşı karşıya kalacağını dile getirdi.
“Kırk Bin Zeytin Ağacı Gidiyor”
Köylülerden Halil İbrahim Demir, iki bin on dokuz yılında başlayan direnişin iki bin yirmi birde çadır nöbetine dönüştüğünü, iki bin yirmi üçte ise güvenlik güçleri eşliğinde ağaç kesimlerinin yapıldığını anlattı.
Demir, “Burada kırk binin üzerinde zeytin ağacı gidecek. Şu ana kadar beş bin tanesi kesildi. Ormanımızdan, doğamızdan hiçbir şey vermek istemiyoruz” dedi.
“Bir Gecede Sıfırlandım”
Kamulaştırma kararının ardından yaşadıklarını anlatan Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
“On Ocak’ta kamulaştırma yapıldı. Benim üç yüz zeytin ağacım, otuz dönüm tarlam, evim, damım bir gecede kamulaştırıldı. Gidecek yerim yok. Dört çocuk babasıyım, yaşım elli. Şu doğaya bakın, bir de talanına bakın. Yaşamak istiyorsak bu cennet gibi yeri bırakmamalıyız. Mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz.”
“Ölürüm de Toprağımdan Olmam”
Seksen yaşındaki köylü Hamide Şallı ise karara sert tepki göstererek, “Biz burada doğduk, burada büyüdük, burada ölecektik. Bu kamulaştırmayı geri çeksinler. Ölürüm; yerimden, yurdumdan, toprağımdan, vatanımdan, bayrağımdan olmam” ifadelerini kullandı.
“Başka Çaremiz Yok”
Ayşe Günay da acele kamulaştırmaya karşı olduklarını belirterek, kömür ve maden uğruna doğanın talan edildiğini söyledi. Günay, “Bu topraklar bizim yaşam alanımız, özlük hakkımız. Gidecek yerimiz yok. Topraklarımızı asla terk etmiyoruz. Kamulaştırmaya hayır diyoruz” dedi.
“Su Kaynakları Kurutuldu”
Halil Şallı ise bölgedeki su kaynaklarının yok edildiğine dikkat çekti. Karacahisar Köyü’nde üç ayrı su kaynağının bulunduğunu, ancak bu kaynakların kurutulduğunu belirten Şallı, “Sürdürülebilir yaşam istiyoruz. Kamu yararı deniyor ama bizim yararımız üretmek, toprağımızı ve suyumuzu korumak” diye konuştu.
“Mücadele Sürecek”
Köylüler, acele kamulaştırma kararının geri çekilmesini isterken, Akbelen Ormanı ve çevresindeki tarım alanlarını savunmaktan vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Bölge halkı, “Geri çekilmek yok, topraklarımızı vermiyoruz” diyerek direnişin devam edeceğini açıkladı.