Emekliler TÜİK Önünde İsyanda: “Bu Enflasyon Bizim Yaşadığımız Hayat Değil”
DİSK Devrimci Emekliler Sendikası üyeleri, açıklanan enflasyon verilerine tepki göstermek için TÜİK önünde eylem yaptı. Sendika yöneticileri, TÜİK’in açıkladığı rakamların hayat pahalılığıyla örtüşmediğini vurgulayarak emekli maaşlarının bilinçli biçimde eritildiğini savundu.
TÜİK Önünde Temsili Sofralı Protesto
Devrimci Emekliler Sendikası üyeleri, bugün açıklanan enflasyon verilerinin ardından Türkiye İstatistik Kurumu önünde bir araya geldi. Emekliler, TÜİK verilerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek ekonomik krizin faturasının emeklilere kesildiğini dile getirdi. Eylemde kurulan temsili masalarla iktidarın ve emeklilerin sofrası arasındaki uçurum gözler önüne serildi.
“İktidar Sofrası Başka, Emeklinin Sofrası Başka”
DİSK Emekli-Sen Genel Sekreteri Fikri Kalender, emekliler adına yaptığı konuşmada, iktidarın sofrasıyla emeklilerin sofrasını karşılaştırdı. Kalender, iktidar sofrasında birden fazla yerden alınan huzur hakları, yüksek maaşlar, ihaleler, teşvikler ve ayrıcalıklar olduğunu söylerken; emeklilerin sofrasında ise yoksulluk, yüksek vergiler, barınma ve sağlık giderleriyle mücadele bulunduğunu ifade etti.
Kalender, emeklilerin yıllarca çalışarak ürettiği değerin karşılığını alamadığını vurgulayarak, “Bu düzenin hesabını ilk sandıkta soracağız” dedi.
Cengiz Yavuz: “Bu Bir Sosyal Cinayettir”
DİSK Devrimci Emekliler Sendikası Genel Başkanı Cengiz Yavuz ise konuşmasında iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Enflasyonla mücadele adı altında yürütülen sürecin aslında emekçiyle mücadele anlamına geldiğini belirten Yavuz, emeklilerin artık bütçeye yük olarak görüldüğünü söyledi.
Yavuz, “Bu sadece bir geçim sıkıntısı değil, planlı ve programlı bir sosyal cinayettir” diyerek emeklilerin örgütsüz bırakılmak istendiğini savundu.
“On Sekiz Bin Dokuz Yüz Lira Aylık Yaşam Değil, Ölüm Açlığıdır”
Yavuz, iki bin yirmi altı Ocak ayında emeklileri bekleyen tabloya da dikkat çekti. En düşük emekli aylığının yaklaşık on sekiz bin dokuz yüz TL seviyesinde tutulmasının planlandığını belirten Yavuz, açlık sınırının otuz bin TL’ye dayandığı bir ortamda bu rakamın insanca yaşamla bağdaşmadığını söyledi.
Ortalama emekli aylığının ise yaklaşık yirmi üç bin beş yüz TL civarında kalmasının beklendiğini ifade eden Yavuz, bunun yoksulluk sınırının üçte birine denk geldiğini vurguladı.
Kök Aylık Uyarısı: “Milyonlarca Emekli Sıfır Zam Riskiyle Karşı Karşıya”
Kök aylık uygulamasına da dikkat çeken Yavuz, yaklaşık dört milyon emeklinin iki bin yirmi altı Ocak ayında yapılacak oransal artışlardan faydalanamama tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Yüzde on iki oranındaki artışa rağmen kök aylığı en düşük emekli aylığının altında kalan emeklilerin maaşında fiilen hiçbir artış olmayacağını belirten Yavuz, bunun kamuoyuna “zam yapıldı” şeklinde sunulmasının açık bir aldatmaca olduğunu ifade etti.
“TÜİK Emeklinin Sofrasındaki Ekmeği Küçültüyor”
Yavuz, yoksulluğun siyasi sorumlusunun iktidar, uygulayıcısının ise TÜİK olduğunu savundu. “TÜİK’in marketi nerede, hangi semtte kira ödüyorlar?” diye soran Yavuz, emeklilerin yaşadığı gerçek enflasyonla açıklanan veriler arasında dağlar kadar fark bulunduğunu söyledi.
TÜİK’in hesaplamalarında temel gıda, kira ve enerji giderlerinin gerçekçi biçimde yer almadığını belirten Yavuz, resmi enflasyon verilerinin maaş artışlarını baskılamak için kullanıldığını dile getirdi.
Emeklilerin Talepleri: Asgari Ücret Altı Yasaklansın
Cengiz Yavuz, emeklilerin temel taleplerini de kamuoyuyla paylaştı. En düşük emekli aylığının asgari ücretin altına düşmeyecek şekilde yasal güvence altına alınması gerektiğini vurgulayan Yavuz, kök aylık uygulamasının kaldırılmasını, intibak yasasının çıkarılmasını ve sağlıkta katkı paylarının iptal edilmesini istedi.
Yavuz ayrıca emeklilerin toplu sözleşme süreçlerinde temsil edilmesinin önündeki engellerin kaldırılmasını ve emekli sendikalarının muhatap alınmasını talep etti.




