Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, parlamenter sisteme dönüş ve hukuk devleti vurgusu yaparak, “Cumhuriyetin değerlerinin yeniden işler hâle gelmesi için amasız fakatsız bütünleşik bir muhalefet şarttır” dedi.
Meltem TV’de yayınlanan “2026’ya Bakış” programına konuk olan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, Türkiye’nin siyasal, hukuksal ve ekonomik gündemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
“2025 Yılında Beş Milyon Soruşturma Açıldı”
2025 yılının hukuk açısından son derece sorunlu geçtiğini ifade eden Hüseyin Baş, yıl içerisinde yaklaşık beş milyon soruşturma açıldığını belirtti. “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir” söyleminin son dönemde sıkça tekrarlandığını dile getiren Baş, geçmiş yıllarla bugün arasında hukuk uygulamaları açısından ciddi farklar bulunduğunu savundu.
Kendi hakkında açılan soruşturmalara da değinen Baş, 2024 yılının Aralık ayında hakkında soruşturma açıldığını, ardından adli kontrol ve yurt dışı yasağı getirildiğini hatırlattı. Baş, Ekrem İmamoğlu’nun diploma iptali ve tutuklanması süreci, Ümit Özdağ ve Fatih Altaylı’nın tutuklanması ile gazetecilere yönelik adli işlemlerin 2025 yılının en dikkat çekici gelişmeleri arasında yer aldığını söyledi.
“Uyuşturucu ve Kara Para Operasyonlarının Asıl Amacı Yatırım Mesajı”
Türkiye’de son dönemde yapılan uyuşturucu ve kara para operasyonlarına da değinen Hüseyin Baş, bu operasyonların temel motivasyonunun suçla mücadeleden çok, uluslararası sermayeye mesaj vermek olduğunu öne sürdü. Gri listeden çıkma hedefinin belirleyici olduğunu ifade eden Baş, Avrupa’dan yatırım ve sıcak para girişinin zorlaştığını, yapılan operasyonlarla “Türkiye temizleniyor” algısının oluşturulmaya çalışıldığını savundu.
“Apo Mevcut Koşullarda Fazlasıyla Özgür”
Terör tartışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Hüseyin Baş, teröristbaşı Abdullah Öcalan’a yönelik yürütülen tartışmaları eleştirdi. Baş, “Bu kişi bir teröristtir ve masum insanları katletmiştir” diyerek, sürecin farklı bir noktaya çekilmesini insani bulmadığını söyledi.
PKK dışında FETÖ, IŞİD ve DHKP-C gibi yapılanmaların da bulunduğunu hatırlatan Baş, “Terörsüz Türkiye” söyleminin toplumda yanlış algılar oluşturduğunu ifade etti. Güneydoğu’daki yurttaşların terörle mücadelede en büyük bedeli ödediğini vurgulayan Baş, Kürt vatandaşların Öcalan’ın arkasından gitmediğini açık şekilde dile getirdi.
“Altılı Masa Benzeri Yapılar Türkiye’yi Çıkmaza Sürükledi”
Muhalefetin geçmişteki hatalarından ders çıkarması gerektiğini belirten Hüseyin Baş, altılı masa örneğini eleştirdi. CHP’nin kendi milletvekilleri dışında çok sayıda milletvekilini Meclis’e taşıdığını hatırlatan Baş, gelinen noktada anayasa değişikliklerinde iktidarı destekleyebilecek bir tablo oluştuğunu söyledi.
Baş, yasama, yürütme ve yargının bağımsız şekilde işlediği bir parlamenter sistemin yeniden kurulabilmesi için bütünleşik bir muhalefetin zorunlu olduğunu vurguladı. Aksi hâlde muhalefetin iktidarın “koltuk değneği” hâline geleceğini savundu.
“Türkiye’nin Çözümü Bağımsız Türkiye Partisi’dir”
Ekonomi politikalarına da değinen Hüseyin Baş, iktidar değişse bile aynı ekonomik ve finansal sistemin devam edeceğini öne sürdü. Mehmet Şimşek ile Ali Babacan arasında sistemsel bir fark olmadığını ifade eden Baş, Türkiye’nin geleceğe genç zihinlerle hazırlanması gerektiğini söyledi.
Yapay zekâ, endüstri beş nokta sıfır ve yeni nesil üretim modellerine dikkat çeken Baş, Türkiye’nin kronik sorunlarına çözüm üretebilecek tek adresin Bağımsız Türkiye Partisi olduğunu savundu.



