Venezuela’nın Türkiye Büyükelçisi Freddy Eduardo Molina Gutierrez, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun müzakere yoluyla değil, kaçırılarak ülke dışına çıkarıldığını söyledi. ABD’nin askeri saldırılarla Venezuela’yı hedef aldığını belirten Gutierrez, Türkiye’den resmî kınama beklediklerini vurguladı.
“Maduro Müzakereyle Değil, Kaçırılarak Götürüldü”
Venezuela’nın Türkiye Büyükelçisi Freddy Eduardo Molina Gutierrez, ABD’ye ait askerî güçlerin Venezuela’ya yönelik saldırılarının ardından ANKA Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Gutierrez, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun müzakere yoluyla değil, zorla alıkonularak Venezuela’dan çıkarıldığını söyledi.
Büyükelçi, Devlet Başkanı Maduro ile First Lady Cilia Flores’in nerede olduklarının bilinmediğini belirterek, ABD hükümetinden her ikisinin de hayatta olduklarını ve iyi koşullarda bulunduklarını gösteren derhal yaşam kanıtı sunulmasını talep ettiklerini ifade etti.
Karakas ve Stratejik Noktalar Bombalandı
Gutierrez, ABD güçlerinin sabah saatlerinde Venezuela topraklarına girerek başkent Karakas dahil birçok kenti bombaladığını söyledi. Saldırılarda hem sivil alanların hem de askerî yapıların hedef alındığını belirten Büyükelçi, Karakas merkezindeki Fuerte Tiuna askerî üssünün vurulduğunu kaydetti.
Ülke genelindeki çeşitli havaalanlarının ve Venezuela’nın ana limanının da saldırılardan zarar gördüğünü ifade eden Gutierrez, saldırıların altyapıya ciddi hasar verdiğini dile getirdi.
“Devlet Başkanı’nı Kaçırarak Devrimi Durduramazlar”
ABD’nin saldırılarını sürdürüp sürdürmeyeceğine ilişkin soruya yanıt veren Gutierrez, Bolivarcı Devrim’in tek bir kişiye bağlı olmadığını vurguladı. Venezuela’daki devrim sürecinin halk tarafından inşa edildiğini ve halk tarafından ayakta tutulduğunu belirten Büyükelçi, Devlet Başkanı’nın anayasal olarak seçilmiş bir lider olduğunu ancak sürecin bir kişiye indirgenemeyeceğini söyledi.
Gutierrez, “Devlet Başkanı’nı vahşice kaçırarak devrimi sona erdireceklerini düşünmek safça bir arzudur. Devrim devam etmektedir ve durmayacaktır” ifadelerini kullandı.
Maduro’nun Yokluğunda Süreç Nasıl İşleyecek?
Maduro’nun yokluğunda Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez’in anayasal prosedürler çerçevesinde görevleri üstlendiğini belirten Gutierrez, bu aşamada seçim takvimi veya siyasi sürece ilişkin kesin bir takvimden söz etmenin mümkün olmadığını ifade etti.
Gutierrez, Ulusal Meclis’in toplanacağını, uluslararası şikâyetlerin yapılacağını ve gerekli kurumsal adımların atılacağını söyledi.
“Bu Düzeyde Bir Saldırı Karşısında Müzakere Yok”
Venezuela hükümetinin ABD ile müzakereye açık olup olmadığı sorusuna net bir yanıt veren Büyükelçi Gutierrez, bu ihtimali kesin bir dille reddetti. Bu ölçekte bir saldırı karşısında müzakere koşullarının bulunmadığını belirten Gutierrez, önceliğin vatanın savunulması ve devlet yapısının korunması olduğunu ifade etti.
“Saldırı, Doğal Kaynaklarımıza Yönelmenin Sonucudur”
Venezuela’nın dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olduğunu hatırlatan Gutierrez, saldırının ABD Başkanı Donald Trump’ın doğal kaynaklara yönelme politikasının bir sonucu olduğunu söyledi. Venezuela’nın düşmesi halinde Latin Amerika’daki diğer ülkelerin de hedef olabileceğini vurguladı.
Gutierrez, bağımsızlığın, ilkelerin ve onurun müzakere konusu yapılamayacağını ifade ederek, Venezuela halkının barışçıl ancak onurlu bir halk olduğunu dile getirdi.
“Maduro Kendi İradesiyle Ayrılmadı”
İngiltere basınında yer alan ve Maduro’nun müzakere ederek ülkeden ayrıldığı yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlayan Gutierrez, Devlet Başkanı Maduro’nun First Lady ile birlikte kaçırıldığını yineledi.
Büyükelçi, Venezuelalı muhalefetin geçmişte ülkenin bombalanmasına ve işgale çağrı yaptığını savunarak, bu kesimlerle müzakere edilemeyeceğini söyledi.
Türkiye’den Resmî Kınama Beklentisi
Gutierrez, Türkiye ile Venezuela arasındaki dostane ilişkilere dikkat çekerek, Türkiye’den resmî bir kınama açıklaması beklediklerini vurguladı. Venezuela halkının savunulmasında Türk halkına güvendiklerini ifade eden Büyükelçi, bu saldırının yalnızca Venezuela’ya değil, barışçıl ve onurlu bir halka yönelik emperyal bir saldırı olduğunu söyledi.




